WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 29 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/2002 E.  ,  2024/1568 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3754 E., 2022/2883 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılarak vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm kurulmasına
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/246 E., 2022/285 K.

Taraflar arasındaki satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, ikinci kademede bedelin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkili ile davalılar arasında 22.02.2018 tarihinde Üsküdar 2. Noterliğinde imzalanan düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesine göre; İstanbul ili, Sutanbeyli ilçesi, ... Mahallesi, 218 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki bir (1) bağımsız bölüm numaralı dubleks meskenin 100.000,00 TL bedelle kayıtsız ve şartsız müvekkiline satışı konusunda anlaşıldığını, dairenin satış bedeli 100.000,00 TL'nin nakden davalı tarafa ödendiğini, dairenin inşaat halinde olup henüz alıcısına teslim edilmediğinin resmi senette de yazılı olduğunu, vefat eden davalı ...'in miraşçılarını davaya dahil etmek amacıyla tarafına yetki belgesi verilmesi gerektiğini ileri sürerek; bir (1) numaralı bağımsız bölüm dubleks meskenin davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini; tapu iptali ve tescilin mümkün olmaması halinde taşınmaz bedelinin tespit edilerek 31.12.2018 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 27.01.2022 tarihli celsede, davalı ... yönünden taleplerini atiye bıraktıklarını beyan etmiş; dahili davalılar ... mirasçıları vekili ise atiye bırakma yönünde değerlendirme yapılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı ... mirasçıları/dahili davalılar vekili; müvekkillerinin ...'in mirasını kayıtsız şartsız reddettiklerine dair mahkeme kararını dosyaya sunarak, müvekkillerine karşı bu davanın yöneltilemeyeceğini ileri sürerek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... Görülmekte olan tapu iptali ve tescil davasında 05.04.2022 tarihli celsede eksik harcın ikmal edilmediği ve davacı tarafın davayı takip etmemesi üzerine HMK'nın 150. maddesi gereği işlemden kaldırıldığı 05.04.2022 tarihinden itibaren üç aylık yasal süre içinde dosyanın yenilenmediği..." gerekçesiyle; 6100 sayılı HMK'nın 150 nci maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına, davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalılara verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; dahili davalı ... mirasçıları ..., ..., ...'in mirası reddetmeleri nedeniyle taraf ehliyetlerinin bulunmadığını, davalı ... ve ... İnş. Elekt. Gıda Tic. Ltd. Şti.'nin ise davada kendilerini vekille temsil ettirmeyip sadece dahili davalılar davada kendilerini vekille temsil ettirdikleri halde yerel Mahkeme kararının hüküm kısmında "...Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalılara verilmesine..." yönünde hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira asıl davalıların vekille temsil edilmeleri söz konusu olmadığından, dahili davalıların ise taraf ehliyetleri olmadığından davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, açıklanan ve re'sen tespit edilecek nedenlerle hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...Davanın, geri alınması durumunda hiç açılmamış sayılacağı, mahkemece geri alma anına kadar yargılamada oluşan kanaate göre haksız olduğu düşünülen tarafa vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin yükletilmesi gerektiği, dahili davalılar/mirası reddedenler vekilinin davanın geri alınmasına (atiye bırakılmasına) itirazı bulunmayıp talep hakkında mahkemece değerlendirme yapılmasını talep ettiği, bu haliyle dahili davalıların davanın geri alınmasına muvafakatının bulunduğunun anlaşıldığı, HMK'nın 123. maddesi gereğince davanın geri alındığının kabulü ile davanın açılmamış sayılmasına ve davalı ... mirasçıları/dahili davalılar yararına hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre vekâlet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, ancak ilk derece mahkemesince hükümde tüm davalılar yararına vekalet ücretine hükmedilmiş ise de davalılardan ... İnş. Elekt. Gıda Tic. Ltd. Şti. nin yargılama sırasında kendisini vekille temsil ettirmediği anlaşılmakla bu davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu..." gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm kurulmak üzere; 6100 sayılı HMK'nın 150 nci maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına, davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 9.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalılara verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Bölge Adliye Mahkemesince hüküm kaldırıldığı halde yeni kurulan hükümde yine tüm davalılar (avukatı olmayan davalılar dahil) lehine, üstelik bu defa daha yükseltilerek 9.100,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğini, aynı yönde hüküm kurulacak idiyse neden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırıldığına bir anlam veremediklerini, davanın ilk olarak davalı (muris) ...'e karşı açıldığını, fakat dava açılmadan önce 25.06.2020 tarihinde zaten ...'in ölmüş olduğunu, ölü olması nedeniyle yasal mirasçıları davaya dahil edilmişlerse de mirasçılarınca mirasın reddedilmiş olunması nedeniyle dahili davalıların esasen davalı sıfatlarının bulunmadığını ve davayı sürdürmelerinin hukuken imkansız olduğunu, bu durumda davalı sıfatı kazanmayan, reddi miras yapan mirasçılar adına dosyaya vekaletname sunulması üzerine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, istinaf dilekçesinde ileri sürülen bu sebeplerin hiç dikkate alınmadığını, yazılı beyanlar, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve re'sen tespit edilecek diğer hususların da dikkate alınarak tüm yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, ikinci kademede bedelin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK’nın 355 inci maddesinde; “İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re'sen gözetir.” düzenlemesine yer verilmiş olup, kamu düzenine aykırılık halleri dışında kalan durumlarda, istinaf yoluna başvuran tarafın tek olması halinde; istinaf incelemesi sadece başvuran tarafın lehine olan hususlarla sınırlı yapılacak, başvuruda bulunmayan taraf lehine sonuç doğuracak şekilde karar verilemeyecektir.

