WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/2281 E.  ,  2024/2110 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/633 E., 2023/296 K.
DAVA TARİHİ : 04.02.2019
KARAR : Başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ayvalık 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/50 E., 2020/533 K.

Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1485 ada 2 parsel sayılı taşınmazda paydaş olduğunu, 17/08/2018 tarihinde davalı şirkete pay satıldığını, müvekkilinin anılan satıştan davalı tarafından keşide edilen ihtar ile haberdar olduğunu, davalı tarafın ön alım hakkını engellemek amacıyla devir işlemini muvazaalı olarak damadının şirketine yaparak yine satış bedelini muvazaalı olarak yüksek gösterdiğini, davalının dava konusu payı 720.000,00 TL değil, 300.00,00 TL bedelle satın aldığını, davalıya ait hissenin tapu kaydının gerçek bedelinin tespiti ile bu değer üzerinden ön alım hakkının kullanılması suretiyle tapunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu hissenin davalı şirket tarafından şirket sermayesine eklenmek amacıyla satın alındığını, davacının temel dayanağının iddiaya göre bedel muvazaası yapıldığı yönünde olduğunu, yaptırılan kıymet takdirlerinde arsa bedelinin çok daha yüksek hesaplandığını, davalı ile eski malik arasında hisse bedelinin nasıl ifa edileceğine dair protokol hazırlandığını, dava harcının tamamlanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; satış bedeli ve tapu masrafları toplamının depo edilmesi için davacı vekiline süre verildiği, 15/12/2020 tarihli celsede davacı vekilinin davayı takip etmeyeceklerini, dava değerinin 300.000,00 TL olduğunu belirttiği, davalı vekilinin ise eksik harcı ikmal ederek davaya devam etmek istediklerini belirttiği, davacı vekilinin belirlenen bedeli depo etmemesi ve davayı takip etmeyecekleri beyanı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacının bedelde muvazaa iddiasını ispatlayamadığını, ancak kararda buna ilişkin gerekçe bulunmadığını, mahkemece davacı tarafından dava takip edilmediğinden red kararı verildiğini, ancak bu durumun işlemden kaldırmayı gerektirdiğini, bu durumda gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki oluştuğunu, kendilerinin harcı tamamladığını, tamamlanan dava değeri olan 734.440,00 TL üzerinden vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine dair kararda isabetsizlik bulunmadığı, ancak davanın taşınmazın aynına ilişkin olduğu, esastan reddine karar verildiği anlaşıldığından davalı yararına 734.400,00 TL bedel üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücreti takdirinin doğru bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın reddine ve davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesaplanan 98.784,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Harcı yatırma yükümlülüğünün mahkemece kendilerine yüklendiğini, ancak ıslah harcı ve depo bedelini yatırmadıklarını ve davayı takip etmeyeceklerini bildirdiklerini, davanın usulden reddedileceğinin açık olduğunu, somut olayda da harcı tamamlamadıklarından davanın esastan değil usulden reddedildiğini, bu durumda maktu vekalet ücreti takdirinin isabetli olduğunu, harç davalı tarafça tamamlanmasa dahi aynı kararın verileceğini, davacının kötü niyetle harcı tamamlayarak daha fazla vekalet ücreti almaya çalıştığını, davalı harcı tamamlasa dahi davacı ön alım bedelini depo etmediğinden yine davanın usulden reddi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 732 nci, 733 üncü ve 734 üncü maddeleri

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.