WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/2030 E.  ,  2024/2247 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/384 E., 2023/679 K.
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN
DAVADA DAVACI : ... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ : Asıl dava: 16.05.2019- Birleştirilen dava: 16.07.2021
KARAR : Asıl ve birleştirilen davada davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/299 E., 2022/481 K.

Taraflar arasındaki asıl davada paydaşlar arası el atmanın önlenmesi, birleştirilen davada ecrimisil talebinden dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl ve birleştirilen davada davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. ASIL DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Bafra ilçesi, ... Mahallesi 118 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davacının 16.78518 m² hisse sahibi olduğunu, diğer hissedarların söz konusu parselde kendi aralarında fiili bir taksim yaptıklarını, yapılan bu fiili taksimin yaklaşık 20 yıldan fazla devam ettiğini, ÇKS sisteminden de anlaşılacağı üzere davacının 10 dönümlük kısma yonca ektiğini, dava konusu taşınmazı davalıların babaları ...'ın 28.11.2019 tarihinde Nesim Seven isimli kişiden aldığını, 2.279 m² yerleri bulunmasına rağmen 10 dönüm yeri işgal ettiklerini belirterek dava konusu Samsun ili, Bafra ilçesi, ... Mahallesi 118 ada 1 parsel numaralı taşınmazda davalıların babasına ait 2.279 m² yerleri bulunmasına rağmen davalıların 10 dönümlük kısma yaptığı haksız el atmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. BİRLEŞTİRİLEN DAVA
Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; Bafra ilçesi, ... Mahallesi 116 ada 1 parsel numaralı taşınmazda hisse sahibi olduğunu, hissedarlar arasında fiili bir taksimat bulunmasına rağmen davalıların davacıya ait yaklaşık 10 dönümü davacının bilgisi ve izni dışında kullandıklarını, bu nedenlerle davalıların haksız olarak elinde bulundurduğu süre ile işbu arsadan haksız olarak elde ettiği kazançtan davacının taşınmazdan yararlanamaması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalılardan yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

III. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; 118 ada 1 parselin tamamı 145.873,17 metre kare olup bu tarlada 2.279 m² tapulu hissesinin babası ... adına kayıtlı bulunduğunu, yine ... Mahallesinde 107 ada 1 parselde 1682 m² hisse ve ... Mahallesinde ada 104 parsel 38.de 14.516 m²'lik hissenin babası ...'a ait olduğunu, bu yerlerin babasından miras yolu ile sonradan alınan hisselerle oluştuğunu, bu yerlerin atalarından kaldığını, hissedarların kendi aralarında fiili taksim yaparak hisseleri kadar yerleri ayırarak bölüştüklerini, hisselerine düşen yer kadar yerleri kullandıklarını, toplamda 18.477 m² yer kullanmaları gerekirken 118 ada 1 parsel almış olup buradan 9.000 m² yer kullandıkların öbür parsellerde bulunan hisselerinin davacı ...'in ekip biçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

IV. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.

V. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin söz konusu parseldeki hissesinin 16.785.18 m² olduğunu, davalıların söz konusu parselde 2.279 m² tapulu babaları ... adına kayıtlı hisselerinin bulunduğunu, müvekkilinin söz konusu taşınmazın 10 dönümlük kısmına yonca ektiğini, davalılar tarafından ekili olan yoncanın sürüldüğü ve ne kadar sürüldüğüne ilişkin Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/117 D.İş sayılı dosyasında bilirkişi yardımı ile tespit edildiğini, 10 dönüm yeri işgal ettiklerinin sabit olduğunu, davalıların söz konusu arazi için kira sözleşmeleri olduğunu iddia etmiş iseler de; söz konusu kira sözleşmelerinin süresinden sonra verildiğini, müvekkilli ile davalılar arasında söz konusu araziyi müvekkilinin uzun yıllardır kullanmasına rağmen, davalıların zorla ekili araziyi sürmesi sonucu, aralarında silahlı yaralama meydana geldiğini, Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/114 Esas sayılı dava dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde, müvekkili aleyhine kendi ekili arazisinin davalılar tarafından sürülmesi nedeni ile meydana gelen olay nedeni ile haksız tahrik hükümleri uygulanarak hüküm kurulduğunu, Bafra 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/190 Esas sayılı dava dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinde, davalıların fiili taksime itiraz etmediklerini, aynı zamanda Bafra 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin dosyasının esas sayılı dava dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinde de davalıların haklarından fazla yer kullandıklarının sabit olduğunu, arazide herkesin yerinin belli olmasına rağmen, mahkeme tarafından fiili taksim konusunda tam inceleme yapılmadan itirazları değerlendirilmeden eksik inceleme ile davanın reddine karar verildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle hükmü temyiz etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava; paydaşlar arası el atmanın önlenmesi, birleştirilen dava ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

2. Bilindiği gibi, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki el atmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine elatmanın önlenilmesi davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı elatmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur.

3. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu elatmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir. Öte yandan, yurdumuzda sosyal ekonomik nedenlerle kırsal kesimlerden kentlere aşırı akım, nüfus çoğalması, büyük mesken ve işyeri ihtiyacı nedeniyle hızlı yapılaşma karşısında görevli mercilerin aciz kalmaları veya çeşitli nedenlerle göz yummaları sonucu, izinsiz, ruhsatsız, resmi kayıtlara bağlanmayan büyük yerleşim alanları oluştuğu, bu arada paylı taşınmazların tapuda resmi ifrazları yapılmadan paydaşlar arasında haricen veya fiilen taksim edilip üzerlerine büyük mahalleler hatta beldeler yapıldığı bir gerçektir.

4. Bilindiği üzere 4721 s. Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237., Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.), Tapu Kanunu'nun 26. maddeleri hilafına tapulu taşınmazlarda harici veya fiili taksim ile payların mülkiyeti ana taşınmazdan ayrılamaz. Ne var ki, taşınmazın kullanma biçimi tüm paydaşlar arasında varılan bir anlaşma ile belirlenmiş yada fiili bir kullanma biçimi oluşmuş, uzun süre paydaşlar bu durumu benimsemişlerse kayıtta paylı, eylemsel olarak (fiilen) bağımsız bu oluşumun tapuda yapılacak resmi taksime veya ortaklığın satış suretiyle giderilmesine yahut o yerde bir imar uygulaması yapılmasına kadar korunması, "ahde vefa" kuralının yanında TMK'nın 2 nci maddesinde düzenlenen iyi niyet kuralının da bir gereğidir. Aksi halde, pek çok kimse zarar görecek toplum düzeni ve barışı bozulacaktır. O halde, paydaşlar arasındaki elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planının olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulmalı, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiği saptanılmalı, harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlık yukarıda değinildiği gibi, TMK'nın müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmelidir.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.