3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Somut uyuşmazlıkta; davanın 20.10.2020 tarihinde açılması öncesinde ...'in 25.06.2020 tarihinde ölmüş olması nedeniyle dava dilekçesinde "... Mirasçıları" olarak davalı gösterilen mirasçıların davada kendilerini vekille temsil ettirdikleri, ... İnş. Elekt. Gıda Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ise vekille temsil edilmediği, davanın açılmasının üzerinden bir yıldan uzun bir süre geçtikten sonra 27.01.2022 tarihli celsede davacı vekilinin, "..." yönünden taleplerini atiye bıraktıkları yönünde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.

Bu açıklamadan sonra yargılama süreci incelendiğinde; İlk Derece Mahkemesince 07.09.2022 tarihli kararında, "...davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 5.000,00 TL. vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalılara verilmesine..." karar vermiştir.

Kararın, sadece davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin 07.12.2022 tarihli ilamıyla istinaf itirazının kısmen kabulü ile vekalet ücreti yönünden yeniden hüküm kurulmak suretiyle "... davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 9.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalılara verilmesine..." karar vermiştir.

Özetle; hüküm, sadece davacı vekili tarafından istinaf edildiği halde, herhangi bir istinaf talebi ve kamu düzenine ilişkin bir husus da bulunmamasına rağmen yapılan istinaf incelemesi neticesinde, kendisini vekille temsil ettiren davalı mirasçılar ve vekille temsil ettirmeyen davalı şirket lehine olmak üzere davalıların tümü lehine vekalet ücreti takdir edilmiş, üstelik davalılar yararına daha önce takdir edilen 5.000,00 TL vekalet ücreti de "aleyhine hüküm verme yasağı" ilkesine aykırı olarak 9.100,00 TL'ye yükseltilmiş ve netice olarak hükmü istinaf eden davacının, istinaf etmeden önceki durumuna göre daha mağdur olması sonucu ortaya çıkmıştır.

6100 sayılı HMK’nın 355 inci maddesinde; “İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu re'sen gözetir.” düzenlemesine de yer verilmiş olup, kamu düzenine aykırılık halleri dışında kalan durumlarda, istinaf yoluna başvuran tarafın tek olması halinde, istinaf incelemesinin sadece başvuran tarafın lehine olan hususlarla sınırlı yapılacağı, başvuruda bulunmayan taraf lehine sonuç doğuracak şekilde karar verilemeyeceği açıktır.

Temyiz incelemesinde "aleyhine bozma yasağı" olarak çıkan bu ilke, istinaf yargılaması bakımından "aleyhine hüküm verme yasağı" olarak adlandırılabilir (Hukukta İstinaf Uygulaması, Adem Albayrak/Cihat Arslan sf. 176).

Bütün bu açıklamalar ışığında; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine aykırılık halleriyle sınırlı inceleme yapılması ile yetinilmesi gerekirken kamu düzeni dışında ve istinaf dilekçesinde belirtilemeyen bir hususta inceleme yapılarak "aleyhine hüküm verme yasağı" ilkesine aykırı olarak istinafa gelen davacının durumunu ağırlaştırmak suretiyle vekalet ücreti yönünden hüküm tesisi isabetsiz olup yukarıda yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi, hükmün bozulmasını gerektirmekte ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 2 nci bendinin 6 ncı cümlesindeki, "Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 9.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalılara verilmesine" ibarelerinin hükümden çıkartılması, yerine "Davalı ... mirasçıları" kendilerini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince hesaplanan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek, davalı ... mirasçılarına verilmesine" ibarelerinin yazılması suretiyle; hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.