WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/2287 E.  ,  2024/2541 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/921 E., 2022/2825 K.
DAVA TARİHİ : 19.01.2018
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/38 E., 2020/161 K.

Taraflar arasındaki miras hakkından kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'nın davacının eşi, davalıların babası olduğunu, murisin sağlığında davacıdan mal kaçırmak kastıyla davalılara bazı kazandırmalar yaptığını, bundan dolayı İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/758 Esas ve 2016/13 Karar sayılı dosyasında 19.01.2016 tarihindeki duruşmada tarafların 450.000,00 TL üzerinde anlaştıklarını, davalıların söz konusu celsede bizzat belirtilen bedel karşılığı haricen sulh oldukları beyanları üzerine, karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, davalıların 14.11.2017 tarihli ihtarnameye rağmen belirlenen bedeli ödemediklerini ve borçlarının olmadığını cevabi ihtarla bildirdiklerini, sulh sözleşmesi gereği ödenmesi kabul ve taahhüt edilen 450.000,00 TL'nin halen de ödenmediğini açıklayarak, şimdilik 10.000,00 TL'nin 19.01.2016 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar ... ve ... cevap dilekçesinde özetle; murisleri Muammer Kaya'nın 02.12.2002 tarihinde vefat ettiğini, miras hakkına dayalı alacağın zamanaşımının dolduğunu, İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/758 Esas ve 2016/13 Karar sayılı dosyanın kesin hüküm teşkil ettiğini, davacının söz konusu dosyada müdahil olduğunu, 19.01.2016 tarihli celsede haricen anlaştıklarını, davanın konusuz kaldığını vekilinin bildirdiğini, davacının da zaptı imzaladığını, buna rağmen temyize başvurduklarını, bilahare hep birlikte temyizden feragatle dosyanın kesinleştiğini, 450.000,00 TL bedel için o dosyanın davacısı ...'la anlaşıldığını, davacıyla anlaşma olmadığını, protokolün ... ile imzalandığını, davacıya borçları ve taahhütleri olmadığını, davacının İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğünün 2017/4400 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibin itirazları doğrultusunda durduğunu, iddianın gerçeğe uygun olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.

2. Dahili davalı ... vekili, önceki davada Hüsniye'nin protokole dahil olmadığını bildirmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar murisinin davacı eşten mal kaçırmak amacıyla davalılara bazı kazandırmalar yaptığını, buna dair İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.01.2016 tarih ve 2012/758 Esas, 2016/13 Karar sayılı dosyasında tarafların 450.000,00 TL üzerinde anlaştıklarını ve davanın konusuz kaldığına hükmedildiğini, söz konusu dosyada alınan bilirkişi raporunda davalılar ... ve ... ödemesi gereken tutarın toplam 544.304,00 TL olarak belirlenmesi üzerine davayı kaybedeceklerini anlayan davalıların 450.000,00 TL karşılığında sulh olmayı teklif ettiklerini, teklifin kabul edildiğini, İstanbul Anadolu Mahkemesine sunulan 18.01.2016 tarihli protokolün incelenmesinde görüleceği gibi tarafların sözlü olarak 450.000,00 TL karşılığı sulh olduklarını, kız kardeşleri ... ile protokolü imzaladıklarını, aslen hem davacı ... hem de ... ile anlaşmalarına rağmen davacıyla sulh olunan 450.000,00 TL için belge imzalamadıklarını, davacıya ödeme yapılmayacaksa davacının 19.01.2016 tarihli celsede haricen anlaştıklarını söylemesinin manasız olduğunu, davalıların da her iki davacı ile anlaştıklarını bildirdiklerini, davalıların ikrarı olduğunu, ayrıca davalı ...'ın ara karar gereği davaya dahil edildiğini, bu nedenle vekalet ücreti verilmeyeceğini bildirerek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere ek olarak, dahili davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine ilişkin istinaf itirazının gerekçesiz şekilde reddinin doğru olmadığını ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, miras hakkından kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.