WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/2058 E.  ,  2024/2196 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/28 E., 2022/345 K.
DAVA TARİHİ : 08.07.2005
KARAR : Davanın kabulüne

Taraflar arasında görülen imar mevzuatından kaynaklanan tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı... Plastik Boru Sistemleri A.Ş. vekili, davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı, maliki olduğu 584 sayılı kadastro parselinin imar uygulamasına tâbi tutularak 7569 ada 1 sayılı imar parselinin kendisi adına, 7569 ada 2 ve 3 sayılı imar parsellerinin davalılar adına paylı olarak tescil edildiğini, imar işleminin idari yargı yerince iptal edildiğini belirterek, 584 sayılı kadastro parselinin ihyası isteğinde bulunmuştur.

II. CEVAP
Davalı davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.12.2013 tarihli ve 2005/446 Esas, 2013/718 Karar sayılı kararıyla; imar uygulamasına tâbi tutulan parsellerin imar uygulaması sonucu paylı mülkiyet şeklinde pek çok sayıda kişi adına kayıtlı olması nedeniyle yüzlerce parselin oluşturulduğu, kadastral parselin eski hale iadesi halinde yüzlerce parsel ve malikin olumsuz etkileneceği, sorunun ancak belediyece yapılacak imar uygulaması ile veya oluşan zararın tazmin yolu ile giderilebileceği, verilecek kadastral parselin eski haline iadesi kararının fiilen uygulanma imkanı da mevcut olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 03.12.2013 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesi 09.02.2015 tarih ve 2014/8714 Esas, 2015/1297 Karar sayılı ilamında; davalı Hazine vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.

3. Davacının temyizi yönünden; öncelikle ihyası istenen kadastral parselin çap sınırları içerisinde kalan imar parsellerinin tamamının maliklerinin davada yer almalarının sağlanması gerekirken belirtilen hususlar gözetilmeden davanın esasının karara bağlanması doğru görülmemiş, bu sebeple hüküm bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında tapu kadastro müdürlüğüne tekrar yazı yazıldığı, rapordaki rakamlarla uyumlu olduğu gözükmekle, davanın kabulüne karar verilerek davacı ... Soğutma San. Gıdanın 14.12.2022 de vermiş olduğu tashih talibi de incelendiğinde ... Belediyesinin davada taraf olmadığı Maliye Hazinesinin taraf olduğu, ama dava konusu gayrımenkulde Maliye Hazinesine kayıt edilecek hiçbir parsel bulunmadığı bu sebeple Muhakemat Müdürlüğü hakkında hüküm kurulması yerinde görülmemiş sorumluluk alanları değerlendirilerek tapuya kayıt edilmiş ise de belirtilen kısımlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı... Plastik Boru Sistemleri A.Ş. vekili, davacı vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı... Plastik Boru Sistemleri A.Ş. vekili; müvekkilinin imar uygulamasından 5 yıl sonra, iyiniyetli 3. kişi olarak taşınmazları satın aldığını, davacının imar uygulaması sonucu doğmuş bir zararı varsa, bu bedeli ilgili belediyeden tazminat yoluyla talep etmesi gerektiğini, imar planı ve encümen kararırının iptali doğrultusunda ilgili ... Belediye Başkanlığınca yeniden imar çalışmaları yapılıp ve yeni imar parselleri oluşturulduğunu, mahkemece verilen hatalı kararın uygulanmasında fiili imkânsızlık bulunduğunu, hükmün netice kısmında maddi hata da yapıldığını, 7569 ada yazılması gerekirken, 7560 ada 2 parselde B harfli mavi renkli olan 3.483,41 m² kısmın iptali yönünde karar verildiğini ileri sürmüştür.

