7. Hukuk Dairesi 2023/2094 E. , 2024/1854 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/569 E., 2023/141 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bayramiç Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/212 E., 2021/223 K.
Taraflar arasındaki TMK'nın 713/1 inci fıkrasındaki kazanmayı sağlayan zilyetlik ve ikinci fıkrasında yer alan “…maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan kimse…” iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı kayyım vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı kayyım vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 105 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın 3/4 hissesinin müvekkili, kalan 1/4 hissesinin ise "...:... kızı" adına kayıtlı olduğunu, ancak ...'nin kim olduğunun tapu kayıtlarından anlaşılamadığını, kim olduğunu tespite yarayacak yeterli bilginin tapu kayıtlarında da mevcut olmadığını, davacı adına kayıtlı 3/4 hissenin 1997 yılında babası/murisi ... tarafından satın alındığını, taşınmazın tamamını malik sıfatıyla davasız, aralıksız 22 yıldır kullanılageldiğini, muris babasının 26.07.2005 tarihinde vefat etmesinden sonra taşınmazın 3/4 hissesinin 27.09.2017 tarihinde davacı adına tescil edildiğini, meyve ağacı dikip içerisine bağ evi yaptırmış olmasından malik sıfatıyla taşınmazı kullandığının açıkça anlaşıldığını ileri sürerek; taşınmazdaki "...:... kızı" olarak kayıtlı 1/4 hissenin tapu kaydının iptali ile taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine ve Kayyım vekili; davada Bayramiç Mal Müdürünün kayyım olarak atandığını, devlet malının zilyetlikle kazanılamayacağından dolayı taşınmazın Hazine adına tescili gerektiğini, Hafize'nin hissesinin davacı adına tescili için eldeki davanın açılmış olup, davacının babasının taşınmazın diğer 3/4 hissesini satın aldığını, davaya konu hisseyi ise satın almadığını, bu durumda satın almadığı bir hissenin maliki olamayacağını, "tapu kaydından kim olduğu anlaşılamamaktadır." şeklindeki iddianın kolaycı bir yaklaşım olduğunu, tapunun dayanaklarını oluşturan geldisi kayıtları, kadastro tutanakları, mahkeme kararları, alım-satım senetlerinin de TMK'nın 713/2 nci maddesi kapsamında araştırılması gerektiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili; kazanma için gerekli şartların oluşmadığını, tapu kayıt malikinin tespiti için yeterli ve gerekli başvuru yollarının tüketilmediğini, hissedarlar arasında zilyetlik hükümlerinin uygulanamayacağını belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Her ne kadar olağanüstü zamanaşımı süresince zilyet olunduğu iddiasıyla taşınmazın kayıt malikinin iptali istenilmişse de, dinlenen tanık ve mahalli bilirkişilerin "... kızı ..." isimli şahsı tanımadıklarını beyan ettikleri, ancak tapulama tutanağı incelendiğinde tapunun Mayıs 341 tarih 33 sıra no.lu kaydı ile ve "tarla" vasfıyla musavatan " ... kızı ...", "... kızı ...", "... kızı ..." ve "... kızı ..." adlarına kayıtlı olduğu belirtilerek kaydedildiği; kayıt malikinin, tanınmıyor, hatırlanmıyor olması, adresinin tespit edilememesi, tebligat yapılamaması, uzun yıllar önce ölmüş olması, mirasçılarının belirlenememesi gibi hususların o kişinin tapu kütüğünde maliki bilinmeyen kişi olarak nitelendirilmesini gerektirmeyeceğinden tapu kütüğünden "... kızı Hafize"nin kim olduğunun anlaşılamadığı sonucuna varılamayacağı..." gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı kayyım vekili ile davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tapu kaydında 1/4 hissenin maliki görünen ...’nin kim olduğunun tapu kayıtlarından anlaşılamadığını, kişinin kim olduğunu tespite yarayacak yeterli bilginin tapu kayıtlarında bulunmadığını, taşınmazın tamamının davacı ve muris babası tarafından davasız, aralıksız ve malik sıfatıyla yaklaşık 22 yıldan beridir kullanılageldiğini, TMK’nın 713 üncü maddesi uyarınca tescil için yasada aranan tüm şartların gerçekleştiğini, eğer "..." diye birisi var