7. Hukuk Dairesi 2023/2106 E. , 2024/1984 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1590 E., 2023/189 K.
DAVA TARİHİ : 13.02.2019
KARAR : Başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/45 E., 2021/136 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, müvekkillerinin ve davalının murisi ...'ın 29.03.2015 tarihinde vefat ettiğini, murisin adına kayıtlı Maltepe ... Mah. 272 ada 19 parsel sayılı 7 No.lu bağımsız bölümü kendi adına intifa hakkı tesis ederek tapuda 14.01.2005 tarihinde davalı oğluna devrettiğini, müvekkillerinin açtığı muvazaa nedeniyle tapu iptal ve tescil davasının İstanbul Anadolu 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/158 Esas, 2016/284 Karar sayılı kararı ile lehlerine sonuçlandırarak kesinleştiğini, böylelikle müvekkillerinin taşınmazda hissedar olduğunu ileri sürerek, davalının müdahalesinin men'ine ve 30.03.2015 tarihi ile dava tarihi arası dönem için belirlenecek ecrimisilden fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı şimdilik 10.000,00 TL ecrimisil bedelinin dönemsel faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin murisin oğlu olduğunu, yıllarca hasta annesine baktığını, murisin ölümünden sonra murisin torunları ve müvekkilinin yeğenleri olan davacıların tapu iptal ve tescil davası açtığını, davanın 22.11.2018 tarihinde kesinleştiğini, o tarihe kadar malik olduğunu, 3. kişi olan murisin intifa hakkı olduğunu, ayrıca taşınmaz için açılan ortaklığın giderilmesi davasının derdest olduğunu, davacılar tarafından müvekkile ihtarname çekilerek intifadan men edilmesinin dava şartı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı aleyhine verilen tapu iptal ve tescil davasındaki kabul kararının kesinleştiği, taşınmaz için açılan ortaklığın giderilmesi davasının derdest olduğu, davalı tarafça her ne kadar dava tarihi itibariyle taşınmazın hala davalı adına kayıtlı olduğu, davacılar tarafından davalının intifadan men edilmediği bu nedenle 2015 yılından itibaren ecrimisil talep haklarının bulunmadığı beyan edilmiş ise de, davalının muvazaalı işlem ile taşınmaza malik olduğu, bu hususun mahkeme kararı ile de tespit edildiği, davacıların tapu iptali ve tescil davası ve daha sonrasında açtıkları ortaklığın giderilmesi davası ile müdahalenin men'i ve ecrimisil isteğine yönelik iradelerini ortaya koyduklarından ayrıca intifadan men şartının aranmadığı, davalının davacıların da hissedar olduğu taşınmazı tamamını davacıların rızası hilafına işgal ettiği, müdahalenin men'ine karar verilmesi ve tapu iptali ve tescil davasının açılış tarihinden itibaren davacıların payları oranında ecrimisil ödenmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2. Davacılar vekilinin talebi üzerine, mahkemece 14.06.2021 tarihli tavzih ek kararı ile 32.778,61 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacılara verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava açıldıktan sonra davacılar adına tapu sicili oluştuğunu, müvekkili aleyhine açılan tapu iptal ve tescil davasında ecrimisil talep edilmemiş olduğundan huzurdaki dava ile ecrimisil talep edilemeyeceğini, ortaklığın giderilmesine ilişkin dava dilekçesi müvekkiline tebliğ edilmeden işbu davanın açıldığını, davadan önce başka bir bildirim de bulunmadığını, dolayısıyla intifadan men şartının gerçekleşmediğini, bilirkişilerce taşınmazın özelliklerinin hatalı tespit edildiğini, emsal değerlendirilmesi yapılmadığını, müvekkilinin taşınmazdan kazanç elde etmediğini, taşınmazın tamamı için verilen müdahalenin men'i kararının müvekkilinin hissesini de kapsadığını, tüm hesaplamaların, başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, mahkemece vekalet ücretinin de hatalı hesaplandığını, tavzih kararına da itiraz ettiklerini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın açtığı dava sonucu davalı adına tesis edilen tapu kaydı muvazaa nedeniyle iptal edildiğinden davalının bu yerde iyi niyetli zilyet olduğunun kabul edilemeyaceği, davalı, adına tesis edilen tapuya dayanarak kendisine ait olduğunun kabulü ile dava konusu taşınmazda tasarruf ettiğinden, diğer anlatımla davacı mirasçıların hakkını reddettiğinden intifadan men koşulunun aranmayacağı, mahkemece davacıların miras payı oranında el atmanın önlenmesine karar vermesi gerekirken davalı üçüncü kişiymiş gibi mutlak el atmanın önlenmesine karar verilmesinin hatalı olduğu, dava değerinin el atılan taşınmazın davacıların payı gözetilerek belirlenecek değeri ve hükmedilen ecrimisil tutarı olup mahkemece hesaplanan harcın hatalı olduğu, davacıların 2/3 payı nazara alındığında dava değerinin 266.666,00 TL olacağı, davacıların payına isabet eden toplam ecrimisilin 37.746,50 TL olduğu, hükmü değiştiren tavzih kararının yok hükmünde olup davalının sorumluluğuna hükmedilen vekalet ücretinin de hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın kabulü ile, dava konusu bağımsız bölüme davalının, davacıların toplam 2/3 oranındaki paylarına vaki el atmasının önlenmesine, ecrimisile ve harç ile vekalet ücretine hükmedilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri ve karşı taraf istinaf etmediği halde istinaf başvuruları üzerine müvekkil aleyhine hüküm kurulmasının ve miktar arttırılmasının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) "Hükmün tavzihi" başlıklı 305 inci maddesindeki "(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." düzenlemesi,
3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti bakımından davacının istinaf kanun yoluna başvurmadığı ve tavzih talebinde bulunduğu, tavzih ile hükmün değiştirilme olanağı bulunmamasına rağmen tavzih ile vekalet ücretinin değiştirildiği, sadece davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
3. Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki tavzih kararının yerinde olmadığı yönündeki değerlendirme doğru ise de davacı istinaf kanun yoluna başvurmadığından davalı lehine usul kazanılmış hak teşkil edecek olan İlk Derece Mahkemesince hükmedilen 5.661,99 TL vekalet ücretinin üzerinde 45.617,76 TL vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
V-3-2 No.lu bentte açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!