2. Davacı vekili; dava tarihi itibariyle oluşmuş olan ve de Maliye Hazinesine ait olan kısım herhangi bir ada parsel numarası alamayacak şekilde parsel dışında tutulmuş olsa da dava sonucuyla elde edilmek istenen neticede Maliye Hazinesine ait olan bir toprak bütünü müvekkilin adına tescil edileceği için sonuç itibariyle müvekkilin adına ihdas edilmiş olacak (eski parselin ihyasıyla) yeni parsel üzerinde tescil edilmiş olacağı, bu toprak bütünü yönünden ise hukuken Maliye Hazinesi açısından sahip olduğu haklar yönünden bir sonuç doğuracağı için Maliye Hazinesi yönünden hüküm kurulması gerektiğini, Pembe renkli E1 ve E2 ile gösterilen, imar yolunda 584 sayılı kadastral parselin sınırlarında kalan kısımlarda kontrolünün ... Belediyesi'nde olduğunu, hükümle oluşacak yeni (eski 584 sayılı kadastral parsel)'in ihyası kapsamında bu kısımların da davacı adına tapuda kayıt ve tesciline şekline düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

3. Davalı Hazine vekili; kadastral parselin eski haline iadesi kararının fiilen ve hukuken uygulanma imkanı bulunmadığını açıklayarak davanın reddini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kadastral parselin ihyası istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. 20 Şubat 2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı ... Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 7 nci maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 nci maddesine yeni bir fıkra eklenmiştir.

2. Eklenen bu hükme göre 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi kapsamında yapılmış imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edileceği veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değerinin ödeneceği belirtilmiştir.

3. 3194 sayılı Kanun'a eklenen bu hüküm uyarınca dava konusu uyuşmazlığın idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiğinden, imar parselinin kadastral parsele ihyasına yönelik dava konusu talebin, kanun değişikliği nedeniyle reddine karar verilmesi için yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

25.04.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Temyiz incelemesine konu İstanbul 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 08/12/2022 tarih, 2022/28 Esas 2022/345 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, (davacı ile birlikte) davalıların temyiz talebi kabul edilerek, 7221 sayılı Kanun ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. Maddesine eklenen son fıkra gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiğinden bahisle, ilk derece mahkemesi kararının çoğunluk görüşü ile bozulmasına karar verilmiştir.

3194 sayılı Yasa'nın 7221 sayılı Yasa ile eklenen 18/son maddesindeki düzenleme şu şekildedir: "Bu madde kapsamında yapılmış olan imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi köşk parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edilir veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değeri ödenir."

Fıkranın, yorum gerektirmeyecek derecede açık lafzından anlaşılacağı üzere; iptal edilen uygulama (somut uyuşmazlıkta, ... Belediyesi tarafından yapılan ve İdare Mahkemesince iptaline karar verilen imar planı) ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hukuki veya fiili imkansızlık nedeni ile uygulama öncesi parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle hak sahiplerine idarece uygun bir yer tahsis edilmesi, anlaşma olmaması halinde ise düzenleme ortaklık payı düşüldükten sonra rayiç bedelin hak sahibine ödenmesi gerekir. İhtilafın anlaşma veya rayiç bedel ödenerek sonlanması halinde ise, davanın konusu ortadan kalkmış olacağından, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. Ancak maddede, açılan davaların, davanın tarafları arasındaki ihtilaf sonuçlanmadan reddine karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme yer almamaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 35. Maddesine göre "Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir." Yine 36. Maddesine göre "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. Hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz."

Dairemize intikal eden benzer uyuşmazlıklarda ilk derece veya Bölge Adliye Mahkemelerince verilen red kararlarının onanmasına karar verilmiş ise de, bu dosyalarda, davaya konu parsellerde "hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılamayacağı" tüm dosya kapsamından, tereddütsüz bir şekilde anlaşılmıştır. Emsal içtihat niteliğini taşımayan dairemizin bu kararlarının -başkaca hiç bir araştırma yapılmaksızın- her somut uyuşmazlığa uygulanma imkanı yoktur. Aksinin kabulü halinde, Anayasa ile güvence altına alınan mülkiyet hakkı fiilen ortadan kaldırılmış olacak ve idare tarafından hukuka aykırı bir şekilde (hatta suç işlenerek) yapılan imar planı veya ıslah imar planlarının İdare Mahkemelerince iptal edilmiş olmasının hiç bir anlamı da kalmayacaktır.

