WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/2148 E.  ,  2024/1856 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/304 E., 2023/407 K.
DAVA TARİHİ : 13.08.2021
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/519 E., 2022/702 K.

Taraflar arasında asıl davada el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, karşı davada tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın ise açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin Giresun ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, 1725 ada 1 parselde, 2 bağımsız bölüm numaralı meskenin maliki oduğunu, davalının bir süredir işgalci olarak taşınmazda bulunduğunu, davalıya daha önce gönderilen ihtarnamenin tebliğ edilemediğini ve taşınmazın işgal edilmeye devam edildiğini ileri sürerek; taşınmaza yönelik vaki müdahalesinin men'ini, taşınmazın boş olarak müvekkiline teslimini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik tecavüzün başladığı tarihten dava tarihine kadar 1.000,00 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP VE KARŞI DAVA
1. Davalı-karşı davacı vekili; davacının kötüniyetli olup husumet ehliyetinin olmadığını, taşınmazın müvekkiline ait olduğunu, zira dava konusu dairenin davacıya devredilmesi kararlaştırılan dairelerden birisi olmayıp müteahhide kalan dairelerden olduğunu, dairenin ... tarafından yapıldığını, davacı ve aynı zamanda arsa sahibi olan ...'ın bu daireyi noter sözleşmesiyle yüklenici ...'ya devir ve temlik ettiğini, müvekkilinin de yükleniciden teslim alıp temlik ettiğini, daire üzerinde davacının hakkı bulunmadığını, bu sebeplerle davacı ...'ın men'i müdahale ve kira taleplerinin hukuk düzeni tarafından korunmayacağını belirterek; davanın reddini, süresi içinde açtıkları karşı davanın ise kabul edilerek karşı davalı ... adına olan kaydın iptali ile müvekkili ... adına tapuya tescilini talep etmiştir.

2. Davalı-karşı davacı vekili 16.05.2022 tarihli celsede; açmış oldukları karşı davayı takip etmediklerini, müracaata bıraktıklarını beyan etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Yüklenici firmanın dava konusu bağımsız bölümün tapusunu haketmesi için binanın iskan ruhsatını alması gerekmekte ise de dava konusu bağımsız bölümün tapusu halen davacılar adına kayıtlı olup taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinin henüz feshedilmediği, haksız müdahaleden söz edilebilmesi için mülkiyet hakkına yönelik bir hakka dayanmayan, haksız fiil niteliğinde müdahalenin yapılmış olması gerektiği, ecrimisil davasından söz edebilmesi için ise davalının, haksız ve kötüniyetli olarak, davacının izni olmadan, onun taşınmazına el atıp kullanması gerektiği, dava konusu olayda ise davalıların kötüniyetli zilyet durumunda olmadıklarının anlaşıldığı; her ne kadar yüklenicinin, arsa sahiplerine karşı edimini tamamen yerine getirmiş olmadığı anlaşılmakta ve yüklenicinin halefi durumundaki davalılar da yükümlülükten sorumlu ise de davacının men'i müdahale talebi yükleniciye kalacak dairelere ilişkin olup yürürlükteki kat karşılığı inşaat sözleşmesine aykırılık teşkil ettiği için asıl davanın reddi gerektiği; karşı dava yönünden ise karşı davacı tarafından davayı geri alma talebinde bulunulduğu ve karşı davalının da bu talebe muvafakat ettiği anlaşıldığından HMK.123. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği..." gerekçesiyle; asıl davanın reddine, karşı davanın ise açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, asıl davanın reddi kararına yönelik istinaf itirazlarını ileri sürmüştür.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı-karşı davalı vekili; kat karşılığı inşaat sözleşmesinin yürürlükte olmasının ecrimisil ve müdahalenin önlenmesi talebine engel olmadığını, dava dışı yüklenicinin kat karşılığı inşaat sözleşmesini gerçekleştirme oranının %55 olup arsa sahibine başkaca borçlarının da olduğunu, davalı müteahhidin şahsi hakkının inşaatı noksansız tamamlaması ve teslim yükümünü ifa etmesi halinde doğabileceğini, ifası tam olmayan edimle temlike konu şahsi hakkın doğmayacağını, bu haliyle kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre davalının taşınmaz üzerinde hak iddia etmesinin mümkün olmadığını, satış vaadi sözleşmesiyle yükleniciden taşınmazı aldığını ileri süren davalı-karşı davacının taleplerinin hukuki dayanağının olmadığını, davalının işgalinin hukuka uygun olduğu yolundaki Mahkeme kararının hatalı olduğunu, beyanlarını destekler nitelikte Yargıtay kararları bulunduğunu, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedilmediğinden bahisle henüz müteahhitçe hak kazanılmamış taşınmaza yapılan müdahalenin önlenmesi ve ecrimisil taleplerinin reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Somut olayda; taşınmaz davacı adına kayıtlı olup davacı ile dava dışı yüklenici ... arasında imzalanan 07/07/2006 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile 26/06/2013 tarihli düzenleme şeklinde satış vaadi ve kat karşılığı ek inşaat sözleşmesi içeriğine göre; dava konusu 2 numaralı bağımsız bölümün dava dışı yüklenici ...'ya bırakılmasına karar verildiği, yüklenicinin ise taşınmazı harici satış sözleşmesiyle davalıya sattığı, davalının işbu sözleşmeye istinaden taşınmazı kullandığı ve kötüniyetli kabul edilemeyeceği, istinafa konu edilen asıl davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya uygun olduğu..." gerekçesiyle; davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı-karşı davalı vekili; istinaf dilekçesindeki aynı başvuru nedenlerini ileri sürerek; hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dava el atmanın önlenmesi ve ecrimisil, karşı dava tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, "İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” kenar başlıklı 995 inci maddesi hükmüne göre; “Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” kenar başlıklı 683 üncü maddesinin 2 inci fıkrası hükmüne göre; “Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”

6100 sayılı HMK’nın "İspat yükü" kenar başlıklı 190 ıncı maddesine göre; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir."
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "İspat yükü" kenar başlıklı 6 ncı maddesine göre; "Kural olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür."

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile mahkeme kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.