7. Hukuk Dairesi 2023/2400 E. , 2024/2744 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/556 E., 2023/446 K.
DAVA TARİHİ : 15.03.2018
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, değişik gerekçe ile davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/206 E., 2019/679 K.
Taraflar arasındaki tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, değişik gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin babası ...'ın 12.12.2016 tarihinde vefat ettiğini, muris tarafından ikinci eşi ve davalıların annesi olan... lehine vasiyetname düzenlendiğini, dava ve vasiyetname konusu taşınmazın esasen murise ait olmadığını, bu taşınmazın müvekkilinin anneannesinden miras kalan ve kendi annesi ...'a ait bir taşınmaz olduğunu, taşınmazın muris tarafından müvekkilinin annesi olmayan ikinci eşine vasiyet edilmesi işleminin, müvekkilinin mirastan doğan hakkını engellemek amacıyla yapıldığını belirterek, müvekkilinin saklı payının tenkisi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde belirtilen iddiaların doğru olmadığını, davacının babasını hiç arayıp sormadığını, murisin müvekkilinin annesi ile 16 yıl boyunca mutlu ve huzurlu yaşadığını, murisin taşınmazda yer alan bağımsız bölümü Akbank Mensupları Tekaüt Sandığı Vakfından, vakfın üyelerine mesken edindirme yardımı kapsamında tahsis edilen kredi ile satın alındığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2019 tarihli ve 2018/206 Esas, 2019/679 Karar sayı kararı ile "...davacının dava konusu ettiği taşınmazın tapu kaydı incelendiğinde, davacı adına hissesi oranında intikalinin gerçekleştiği...bu nedenle davacının davasında hukuki yararın bulunmadığı..." gerekçeleriyle "...davanın hukuki yarar yokluğu dava şartı nedeniyle reddine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili dava dilekçesinde belirttiği nedenlerle hükmü istinaf etmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.02.2023 tarihli ve 2020/556 Esas, 2023/446 Karar sayı kararı ile; "...iddianın ileri sürülüş biçimi ve davanın niteliği dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince, '...davaya konu 372 ada 52 parsel sayılı taşınmazda, davacıya ait 3/8 payının davada tarihinden önce 17/07/2017 tarihinde davacıya intikal ettiği, ilk derece mahkemesince davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı...' gerekçeleriyle, '...hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine...' karar verilmiş ise de, davacının saklı pay sahibi mirasçı olduğu ve bu davayı açmakta hukuki yararının bulunduğunun anlaşıldığı... ne var ki pay intikalinin gerçekleşmiş olması nedeniyle saklı payının ihlal edilmediği gözetilerek davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır..." gerekçeleriyle, İlk Derece Mahkemesi gerekçesi değiştirilerek "...davacının istinaf talebinin kabulü ile...ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına....davacının davasının reddine..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV.C) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; murisin müvekkilinin annesine ait taşınmazı bedelsiz olarak üzerine aldığını, bu taşınmazın murisin hileli ve muvazaalı davranışları nedeni ile muris adına tescil edildiğini, düzenlenen vasiyetname ile taşınmazın murisin ikinci eşine, eş ... ... ölümü ile de ... ... ilk evliliğinden çocukları olan davalılara geçtiğini, murisin müvekkilinden mal kaçırmak amacı ile bu vasiyetnameyi düzenlediğini, müvekkilinin saklı payını alamadığını, saklı payın müvekkiline verilmesi gerekirken davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 560 ıncı maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler."
2. Türk Medeni Kanunu'nun 560 ve devamı hükümlerinde düzenleme alanı bulan tenkis davası; miras bırakanın, saklı payı ihlâl eden sağlar arası veya ölüme bağlı kazandırmalarının, yasal sınıra indirilmesini sağlayan yenilik doğurucu bir dava niteliğindedir. Bu dava sonucunda verilen kararla; miras bırakanın yapmış olduğu tasarruflar, mirasın açıldığı tarihten itibaren hüküm doğurmak üzere, saklı payı aştığı ölçüde geçersiz olacaktır. Bir diğer anlatımla tenkis, saklı payın yaptırımıdır (H.Hatemi, Miras Hukuku, İstanbul, 2004, s.23).
