7. Hukuk Dairesi 2023/229 E. , 2024/511 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/396 E., 2022/1400 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Viranşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/149 E., 2019/254 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; müvekkilinin 1333 ada 1 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, müvekkili tarafından verilen herhangi bir iznin bulunmamasına rağmen davalı tarafından müvekkiline ait taşınmazın işgal edilmiş olduğunu ve davalının defalarca uyarıldığını; ancak sonucun değişmediğini belirterek davalının taşınmazdaki el atmasının önlenmesini ve şimdilik yasal faizi ile birlikte 500,00 TL tutarındaki ecrimisilin tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız olduğunu, dava konusu evin müvekkiline ait olduğunu ve Kaymakamlık tarafından davacının benzer talebinin reddedildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Viranşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.12.2019 tarihli ve 2019/149 Esas, 2019/254 Karar sayılı kararında belirtilen "... davacının açtığı davada el atmanın önlenmesi talebinin yanında yıkım talebi de varsa somut olayın özelliğine göre telafisi imkansız zararlar doğmasını önleme yönünden davalının açtığı tapu iptali ve tescil davasının sonucunun beklenmesinin gerektiği, eldeki davada yıkım isteği olmadığına göre bekletici mesele yapılmamasından dolayı ileride telafisi mümkün olmayan zararlar doğmayacağından davalı tarafça açılan tapu iptali ve tescil davasının sonucunun beklenilmesinin gerekmediği, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde dava konusu Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1333 ada 1 numaralı parselde kayıtlı taşınmazın davacı tarafından 04.12.2018 tarihinde satın alındığı, keşif tarihinde taşınmazda davalının ikamet ettiği ve davalının müdahalesinin mevcut olduğunun anlaşıldığı, tapu kayıtları gereğince davalının taşınmazda bulunmasını gerektirecek herhangi bir hakkının bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın kabulüne "Şanlıurfa ili, Viranşehir ilçesi, Hürriyet Mahallesi, Pınar Cad. 1333 ada 1 parselde kayıtlı taşınmaz üzerindeki davalının müdahalesinin men'ine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2022 tarihli ve 2020/396 Esas, 2022/1400 Karar sayılı kararında belirtilen "...davacı tarafından davaya konu taşınmazın 04.12.2018 tarihli satış senedi ile satın alındığı, davalının ise anılan taşınmaz üzerine ev yapıp oturmak sureti ile davacının mülkiyet hakkına tecavüzde bulunduğu, taşınmazın zemin bedelinin bilirkişilerce hesaplandığı ve 139.959,00 TL olarak tespit edildiği, bu itibarla yerel mahkemece davacının mülkiyet hakkına vaki el atmasının önlenmesine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı, her ne kadar davalı tarafça eldeki davanın açıldığı tarih sonrasında davacıya karşı tapu iptali ve tescil istemli bir dava açıldığı belirtilerek o davanın sonucunun bekletici mesele yapılmasının gerektiği ileri sürülmüş ise de geri dönülmez sonuçlara yol açtığından “ka'l” talebinin bulunması halinde ancak tapu iptali ve tescil davasının bekletici mesele yapılabileceği, somut olayda davacı tarafın ka'l talebinde bulunmadığı..." gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Viranşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/550 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasının gerektiğini,
2. Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğunu,
3. Keşifte müvekkili ile onun aile bireylerinin ikamet ettiğinin tespit edildiğini,
4. El atmanın önlenmesine dair kurucu unsurların eldeki davada bulunmadığını,
5. Tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesinin gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü elatmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.
3. Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin hak sahibi olmayan zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden ... normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!