WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/2038 E.  ,  2024/2635 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/189 E., 2022/2458 K.
DAVA TARİHİ : 26.11.2018
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/479 E., 2020/186 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu 4 numaralı bağımsız bölümü 14.06.2017 tarihinde satın aldığını, taşınmazı satın aldıktan sonra davalının kira akdine dayalı olarak taşınmazda kaldığını düşündüğünü ve davalıya ihtarname göndererek kira bedellerinin tarafına ödenmesini istediğini, kira akti sona erdikten sonra yenilenmeyeceğini ... 3. Noterliğinin 30.06.2017 tarihli ve 8975 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bildirdiğini, ancak kira bedelleri tarafına ödenmediği gibi taşınmazın boşaltılmadığını, bunun üzerine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün 2017/22068 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe itiraz edilmesi üzerine Ankara Batı 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/499 Esas sayılı dosyası ile itirazın iptali ve taşınmazın tahliyesi davası açıldığını, davalı tarafın mevcut bir kira akdinin tarafı olmaması nedeniyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedildiğini, davalı tarafın aylardır taşınmazda hiçbir bedel ödemeden ailesiyle kaldığını, taşınmazı kullanamadığını ve gelir elde edemediğini ileri sürerek dava konusu taşınmaza el atmanın önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 6.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında ecrimisil talebini 8.100,00 TL’ye artırmıştır.

II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmaza müdahale edenin davalılardan ... olduğu ve kullanımının haklı bir nedene dayanmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinin kabulüne, diğer davalılara yönelik davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu taşınmazda kendisinin yaşamadığını, farklı adreslerde ikamet ettiğini, bu durumun Mahkemece değerlendirilmediğini, taşınmazın önceki sahibi olduğunu ancak taşınmazda değil farklı adreste ikamet ettiğini, davalılardan ...’in kısa bir süre önce vefat ettiğini, kanser hastası olması nedeniyle sürekli hastanede olan oğlu ile birlikte kalma imkanı bulunmadığını, nüfus kayıtlarının incelenmesi halinde bu durumun ortaya çıkacağını, Mahkemece usulüne uygun olarak tebligat çıkartılmadığını, fuzuli şagil olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişme konusu 4 numaralı bağımsız bölümün davacı adına kayıtlı olduğu, davalı ...'in taşınmazda kayda dayalı mülkiyet hakkı bulunmadığı, mahallinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile çekişme konusu taşınmazın nitelikleri, değeri ve ecrimisil tutarının hesaplandığı, davalılardan ...'in 13.06.2019 tarihli duruşmada taşınmazda oturmaya devam ettiğini ve evin kendisine ait olduğunu ifade ettiği, davalı ...'in çekişme konusu taşınmaza haklı ve geçerli neden bulunmaksızın müdahale ettiği, öte yandan 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 178 inci maddesi uyarınca avukat görevlendirilmesi yönündeki adli yardım talebinin adli yardım bürosuna yapılması gerektiği, davalı ... tarafından bu yönde bir başvuru yapıldığı da ileri sürülmediğine gözetildiğinde adı geçen davalı yönünden yazılı şekilde karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 355 inci maddesi uyarınca istinafa gelenin sıfatı ve ileri sürülen istinaf nedenleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı ...'in yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 353/1-b-1 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; aşamalardaki ve istinaf başvurusundaki savunmalarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.

Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.

Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ...'in yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.