WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/1927 E.  ,  2024/1687 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1257 E., 2022/2681 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceyhan 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/267 E., 2019/342 K.

Taraflar arasındaki kadastro öncesi yapılan muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Adana ili, Ceyhan ilçesi, ... Mahallesi, 105 parsel sayılı taşınmaz mülkiyetinin davalı ... Hazinesine ait olduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan 1 katlı kargir ev, 1 katlı kargir kerpiç ev, ahır, nar ve çam ağaçlarının 1960'lı yıllarda müvekkillerinin murisi ... tarafından yaptırıldığını ve bunlar dışında ek olarak bahçe duvarı, bahçe kapısı ve demir sürgünün de müvekkillerinin murisi tarafından inşa edildiğini, müvekkillerinin murisi ...'in ölümüne kadar dava konusu yapıları kullandığını ve öldükten sonra da müvekkilleri tarafından kullanılmaya devam edildiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan 1 katlı kargir ev, 1 katlı kargir kerpiç ev, ahır, nar ve çam ağaçlarının mülkiyetinin davacı müvekkillerinin murisi ... tarafından yapılıp intikalen müvekkillere kaldığından, mirasçılık belgesindeki hisseleri oranında müvekkilleri adına tespitine ve tapu kütüğünün beyanlar hanesine şerh düşürülmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların iddialarının ve taleplerinin zamanaşımına uğradığını, dava konusu taşınmazın kadastro tespit çalışmaları sonucu Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ve dava konusu taşınmazın özel mülkiyete konu taşınmazlardan olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesinin 3 üncü fıkrasında, kadastro tespit tutanağında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemeyeceği ve dava açılamayacağı düzenlemesinin yer aldığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde taşınmaz üzerindeki 1 katlı kargir ev, 1 katlı kerpiç ev, ahır, nar ve çam ağaçlarının 1960'lı yıllarda müvekkillerinin murisi ... tarafından meydana getirildiğini belirttiği ve taşınmazın 02.11.1986 tarihinde kesinleşen kadastro işlemi neticesinde davalı ... adına tescil edildiği gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; 1960 yılından bu yana aralıksız ve iyi niyetli olarak zilyetliklerinin devam ettiğini, ayni haklarda hak düşürücü süre ve zamanaşımı söz konusu olmayıp taşınmazın üzerindeki zilyet olunmasının da hak düşürücü süre ve zamanaşımını kestiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın 1 kargir ev, 1 kargir ahır ve 1 kerpiç ev ve arsası vasfında ... adına 02.01.1986 tarihinde mahkeme kararına dayalı olarak tescil edildiği, taşınmazın beyanlar hanesinde "arsa üzerindeki muhdesatın ...'e aittir" şerhinin bulunduğu, davanın kadastro öncesi sebeplere dayalı olup 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 maddesi uyarınca 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, ayrıca muhdesat aidiyeti talebi açısından davacıların güncel bir hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci ve 114/2 nci maddeleri.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 684, 718 inci maddeleri.

3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3 ve 19/2 nci maddeleri,

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.