WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/2330 E.  ,  2024/2530 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/951 E., 2022/2190 K.
DAVA TARİHİ : 25.03.2019
KARAR : Başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Polatlı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/134 E., 2021/546 K.

Taraflar arasındaki ecrimisil, eski hale getirme ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkillerine ait olan dava konusu 232 ada 17 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafça 2004 yılında kısmen kamulaştırıldığını, ancak yapılan kamulaştırılan yerden fazlasına el atarak haksız işgalde bulunduğunu, davalı taraf taşınmazın kamulaştırmasından vazgeçtiği halde üzerinde bulunan moloz ve hafriyat atıklarını temizlemediğini, 2004 yılından beri bu alanın tamamından yararlanamadıklarını, taşınmazın eski haline getirilmesi için hafriyat atıklarının taşınması ve tarım toprağı serimi yapılmasının gerektiğini belirterek, 2014 yılından itibaren ecrimisil ödenmesini, taşınmazın eski haline getirilmesini ve gerekli ıslah bedelinin ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın kamulaştırıldığını ve kesinleşmiş kararla davalı adına tesciline karar verildiğini, eldeki davanın, kuruma ait olan sadece tescili sağlanamamış bir taşınmazın kullanılmamasından kaynaklı gerçek malike yöneltilen bir tazminat davası olduğunu, kuruma ait olan bir taşınmazda davacıların hakkı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 27.10.2021 tarihli ve 2019/134 Esas, 2021/546 Karar sayılı kararıyla, taşınmazın mahkeme kararı ile davalı kurum adına tescil edilmiş olduğu, davalının fuzuli şagil sıfatının olmadığı belirtilerek, davanın reddine, alınması gereken 7.913,47 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 170,78 harç ile ıslah harcı olan 1.801,00 TL harcın mahsubu ile 5.941,69 bakiye harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdiren 14.9555,40 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı yana verilmesine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf başvurusunda, hükmedilen yargılama gideri ve vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini, maktu harç ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kesinleşmiş Mahkeme kararıyla kamulaştırılmasına ve davalı Kurum adına tesciline karar verilmiş olan dava konusu taşınmaza yönelik davacıların tazminat taleplerinin haksız olduğu, davacıların davalarını ispatlayamadıkları anlaşılmakla, davanın reddine karar verilmiş olmasında ve davalı yararına harcı yatırılan dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmolunmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, ne var ki davanın reddine karar verilmiş olduğundan, mahkemece maktu karar ve ilam harcının, davacılar tarafından yatırılan peşin ve ıslah harcından mahsubu ile bakiye harcın davacılara iade edilmesine karar verilmesi gerektiği belirtilerek, davacıların istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın kaldırılması ile yeniden hüküm tesisine, davanın reddine, alınması gerekli 80,70 TL harcın, peşin ve ıslah ile alınan toplam 1.971,78 TL harçtan mahsubuyla bakiye 1.891,08 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacılara iadesine, davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT hükümleri gereğince hesaplanan 18.376,91 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporunun denetlemeye elverişli olmadığını, ayrıca hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan ecrimisil, eski hale getirme ve tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.