7. Hukuk Dairesi 2023/2146 E. , 2024/2418 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/677 E., 2022/2900 K.
DAVA TARİHİ : 29.06.2015
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/94 E., 2020/122 K.
Taraflar arasındaki taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.05.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davacı vekili Avukat ... ve diğer taraftan davalı vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı arsa sahibi ile müteahhitler arasında yapılan Beyoğlu .... Noterliğinin 27.07.2004 tarihli taşınmaz satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve aynı Noterliğin 07.03.2006 tarihli ek sözleşmesi gereğince; dava dışı yükleniciler tarafından inşa edilmekte olan binada sözleşme gereğince davalıya ait olacak 8 numaralı bağımsız bölümün davalı tarafından Beyoğlu .... Noterliğinin 11.08.2006 tarihli taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile davacıya peşin bedelle satıldığını, satış bedelinin tamamının davalıya ödendiği, dairenin davacıya teslim edildiğini, davacı tarafından teslim tarihten beri davaya konu taşınmazın kullanıldığı, ancak taşınmazın tapuda devir işlemlerinin yapılmadığını belirterek dava konusu 8 numaralı daireye isabet eden arsa payının belirlenerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapının kaçak şekilde inşa edildiğini ve bina hakkında yıkım kararı alındığını, bu nedenle sözleşmenin ifasında hukuki imkansızlık olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... yargılama sırasında ölmüş, mirasçıları davaya usulüne uygun şekilde katılmışlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu taşınmazın tapu kayıtları, imar durumları, yerinde inceleme yetkisi ile dosyamız arasına alınan bilirkişi raporu göz önüne alındığında Şişli ilçesi, Paşa Mahallesi, 10088 ada 11 parsel sayılı taşınmazdaki satış vaadi sözleşmesine konu olan 8 numaralı bağımsız bölümün bulunduğu binanın kaçak yapı olduğu ve binanın imara aykırılıkların giderilebilmesi ve usulüne uygun ruhsat alınabilmesi için binanın kısmen veya tamamen yıkılması gerektiği, kat irtifakına geçişin sağlanamayacağı, bu nedenle kaçak ve yıkımı gereken yerde ekonomik değerlerin korunmasından söz edilemeyeceği, tescil ifa olanağı bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın dayanağının satış vaadi sözleşmesi olduğunu, davacının 8 numaralı daireyi alırken doğal olarak bu daireye denk gelen arsa payını da aldığını, öte yandan binanın kaçak olması, yıkılacağı gerekçesiyle tescil talebinin reddine karar verilmiş ise de binanın kaçak olmasının davacıya karşı ileri sürülemeyeceğini, arsa payının devri için kat irtifakı veya kat mülkiyetinin kurulmasının zorunlu olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 24.04.1978 tarihli ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihatı Birleştirme Kararının imar mevzuatına uygun inşa edilmiş fakat henüz kat irtifakı veya kat mülkiyeti kurulmamış binalarda bağımsız bölüm satışının vaat edilmesi halinde uygulanabileceği, binanın hali hazırda kaçak ve taşkın yapı niteliğinde olduğu, yapı ruhsatı ve yapı kayıt belgesinin bulunmadığı, aykırılıkların giderilmesi için binanın kısmen ya da tamamen yıkılması gerektiği, kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmasının mümkün olmadığı, davanın dayanağının satış vaadi sözleşmesinin arsa payına ilişkin olmayıp bağımsız bölüm satışına ilişkin olduğu, kaçak ve yıkımı gereken yerde ekonomik değerlerin korunmasından söz edilemeyeceğinden tescil talebinin ifa olanağının bulunmadığı, Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararı ve gerekçesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşma talepli temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile duruşma talepli temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706 ve 716 inci maddeleri,
3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 29 ve 237 inci maddeleri.
4.1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi.
5.3194 sayılı İmar Kanunu.
6.24.04.1978 tarihli ve 3-4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve özellikle ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 17.100,00 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!