WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/2369 E.  ,  2023/2929 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkilinin dava konusu 435 numaralı parseli, davalıların murisinden haricen satın aldığını, ancak tapuda işlem yapamadıklarını belirterek, taşınmaz tapu kaydının iptalini, müvekkili adına tescilini, mahkeme aksi kanaatte ise dava tarihi itibariyle taşınmazın rayiç değerinin tespiti ile davacı tarafından yapılan havuz, yenileme ve dikilen ağaç bedelinin davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili; haricen satışın şekil şartı nedeniyle geçerli olmadığını, havuzu ise davalıların murisinin yaptırdığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 21.10.2015 tarihli ve 2014/250 Esas, 2015/505 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 15.01.2020 tarihli ve 2016/9859 Esas, 2020/187 Karar sayılı ilamıyla; davacı vekilinin tapu iptali ve tescil talebinin reddine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, “...davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkilinin dava konusu 435 numaralı parseli, davalıların murisinden haricen satın aldığını ancak tapuda işlem yapamadıklarını belirterek, taşınmaz tapu kaydının iptalini, müvekkili adına tescilini, mahkemenin bu yöndeki talebi kabul etmemesi halinde davacı tarafından taşınmaza yapılan havuz, yenileme ve dikilen ağaç bedelinin davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep etmesine rağmen, mahkemece talep hakkında araştırma yapılmayarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile (özetle);
1. Resmi şekilde yapılmayan sözleşmenin geçersiz olduğu,

2. Geçersiz sözleşmeden kaynaklansa dahi, sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda Türk Borçlar Kanunu'nun 146 ıncı maddesinde öngörülen 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği,

3. Davacı tarafça 17 Ağustos 1999 tarihine kadar taşınmazın tasarruf edildiği,

4. Deprem sonrası atıl vaziyette bırakıldığı,

5. Bu hususun temyiz dilekçesinden de anlaşıldığı,

6. Zilyetlik devam ettiği sürece zamanaşımı süresinin işlediğinden söz edilmeyeceği,

7. Davalının cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunduğu,

8. Zilyetlik sona erdikten sonra zamanaşımı süresinin başladığı ve davanın 04.04.2014 tarihinde açılması göz önünde bulundurulduğunda 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu,

9. Tapulu taşınmazın harici satımına ilişkin ret kararının Yargıtay tarafından onandığı ve bozmaya konu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde (özetle),
1. Yerel mahkemece bozma ilamına uyma kararı verilmesine rağmen bozma gereklerinin yerine getirilmediğini,

2. Bozmaya uyulmakla davacılar lehine usul yönünden kazanılmış hak oluştuğunu,

3. Yargıtayca zamanaşımı itirazının kabul görmediğini,

4. Gerekçeli kararda zilyetliğin ne zaman son bulduğu ve 10 yıllık zamanaşımı başlangıcının hangi tarih olduğu konusunda açıklık bulunmadığını,

5. Davacıların zilyetliğini devam ettirdiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, harici satın almaya dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istemine yöneliktir

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 706, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 213 (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237.), 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 26 ve Noterlik Kanunu'nun 60 ve 89 uncu maddeleri, 10.07.1940 tarihli ve 1939/2 Esas, 1940/77 Karar sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı.

3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun, "On Yıllık Zamanaşımı" kenar başlıklı 146 ncı maddesi.

3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.