WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/2299 E.  ,  2024/1961 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/315 E., 2022/2410 K.
DAVA TARİHİ : 25.12.2019
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2019/392 E., 2020/253 K.

Taraflar arasındaki ipoteğin fekki davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu 1176 ada 290 parselde kayıtlı 5 numaralı bağımsız bölümü 14.01.2015 tarih ve 866 yevmiye numarası ile dava dışı ...'dan satın aldığını, taşınmaz üzerinde dava dışı ...'nın kullanmış olduğu kredi nedeniyle davalı Bankanın ipoteğinin bulunduğunu, tapuda satış yapılmadan önce dava dışı ... ile müvekkilinin birlikte davalı Bankaya giderek ...'nın konut kredisi nedeniyle kalan bakiyesini kapattıklarını, borcun ödenmesine karşın davalı Bankanın ipoteği kaldırmadığını, müvekkilinin 14.01.2015 tarihinde taşınmazı ipotekli satın aldığını, kredi borcunun kapanmasından sonra 5 yıl geçmesine rağmen halen ipoteğin kaldırılmadığını öğrendiğini beyan ederek davalı Banka lehine tesis edilmiş olan ipoteğin fekkini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kötü niyetli bir şekilde ... yerine müvekkili Bankaya yöneltilmiş olması sebebiyle davanın husumetten reddi gerektiğini, ipoteğe ilişkin harç ve masrafların malik tarafından ifa edilmediğini, davanın açılmasına davalının sebebiyet vermediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dışı ... ile davalı Banka arasında 18.07.2014 tarihinde imzalanan "Sabit Faizli Konut Finansman Kredisi ve Teminat Sözleşmesi" gereği davalı Banka tarafından davacıya 120 ay vadeli 90.000,00 TL bedelli ve aylık %0,89 faiz oranlı konut kredisi kullandırılarak dava konusu 1176 ada 290 parsel, zemin kat, 5 numaralı bağımsız bölüm üzerine 22.07.2014 tarih ve 16179 yevmiye No.lu işlemle davalı Banka lehine 22.07.2014 tarihinde birinci derecede 180.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiği, kredinin ilk 5 taksiti süresinde ödendikten sonra 14.01.2015 tarihinde kalan taksitlerin toplamının ödenerek kredi borcunun erken kapatıldığı, konut kredisinden kaynaklı herhangi bir borç kalmadığı; ancak ipoteğin kaldırılmadığı, 14.01.2015 tarihinde taşınmazın davacı tarafından ipotekli olarak satın alındığı, davacının ipoteğin fekki için davalı Bankaya sözlü olarak başvuruda bulunduğu; ancak ipoteğin fekkedilmediği gerekçesiyle dava açıldığı, dosya kapsamından konut kredisinden kaynaklı borcun tamamen ödenerek kapatıldığı ve davalı bankanın 24.01.2020 tarihli yazısında da belirttiği üzere herhangi bir borç kalmadığı sabit olduğundan, davalı Bankanın tüketicinin herhangi bir başvurusuna ihtiyaç duymaksızın kendiliğinden ipoteğin fekki için tapu sicil müdürlüğüne yazı yazma yükümlülüğü olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu taşınmazdaki ipoteğin fekkine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili, Mahkeme kararının yerinde olmadığını, davacının TMK'nın 883 üncü maddesi kapsamında başvurusunun bulunmadığını, ipotek fek masraflarını ödemeden imtina eden ve fek talebini bankaya bildirmeyen davacının kendisinin olduğunu, dolayısıyla banka aleyhine yargılama harç ve giderlerine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dışı şahıs ile Banka arasında kurulan ipotek ilişkisinin dayanağı olan kredi sözleşmesi borcunun ödendiğinin Bankaca verilen cevap yazısından anlaşıldığı; kullanılan kredi sözleşmesinde, borcun bitimi halinde ipoteğin kaldırılması için tüketicinin başvurusunun zorunlu olduğuna ilişkin bir hüküm bulunmadığı gibi fek talebinin mutlaka yazılı şekilde yapılmasını öngören bir yasa hükmü de mevcut olmadığı gerekçesiyle istinafa konu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Kullanılan kredi ile ilgili borcun tamamı ödenmiş olsa bile müşterinin yazılı talimatı bulunmadan ve fek masrafları müşteri tarafından giderilmeden ipotek fek işlemlerinin yapılamayacağı ve müşterinin böyle bir talimatı ve talebi olmadığı, davalı tarafça dava açılmasına sebebiyet verilmediğinden yargılama giderlerinden sorumlu olunmaması gerektiği ileri sürülerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ipoteğin fekki istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
Dosya kapsamından ipotek bedelinin ödendiği anlaşılmakla, taraflar arasında ipotek bedelinin aslına yönelik uyuşmazlık söz konusu olmadığından davalı aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. Karar
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Mahkeme kararına yönelik davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının; 2 numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine "Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine; hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 4.600,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" hükmünün eklenmesi suretiyle 6100 sayılı HMK'nın 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.