3. Bu dava ile, miras bırakanın yaptığı tasarrufların iptali değil, değiştirilmesi, tasarrufların, tasarruf edilebilir kısma çekilmesi amaçlanmıştır. Bu niteliğiyle tenkis davası bir eda davası olarak kabul edilemez. Miras bırakanın tasarrufu önceden yerine getirilmişse, davalının elinde bulunan malların iadesinin sağlanabilmesi için ayrıca eda isteminin de bulunması gerekmektedir. İndirme ve bu indirmenin iadesi istemi ayrı ayrı dava konusu yapılabileceği gibi, her iki istek aynı davada da ileri sürülebilir. Tenkis davası, tasarrufa konu malın lehtarın eline geçmiş olması halinde, eda istemini de kapsar. Tenkis kararı bu hali ile iki bölümde değerlendirilmelidir. Birinci bölüm, miras bırakanın tasarruflarının saklı payı ihlali ve saklı pay sınırına çekilmesini, indirilmesini belirleyen o tasarrufları değiştiren, (inşa) yenilik doğurucu bölümdür. İkinci bölüm ise, lüzumu halinde saklı payı tamamlamayı, mal varlığında meydana gelen eksikliğin giderilmesini amaçlayan eda bölümünü kapsamaktadır.
4. Öte yandan, belirli mal vasiyeti ile mirasçı atanmasını içeren vasiyetnamelerin söz konusu olması halinde tenkis hesabı birbirinden farklıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 564 üncü maddesi ancak belirli mal vasiyeti söz konusu olduğunda uygulanabileceğinden mirasçı ataması (nasbı) halinde bu maddenin uygulanması olanağı bulunmamaktadır. Mirasçı olarak atanan kimseye karşı açılan tenkis davasının kabulü halinde davacıların saklı payları oranında tenkise karar vermek yeterlidir (Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 18.5.1995 tarihli, 4699-5842 sayılı kararı, 2. Hukuk Dairesinin 13.06.2007 tarihli, 2006/16512-2007/10134 sayılı kararı ).
5. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 599 uncu maddesi şöyledir:
"Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar.
Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar.
Atanmış mirasçılar da mirası, mirasbırakanın ölümü ile kazanırlar. Yasal mirasçılar, atanmış mirasçılara düşen mirası onlara zilyetlik hükümleri uyarınca teslim etmekle yükümlüdürler"
6. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması" başlıklı 705 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
"Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur.
Miras, mahkeme kararı, cebrî icra, işgal, kamulaştırma hâlleri ile kanunda öngörülen diğer hâllerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır."
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Mahkemece, miras bırakanın ölümü tarihinde terekesinde bulunan taşınmazın daha sonra miras payı oranında davacı adına intikal etmesi gerekçe gösterilerek, dava şartı olan hukuki yarar yokluğundan; Bölge Adliye Mahkemesince de taşınmazın davacı dahil mirasçılar adına yasal miras payları oranında intikalinin gerçekleştiği gerekçesi ile davacının tenkis talebi esastan reddedilmiş ise de, 4721 sayılı Kanun'un 599 uncu maddesine göre mirasçılar, mirası miras bırakanın ölümü ile bir bütün olarak kanun gereğince kazanırlar. Aynı Kanun'un 705 inci maddesine göre, taşınmazın mirasçılar adına intikali sadece açıklayıcı mahiyettedir.
3. Bundan ayrı, yukarıda "İlgili Hukuk" başlığı altında açıklandığı üzere; tenkis davalarını talep sonucunu salt malın iadesine yönelikmiş gibi kabul etmek suretiyle yalnızca bir eda davası niteliğine indirgeyebilmek mümkün değildir. 4721 sayılı Kanun'un 560 ıncı maddesinde de açıklandığı üzere; tenkis davası öncelikle, saklı payı aşan tasarrufun indirilmesi amacına yöneliktir. Bir diğer anlatımla, tenkis davaları öncelikle, saklı payı ihlâl eden kazandırmanın, yasal sınıra indirilmesini sağlayan yenilik doğurucu bir dava niteliğindedir. Bu dava sonucunda verilen kararla; miras bırakanın yapmış olduğu tasarruflar, mirasın açıldığı tarihten itibaren hüküm doğurmak üzere, saklı payı aştığı ölçüde geçersiz olacaktır. Zira tenkis, saklı payın yaptırımıdır.
4. Somut olayda miras bırakan, ... 3. Noterliğinin 17.12.2002 tarihli ve 22817 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde vasiyetnamesi ile davalıların annesi ve eşi olan...'ı mirasçı atamış olup; tenkis, mirasçı atamaya ilişkin tasarrufu saklı pay sınırına çekmeyi amaçlayan bir indirim davası olduğunda, yazılı gerekçe ile tenkis talebinin reddi doğru görülmemiştir.
5. Tekrar önemle vurgulamak gerekir ki, mirasçı olarak atanan kimseye karşı açılan tenkis davasının kabulü halinde, dava edilen saklı paylar oranında tenkise karar vermek yeterlidir.
Açıklanan hususlar dikkate alınarak işin esası hakkında inceleme yapılarak bir karar verilmesi için hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!