ise veraset ilamının çıkartılması ve mirasçılarının davaya dahil edilmesi, aksi halde davanın usulden reddi gerektiğini, varılan tüm bu sonuca rağmen çelişkili olarak davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı Hazine ve kayyım vekili; davanın reddine ilişkin hükmün usul ve yasaya uygun olduğunu ancak; 3561 sayılı Yasayla, Hazine avukatlarının kayyımı temsil edebileceği ve lehine vekalet ücreti takdir edileceğinin düzenlendiğini, davada hem Hazine hem de kayyım vekili olarak yer almasına rağmen gerekçeli kararda kayyım vekili olarak gösterilmemiş olmasından dolayı takdir olunan vekalet ücretinin ... vekiliyle eşit olarak paylaşacakları anlamı çıktığını, esasen 1/3 Hazine, 1/3 kayyım, 1/3 Belediye Başkanlığı yararına vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini ileri sürerek; hükmün kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Çekişmeli 105 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Mayıs 1341 tarih 33 sayılı, tapu kaydına esas kaydın edinme nedeni ile malik sütunları incelendiğinde "Kasım oğlu ... Efendi"nin malı iken ölümü üzerine sunulan ilmühaber gereğince mirasçılarına intikalen "1 payının ... kızı ..." adına tescil edildiğinin anlaşılmasına, öte yandan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere tespite esas tapu kaydının iktisap nedeninde "... kızı ... ilişkin açıklamaların nüfus kayıtlarıyla kısmen de olsa uyuşmasına, sonuç olarak kadastro tutanağının edinme sütunu ile tespite esas tapu kaydının iktisabına esas açıklamalar gözetildiğinde payının iptali istenen "... kızı ..."nin açık kimlik bilgilerinin bilinmiyor ve tanınmıyor olmasının bilinemeyen kişi olduğu anlamına gelmeyeceği gibi tapu kaydına esas belge ve kayıtlarda maliklere ilişkin bilgilere yer verilmesi halinde kayıt maliklerinin bilinen ve yaşamış kişiler olduğunun kabulü gerektiği; yine TMK'nın 713/2. maddesindeki hukuki sebeplerle açılan davaların niteliği gereği husumetin yargılama sırasında tamamlanması mümkün ise de kayıt malikine kayyım atanmak suretiyle davanın yürütülmesi olanağı olmadığından kayyıma husumet yöneltilemeyeği, dava dilekçesinde sadece tapu kayıt malikine husumet yöneltilip kayyıma ise husumet yöneltilmediği, 14/03/2019 tarihli ara karar üzerine kayyımın re'sen davadan haberdar edildiği, bu haliyle kendisine husumet yöneltilemeyecek olan kayyımın davaya dahil edilmesinde davacının kusuru bulunmadığı gibi bu şekilde davaya dahil edilmesinin kişiye taraf sıfatı kazandırmayacağı, lehine vekalet ücreti takdiri de gerekmediği, Hazine açısından eksik vekalet ücreti takdir edildiği yönünden bir istinaf nedeni de ileri sürülmemesine göre istinaf istemlerinin reddi gerektiği..." gerekçesiyle; istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı kayyım vekili ile davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; istinaf dilekçesindeki başvuru nedenleriyle hükmü temyiz etmiştir.
2. Davalı kayyım vekili ile davalı Hazine vekili; istinaf dilekçesindeki başvuru nedenleriyle hükmü temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, TMK'nın 713/1 inci fıkrasındaki kazanmayı sağlayan zilyetlik ve ikinci fıkrasında yer alan “…maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan kimse…” iddiasına dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Olağanüstü Zamanaşımı” kenar başlıklı 713/1 inci maddesi hükmüne göre; “Tapu kütüğünde kayıtlı olmayan bir taşınmazı davasız ve aralıksız olarak yirmi yıl süreyle ve malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduran kişi, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir."
Aynı maddenin 2 nci fıkrasında, "Aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan veya yirmi yıl önce (…) hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup kanunun somut olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği anlaşıldığından, mahkemece kurulan hükümde isabetsizlik görülmemiş, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!