7. Hukuk Dairesi 2023/1924 E. , 2023/3356 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen asıl davada el atmanın önlenmesi; birleştirilen davada ise ecrimisil, eski hale getirme, tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
1. Asıl davada davacı vekili; müvekkilinin kayden 1/8 oranında paydaşı olduğu 172 parsel sayılı taşınmazın 7/8 payını davalı ...'ın 2008 yılında satın aldığını ve müvekkilinin 40 yıldır sınırları değişmeden kullandığı bölümün bir kısmına hafriyat döküldüğü için kullanamadığını ileri sürerek el atmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
2. Birleştirilen davada davacı vekili; davalı ...'in dava konusu taşınmazın 7/8 payını 2006 yılında satın aldığını, 2007 yılında anılan payı diğer davalı ...'a, ...'un da 2008 yılında davalı ...'a devrettiğini, davalılardan Perihan ile Mustafa'nın kendisinin kullanmış olduğu bölümdeki bir kısım ağaçları söktüğünü ve su tesisatını tahrip ettiklerini, daha sonra da diğer davalı ...'in, kullanmakta olduğu bölüme hafriyat döktüğünü ileri sürerek, taşınmazın eski hale getirilmesi için 7.000,00 TL, zarar gören ağaçlar için 2.000,00 TL ve üç yıldır alamadığı mahsulün bedeli olarak 1.000,00 TL ecrimisilin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda: “…asıl dava bakımından davalı ...'ın çekişmeli taşınmaza herhangi bir müdahalesinin bulunmadığı…” gerekçesi ile davanın reddine, birleştirilen dava yönünden ise; “…davalılar ... ile ...'un taşınmaza herhangi bir müdahaleleri bulunmadığı, diğer davalı ... bakımından iddianın sabit olduğu…” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince: “…Nizip Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen 2007/440 Esas sayılı şuf’a davasının, taşınmazda fiili kullanma biçiminin oluştuğu gerekçesiyle reddedildiği ancak davacının kullanımına bırakılan yerin açıkça tespit edilmediği, fiili kullanımda davacının kullanımına bırakılan bölümün duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması, davalı ... tarafından hafriyat dökülen yerin davacının kullanımına bırakılan bölümün içerisinde kalıp kalmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
3. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
4. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “…dava konusu 172 parsel sayılı taşınmazın 1/8 payının davacı ... adına, 7/8 payının da asıl/birleştirilen davalılarından ... adına tapuda kayıtlı olduğu, birleştirilen dava davalısı ...'in taşınmazdaki 7/8 payını 08/02/2007 tarihinde birleştirilen dava davalısı Perihan Uğur'a, Perihan Uğur'un da 12/02/2008 tarihinde asıl/birleştirilen dava davalısı ...'a satış sureti ile temlik ettiği, Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gerekleri doğrultusunda yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermeye yeterli olmadığı, Mahkemece verilen ilk hükümde, fiili taksim sonucu davacının kullanımında olan alandaki ağaçların davalı ... tarafından sökülmüş olduğu, taşınmazdaki sondaj kuyusunun aynı davalı tarafından tahrip edildiği ve davacıya ait taşınmazın bir kısmının davalı ... tarafından dolgu malzemesiyle doldurulmuş olduğu sabit görüldüğünden davalı ... bakımından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince fiili kullanımda davacının kullanımına bırakılan bölümün duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması, davalı ... tarafından hafriyat dökülen yerin davacının kullanımına bırakılan bölümün içerisinde kalıp kalmadığının belirlenmesi gerektiği belirtilmiş, bozmadan sonra, davalı vekili fiili taksim sınırlarının net olarak belirlenmesi ve ağaçların varlığının ispatı için hava fotoğraflarının dosya arasına alınmasını talep ettiği, Mahkemece, davacıya verilen kesin süre içinde hava fotoğraflarının temini için eksik gider avansı yatırılmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağının bulunmadığı, davacının dava dilekçesinde, tanık, keşif incelemesi, dava konusu yer ile ilişkili olan bir takım dava dosyalarına ve sair delillere dayandığı gibi bozma ilamında da, fiili taksimin sınırlarının net olarak belirlenmesi için hava fotoğraflarının gerekliliğinden açıkça bahsedilmediği, Mahkemece, bozmadan sonra keşif yapıldığı ancak bozma öncesi dinlenen tanıkların bozma ilamı doğrultusunda yeniden dinlenmediği, eldeki delillerin bozma ilamı doğrultusunda yeniden değerlendirilmediği, fiili taksimin sınırlarının belirlenmesi için sadece hava fotoğraflarının delil olarak nitelendirilmesinin yanlış olduğu…” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda: “…dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğunun ileri sürülmüş olduğu, mahkemece keşif icra edilerek fiili taksim hususunda tanıkların dinlenmiş ve beyanlarında paylaşımdan bahsetmiş olmalarına karşın tanıklardan ayrıntılı olarak kimin nereyi kullandığı sorulduğu ancak açıkça bu alanların belli edilemediği, husumet nedeniyle mahalli bilirkişi de bulunamadığı…” gerekçesiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taleplerinin tümünün kabul edilmesi gerektiğini, davanın açıldığı döneme göre karar verilmesi gerektiğini, dava sonrasındaki toplulaştırmanın baz alınmasının hatalı olduğunu savunmuştur.
2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamları öncesi verilen kararların davalılardan Ali Kemal için kesinleştiğini, son verilen kararda ise davalı ... aleyhine hüküm kurulduğunu, davalılardan Mustafa için de fili taksimde bahsedilen sınırların önceki sınırlar olduğunu, toplulaştırmanın baz alınmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin fiili taksime göre kendi alanını kullandığını savunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; asıl davada el atmanın önlenmesi, birleştirilen davada ecrimisil, eski hale getirme ve tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Usuli müktesep hak, bir davada taraflar, mahkeme ve Yargıtay tarafından yapılmış ve istisnalar kapsamında olmayan bir işlemle taraflardan biri lehine doğmuş, uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder.
2. Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararını uymasıyla bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış bir hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli müktesep hak gerçekleşebilir.
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin ise aşağıdaki paragraflar kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince; gerek Yargıtay 8. Hukuk Dairesi gerekse Yargıtay 1. Hukuk Dairesi bozmaları öncesi verilen 02.05.2013 tarih ve 2010/61 Esas, 2013/809 Karar sayılı ilk kararıyla asıl davanın reddine (ki asıl davada davalı ...’dır), birleştirilen davanın ise davalı ... ile ... bakımından reddine, davalı ... bakımından kısmen kabulüne karar verilmiş olup karara karşı yalnız birleştirilen dava davalılarından ... tarafından temyiz isteminde bulunulmuş, davacı tarafça temyiz talebinde bulunulmamıştır. Bu haliyle asıl ve birleştirilen davalar davalısı ... yönünden red hümü ile usulü kazanılmış hak doğmuş olmasına rağmen 11.02.2022 tarihli, temyize konu kararda, (1) No.lu bentte davalı ... aleyhine, el atmanın önlenmesi talebi yönünden hüküm tesis edilmiş olması doğru görülmemiş bu sebeple hüküm bozulmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Yukarıda (1) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. (2) No.lu paragrafta açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
14.06.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!