WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 01 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/1975 E.  ,  2024/2480 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2284 E., 2023/159 K.
DAVA TARİHİ : 28.12.2018
KARAR : İstinaf başvurusunun reddi, resen gözetilen sebeplerle 6100 sayılı Kanunun 353/1-b.2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilerek yeniden hüküm tesisi suretiyle davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çay Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/407 E., 2022/522 K.

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali terditli tenkisi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine, resen gözetilen sebeplerle 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilerek yeniden hüküm tesisi suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 29.12.2017 tarihinde ölen muris ...'ın ... Noterliği'nin 02.11.2011 tarihli düzenleme şeklindeki vasiyetnamesiyle bütün mirasını davalıya bıraktığını, mirasçılıktan çıkarma niteliğindeki vasiyetnamede çıkarmaya ilişkin hiç bir sebep gösterilmediğini, mirasçılıktan çıkarmanın yasal koşullarının oluşmadığını, ekli doktor raporunun heyet raporu olmaması nedeniyle vasiyetnamenin usule aykırı olduğunu ve saklı payların ihlal edildiğini ileri sürerek hukuka aykırı vasiyetnamenin iptalini istemiştir

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; saklı payın aşılmadığını ve vasiyetnamenin geçerli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin 31/10/2019 tarihli ve 2019/7 Esas, 2019/444 Karar sayılı kararıyla, vasiyetnamenin iptali olarak nitelendirilen davanın reddine karar verilmiştir.

2. Davacılar vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 10.11.2020 tarihli ve 2020/242 Esas, 2020/1421 Karar sayılı kararıyla, şekle uygun düzenlenen vasiyetnamenin iptaline ilişkin talebin reddinin yerinde olduğu; ancak hukuki nitelendirme görevinin mahkemeye ait olmasına ve vasiyetnameyle saklı payların ihlal edildiği iddialarının dava dilekçesinde yer almasına karşın tenkis talebi yönünden inceleme yapılmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

3. Kaldırma kararı üzerine İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile saklı pay ihlali olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili, tanıkların müvekkilleri ile husumetli olduğunu, görgüye dayalı bilgilerinin olmadığını, vasiyetnamenin korkutma ile yapıldığını, müvekkillerinin saklı paylarının ihlal edildiğini, tenkis hesabına ilişkin raporların hatalı olduğunu, mirasçılıktan çıkarma koşullarının gerçekleşmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, muayyen mal vasiyeti niteliğindeki vasiyetnamenin mirasçılıktan çıkarma tasarrufu içermediği, vasiyetnamenin iptali sebeplerinin gerçekleşmediği, davacıların açıkça tenkis isteminde bulunmadıkları gibi saklı payların ihlal edildiği gerekçesiyle vasiyetnamenin iptalinin de istenmediği, uyuşmazlığın tenkis davası olarak nitelendirilemeyeceği gerekçeleriyle davanın reddi gerekirken yazılı gerekçeyle karar verilmesinin doğru görülmediği açıklanmak suretiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine, resen gözetilen sebeplerle 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b.2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilerek yeniden hüküm tesisi suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, istinaf başvurusundaki gerekçeleri ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali terditli tenkis istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369, 370, 371 inci maddeleri ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557 ile 560 ıncı maddeleri

2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 33 üncü maddesi şöyledir:
"Hâkim, Türk hukukunu resen uygular."
3. Değerlendirme
Somut olayda, dava dilekçesinde vasiyetnamenin saklı payları ihlal ettiği de ileri sürüldüğünden uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali terditli tenkisi istemine ilişkindir. Buna karşın Bölge Adliye Mahkemesince tenkise ilişkin inceleme yapılmaması ve gerekçenin düzeltilerek yeniden hüküm kurulmasına rağmen İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmaması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Dava vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararı, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak davada tenkis isteğinin de bulunduğu belirtilmek suretiyle bu yönde inceleme yapılmak üzere mahkemeye iadesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bu kez sadece tenkis yönünden inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından; davada tenkis isteği bulunmadığı benimsenmek suretiyle vasiyetnamenin iptali yönünden şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizin sayın çoğunluğu tarafından, davada tenkis isteğinin de bulunduğu için Bölge Adliye Mahkemesince bu yönde inceleme yapılması gerektiği, ayrıca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmadan işin esası ile ilgili karar verilemeyeceği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.

HMK nın 25. maddesinde; hakimin iki taraftan birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamayacağı, HMK nın 26. maddesinde, hakimin taleple bağlı olduğu ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, HMK nın 140/(3). maddesinde ise; ön inceleme duruşmasının sonunda, tarafların sulh veya arabuluculuk faaliyetinden bir sonuç alıp almadıkları, sonuç alamadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğunun tutanakla tespit edileceği, tutanağın altının, duruşmada hazır bulunan taraflarca imzalanacağı ve tahkikatın bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütüleceği hükümleri düzenlenmiştir.

Somut olayda; davacı dava dilekçesinde davayı vasiyetnamenin iptali olarak açtığını belirtmiş, ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali olarak belirlenmiş; taraf vekillerince imzalanan bu tutanağa göre vasiyetnamenin iptali yönünden tahkikat yapılarak hüküm kurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesinin hatalı kararı üzerine mahkemece tenkis incelemesi yapılmış, nitekim tenkis kararını denetleyen Bölge Adliye Mahkemesi tenkis isteminin bulunmadığını belirleyerek işin esasıyla ilgili karar vermiştir.

Taraflar, aralarındaki uyuşmazlığı vasiyetnamenin iptali olarak belirlediklerine göre, HMK nın 25 ve 26 ıncı maddeleri kapsamında istek konusu olmayan, bir başka ifade ile mahkeme önüne getirilmeyen ayrı bir dava niteliğindeki tenkis yönünden temyiz incelemesi yapılarak bozma kararı verilemez. Aksi düşüncede, HMK nın 140/(3) üncü maddesindeki düzenlemenin uygulama imkanı kalmayacağı göz ardı edilmemelidir.

Öte yandan, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından işin esası ile ilgili karar verilen hallerde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerekirken, bu yönde bir karar verilmemesi bozma nedeni ise de, yeniden yargılama yapılması gerektiren bir durum değildir.

Hâl böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesi kararının, İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına ilişkin cümle eklenmek suretiyle düzeltilerek onanması gerektiği kanaatinde olduğum için sayın çoğunluğun bozma yönündeki aksi görüşüne katılmıyorum.