Dosya içeriğinde yer alan bu delillere rağmen, idare tarafından hukuka aykırı bir şekilde imar düzenlemesi yapıldıktan sonra, bu düzenleme idare yargı yerinde iptal edildiği halde, gerçek veya tüzel kişilerin, (imar öncesi) kök parsele dönülmesi talebi ile açtıkları davalar 3194 sayılı Yasa'nın 18/son maddesi gerekçe gösterilerek reddedildiği takdirde, T.C Anayasası'nın 125. maddesindeki "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır." hükmü fiilen ortadan kalkmış olacaktır.

Bu nedenlerle; İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Tarafların sair temyiz itirazlarının incelenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği kanaati ile, sayın çoğunluğun, davanın esastan bozulması yönündeki görüşüne iştirak etmiyorum.

KARŞI OY
Dava, kadastral parselin ihyasına yönelik tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Bilindiği üzere; tapu sicilinin tutulması prensiplerinden biri tescil, diğeri sicilin aleniliği (güvenirliği), bir diğeri Hazinenin kusursuz sorumluluğu, sonuncusu ise geçerli bir hukuki sebebinin bulunması, yani kaydın illetten mücerret olmamasıdır. Öte yandan; yargı merciilerince verilen kararlar yöntemine uygun şekilde kesin hüküm niteliğini kazandığında "Lazım-ül icra" (uygulanması gereken) duruma gelirler. Diğer taraftan, tapu sicilinin dayanağı idari işlem idari yargı yerinde iptal edilmediği sürece kadastral parselin ihyası davasının dinlenme olanağının bulunmadığı kuşkusuzdur.

Somut olayda; davacının kayden maliki olduğu584 parsel sayılı taşınmazında ... Belediyesinin 06.02.2003 tarih ve 128 sayılı Encümen kararı imar uygulaması yapıldığı, ancak İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 28.04.2009 tarih ve 2008/1562 Esas, 2009/584 Karar sayılı ilamı ile şuyulandırma işleminin davacı taşınmazı yönünden iptaline karar verildiği ve bu kararın Danıştay tarafından onandığı, 584 sayılı parsel sınırları üzerinde -iptal edilen- imar uygulaması ile 7569 ada 1, 2 ve 3 sayılı imar parselleri ile park ve yol alanlarının oluşturulduğu anlaşılmıştır. Diğer yandan; UYAP üzerinden yapılan sorgulamada dava konusu 7569 ada 1, 2 ve 3 sayılı imar parsellerinin yeniden imar uygulamasına tabi tutularak 14.09.2022 tarihinde imar suretiyle sicil kayıtlarının kapatıldığı görülmüştür.

O halde; mahkemece, çekişme konusu taşınmazlarda yeni bir imar uygulaması yapıldığından, bu uygulamanın geçerliliğini koruyup korumadığı, başka bir anlatımla idari yargı yerinde iptal edilip edilmediğinin araştırılması, eğer idari işlem ayakta (halen geçerli) ise eldeki davanın dinlenme olanağının kalmadığının gözetilmesi, eğer bu imar düzenlemesi de idari yargı kararıyla iptal edilmişse, o zaman oluşan mevcut durum itibariyle 584 sayılı kadastral parsel üzerinde oluşturulan alanlar belirlenerek ve kadastral parselin ihyasının ancak üzerinde oluşturulan tüm alanlar (imar parselleri, park, yol vb. gibi) maliklerinin davada yer alması sağlandıktan sonra mümkün olacağının gözetilmesi, ayrıca 20 Şubat 2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 14.02.2020 kabul tarihli 7221 sayılı ... Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 7. maddesiyle 3194 sayılı Yasanın 18. maddesine eklenen fıkranın eldeki davanın reddini öngörmediği, davacının mülkiyet hakkı sahibi olup, eldeki davayı açmakta halen devam eden hukuki yararının bulunduğu gözetilerek, yeni yasal düzenlemenin koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle Yerel Mahkeme kararının bozulması görüşünde olduğumdan sayın çoğunluğun kararına gerekçe itibariyle katılamıyorum.