WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/2142 E.  ,  2024/3088 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1035 E., 2023/374 K.
DAVA TARİHİ : 13.03.2018
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/20 E., 2022/123 K.

Taraflar arasındaki miras payının devri nedeniyle tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 22/09/1998 tarihinde imzalanan miras payının devrine ilişkin sözleşme uyarınca miras bırakanlar ... ve...'ten kalan miras paylarına ilişkin ...'nın 3128 ada 1, 2, 3, 4, 16 ve 18 parseller, aynı yer 3140 ada 1, 2, 3, 4, ve 5 parsel sayılı taşınmazlardaki kendi hissesi ile annesi ... ve babası...'ten kalan hisselerini, ayrıca 3185 ada 11 parselde...'ten kalan hissesini davacıya devredeceğini, sözleşmenin farklı maddeleri daha olduğunu, taraflar bir kısım hisselerin devri karşılığında anlaşmış olmasına rağmen davalı tarafça bugüne kadar söz konusu devirlerin yapılmadığını, taşınmazların zilyetliğinin davacıda olduğunu belirterek davanın kabulü ile davalıya ait 3128 ada 1, 2, 3, 4, 16 ve 18 parseller; 3141 ada 19 ve 21 parseller; 3140 ada, 1, 2, 3, 4 ve 5 parseller; 3185 ada 11 parselde kayıtlı taşınmazlardaki hisselerin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının daha önce de miras devir sözleşmesi hakkında dava açtığını, sözkonusu davanın red edildiğini ve Yargıtay aşamasından geçerek kesinleştiğini, kesin hükmün varlığı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın önceki dava dilekçesi ile bu dava dilekçesi arasında çelişkiler bulunduğunu, sözleşme içeriğine bakıldığında, sözleşmenin karşılıklı edimleri içeren sözleşme olduğunun açıkça görüleceğini, davacı tarafın sözleşmeye göre edimini yerine getirmiş olmadığını, dolayısıyla karşılıklı edimleri içeren sözleşmede, taraflardan birisi edimini yerine getirmediği takdirde karşı taraftan edimini yerine getirmesini isteyemeyeceğini, ayrıca davacı tarafın dava konusu parsellerdeki hiçbir yeri kullanmış olmadığını, buradaki kullanıma elverişli bir binanın da mevcut olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemelerince tesis edilen ilk kararda davacının kendi edimini yerine getirmediğinden davalıdan edimlerini yerine getirmesini talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, ancak bu kararın Bölge Adliye Mahkemesinin 12/01/2022 gün ve 2021/1245 Esas - 2022/55 Karar sayılı kararı ile kaldırıldığını, kaldırma gerekçesi olarak paylı mülkiyete konu yapılan ve imar sonucu oluşan 3128 ada 1, 2, 3, 4 ve 18 numaralı parseller ile 3185 ada 11 numaralı parselde davacı tarafından davalı ...'nin kendi payına ilişkin açmış olduğu davadaki talebinin yerinde olmadığı, bu parseller yönünden ret kararının isabetli olduğu ancak diğer parseller yönünden 22/09/1998 tarihli miras payı devir sözleşmesi taraflara karşılıklı edimler yüklemekte ise de anılan sözleşme geçerli olduğundan davalının da davacıdan kendisine düşen edimini talep ve dava hakkı mevcut olduğundan bu gerekçe ile mahkemece davanın bir bütün şeklinde reddi kararının hukuka aykırı olduğunun gösterildiği belirterek mahkemelerince Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararına uyularak davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kabule konu olan karar kısmına bir itirazlarının olmadığını, ancak kısmen redde konu olan karar bölümünün hukuka aykırı olduğunu, bu kararla davalı ...’nin imzasının geçersiz kılındığı, davanın tam kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kısmen redde ilişkin yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kararın kabule yönelik kısmına itiraz etiklerini, açılan davanın zamanaşımına uğradığını, Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2013/263 Esas sayılı dosyada miras devir sözleşmesine ilişkin aynı taleplerin sunulduğunu, açılan davanın reddedildiğini ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, kesin hüküm nedeni ile davanın reddi gerektiğini, daha önce görülen bu dosyadaki davacı beyanları ile eldeki davadaki beyan ve iddiaların çelişkili olduğunu, aşamalardaki beyanlarını tekrar ederek ayrıca taraflar arasında yapılan sözleşmenin karşılıklı edimleri içeren bir sözleşme olduğunu, davacı tarafın edimini yerine getirmediğini, davanın reddi gerektiğini, edimini yerine getirmeyen davacının davasının kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tanık beyanlarının da itibar edilebilir nitelikte olmadığını, tanık ...’ın 1987 tarihli sözleşmeye tanık olarak katılmadığı halde katıldığını beyan ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin geçerli bir sözleşme olmadığını belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dairelerinin kaldırma ilamında değinilen hususlar doğrultusunda davanın esası yönünden yazılı olduğu şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı ve davalı vekilleri temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, miras payının devri nedeniyle tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 677 nci maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 97 nci maddesi

3. Değerlendirme
Somut olayda; davacı taraf, davalı ile imzaladıkları 22/09/1998 tarihli miras payının devrine ilişkin sözleşme uyarınca dava konusu 14 adet taşınmazdaki davalının müstakil payı ile davalıya murislerinden intikal eden miras paylarının adına tescilini talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararına uyularak davanın, davalıya ait müstakil paylar yönünden reddine, mirasen intikal eden payların bulunduğu taşınmazlar yönünden ise kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi istinaf itirazlarını esastan reddetmiştir.

Dava konusu 22.09.1998 tarihli adi yazılı, ‘Devir Sözleşmesi’ başlıklı belge incelendiğinde; davalı ... ile ...mirasçıları adına davacı ... tarafından imzalandığı, sözleşmenin karşılıklı edimler içerdiği, davalı ...’nin devir borcuna ilişkin bölümleri içeren maddelerde lehdarın davacı ... olduğu, ancak ...’e devir ya da ödeme sorumluluğu yükleyen maddelerde ...’ün... mirasçıları adına devre ilişkin taahhütlerde bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı taraf, davacının sözleşme uyarınca kendisine yüklenen edimleri yerine getirmediği savunmasında bulunmuştur.

Somut olayda; davacı ..., vekil olarak murisi Mehmet’in diğer mirasçıları adına ancak onlar yönünden yükümlülükler içeren ve buna rağmen sadece kendisi lehine kazandırma taşıyan bir sözleşmeye dayandığından bu sözleşmede vekili bulunduğu kişiler bakımından hem sözleşmenin borçlusu hem de alacaklısı konumunda olup böyle bir sözleşmenin diğer Mehmet mirasçıları bakımından bağlayıcı olmayacağı açıktır. Davacının, diğer Mehmet mirasçılarının edimlerini yerine getirmesini tek başına sağlaması mümkün olmadığından, birlikte ifa kuralının uygulanma olanağı da bulunmamaktadır. Edimini yerine getirmeyen davacı miras payının temliki sözleşmesine dayanarak tescil talebinde bulunamaz. Bu nedenlerle davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.