7. Hukuk Dairesi 2023/1944 E. , 2024/2350 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/463 E., 2022/121 K.
DAVA TARİHİ : 07.11.2012
KARAR : Görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine
Taraflar arasındaki asıl davada mahrum kalınan faiz alacağının tespiti, karşı davada ecrimisil ve el atmanın önlenmesi istemleriyle ilgili olarak verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karar; davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı -karşı davalı vekili Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; paydaşı olduğu 1 ada 74 parsel sayılı taşınmazdaki 1/2 payını davalı şirkete satış suretiyle temlik etmesine rağmen bedelin kendisine geç ödendiğini ileri sürerek; geciken dönem için faiz alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı-karşı davacı; bedelin süresinde ödenmesine rağmen ödemenin davacı tarafından kabul edilmediğini belirterek asıl davanın reddini savunmuş; karşı davasında ise, taşınmazın bir bölümünün halen davacı- karşı davalı tarafından kullanıldığını ileri sürerek, el atmasının önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEMECE VERİLEN İLK KARAR
Sakarya Asliye Hukuk Mahkemesinin (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) 14/05/2015 tarihli ve 2012/543 Esas - 2015/428 Karar sayılı kararıyla; asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin, yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 19.03.2019 tarih ve 2018/3168 Esas - 2019/2886 Karar sayılı ilamında; "...Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacı-karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin kaspsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden, reddi gerektiği;
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 1 ada 74 parsel sayılı taşınmazın 1/2 payının davacı adına kayıtlı olduğu, 07.12.2009 tarihli resmi senet ile davacı-karşı davalının tüm payını davalı-karşı davacı şirkete satış suretiyle temlik ettiği, çekişmeli 1 ada 74 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucu bir kısmının 1311 ada 1 parsel sayılı taşınmazda, bir kısmının park ve yolda kaldığı, bir kısmının ise 1 ada 355 parsel sayılı taşınmaz olduğu, karşı davaya konu evin 1311 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunduğunun anlaşıldığı; somut olaya gelince; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, 19.11.2012 ile 07.12.2009 tarihleri arasında belirlenen ecrimisil için; 2012 tarihinde tespit edilen kira bedeline ÜFE artış oranlarının geriye yönelik uygulanması sonucu ecrimisil hesaplandığı, hal böyle olunca; yukarıda yazılı ilkeler gözetilerek, ilk dönem olan 2009 yılı için belirlenen/belirlenecek ecrimisile sonraki dönemler için ÜFE artış oranlarının yansıtılması sonucu tespit edilen ecrimisilin karar altına alınması gerekirken hatalı bilirkişi raporu ile yetinilerek sonuca gidilmesi doğru görülmediği..." gerekçesiyle; davacı-karşı davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine; diğer temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, kabulüyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesince (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla), Verilen Görevsizlik ve Gönderme Kararı:
Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla), 10.09.2021 tarih, 2019/357 Esas - 2021/371 Karar sayılı ilamıyla; "...Somut olayda HSK Birinci Dairesinin 08/07/2021 tarihli ve 568 sayılı müstemir yetkilerin belirlenmesine ilişkin kararı ile Sakarya'da 01/09/2021 tarihinden itibaren asliye ticaret mahkemelerinin kurulup faaliyetine başlamasına karar verildiği, eldeki davanın da Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde belirtilen ticari davalardan olduğu, mahkemenin görevsiz olduğu..." gerekçesiyle; dosyanın görevli ve yetkili Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesine devrine ve gönderilmesine karar verilmiştir.
C. Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesince Verilen Temyize Konu Karar
Gerekçe ve Sonuç:
Yerel mahkeme, başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararında; "... Ticaret Mahkemesinin kurulup faaliyete geçtiği 01/09/2021 tarihinden önce açılmış eldeki davanın yargılamasına, açıldığı Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesince (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) devam edilmesinin gerekip görev hususunun dava şartlarından olduğu ve mahkemece her aşamada re'sen değerlendirilmesi gerektiği..." gerekçesiyle; HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereği görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, karar kesinleştiğinde ve yasal süresi içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli Sakarya 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı-karşı davalı vekili: Dosyanın tamamının ticari hükümlere uygun olarak yeniden incelenmesi için Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli kılınmaları gerektiğini ileri sürerek; hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; asıl davada mahrum kalınan faiz alacağının tespiti, karşı davada ecrimisil ve el atmanın önlenmesi istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Türk Ticaret Kanununun 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” düzenlemesi getirilmiştir.
Bir hukukî işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için, kanunun amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen ve bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Somut olayda; asıl davaya konu talebin Yargıtay bozma ilamı üzerine kesinleşmiş olduğu; karşı davaya konu talebin ise karşı davalının müdahalesinin men'i ve meydana gelen zararı tazmin etmesi istemli olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda taraflar arasında; sözleşmeden veya ticari işten değil, haksız fiilden kaynaklanan haksız işgal tazminatına (ecrimisil) yönelik bir uyuşmazlık bulunduğundan, söz konusu uyuşmazlığın genel mahkemelerden olan asliye hukuk mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!