7. Hukuk Dairesi 2023/1884 E. , 2024/2631 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1841 E., 2022/2935 K.
DAVA TARİHİ : 03.04.2013
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2020/447 E., 2022/123 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince bedel yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin oğlu ile gelini olan davalı arasında boşanma davasının sürdüğünü, müvekkilinin oğlunun boşanma davasından önce 9 parsel sayılı taşınmazda inşaat yapmak üzere davalı adına inşaai faaliyette bulunduğunu, 9 numaralı daireyi müvekkilin hastalığı nedeniyle özel durumuna uygun yapmayı teklif ettiklerini, müvekkilinin kabul ettiğini, müvekkilinin kendisine ait arsa paylı dairesini satış bedelini ödemek için 75.000,00 TL'ye sattığını, satın aldığı taşınmazın tapu kaydının davalı adına kayıtlı olması nedeni ile aynı gün 75.000,00 TL'yi davalının hesabına yatırdığını, davalının boşanma davası açılması ile taşınmazın tapusunu vermeye yanaşmadığını ileri sürerek 9 No.lu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkil adına tapuya kayıt ve tesciline, olmadığı takdirde dava tarihi itibari ile rayiç bedelinin tespiti edilerek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının terditli talebi olan geçersiz sözleşme nedeni ile ödediği 75.000,00 TL’nin dava tarihinde denkleştirici adalet ilkesi gereğince hesaplanan 128.625,31 TL bedel yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından hukuka, kanuna, usule ve hakkaniyete aykırı şekilde davanın kabulüne karar verildiğini, dava dilekçesinin müvekkiline usulüne uygun tebliğ edilmediğini, cevap dilekçelerinin de kabul edilmeyerek Mahkemece adil yargılanma hakkının elinden alındığını, kabul anlamına gelmemekle beraber bir an geçersiz bir sözleşmenin varlığını kabul etmiş olurlarsa dahi davacı tarafından söz konusu dava zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, davacının kötü niyetli olarak davayı eski gelini olan müvekkilini zor durumda bırakmak için açtığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Dairenin önceki inceleme kararı ile taraflar arası sözleşmenin geçersiz sözleşme olduğu belirtilerek davacının verdiği bedeli ispatı halinde sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde talep edebileceği değerlendirilerek kaldırma kararı verildiği, Mahkemece Daire kararı doğrultusunda delillerin toplandığı, davacının 70.000,00 TL ödeme dekontunu sunduğu, dekontta bir açıklama olmamakla birlikte tarafların boşanma gerçekleşmiş ise de gelin ve kayınvalide olmaları nedeniyle tanık dinlendiği, dinlenen tanıkların evin bedelinin davalıya ödendiğini beyan ettikleri, davalının istinaf itirazlarında bu bedelinin davacının villası için aldığı borcun iadesine ilişkin olduğuna dair beyanlarının savunmanın genişletilmesi kapsamında bulunduğu, alınan raporun hükme dayanak olmaya elverişli bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aşamalardaki ve istinaf başvurusundaki savunmalarını tekrarla belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; harici satışa dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Tapulu taşınmazların satışı resmi şekil koşuluna tabi olup, haricen satışı TMK’nın 706, BK’nın 213 (6098 sayılı BK’nın 237 nci), 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89 uncu maddeleri gereğince geçersizdir.
2. Kural olarak, 10.07.1940 tarih, 2/77 ve 07.06.1939 tarih, 1936/31 Esas, 1939/47 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarına göre harici satışın hüküm ifade etmemesi durumunda taraflar verdiklerini geri alabilirler. Bilindiği üzere geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerlerin eksiksiz iadesi denkleştirici adalet düşüncesine dayanır. Denkleştirici adalet ilkesi ise, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri vermek zorunda olduğunu ve eski hale getirmede mal varlığında artış olan tarafın yükümlülüğünün bulunduğunu ifade eder.
3. Ülkemizde yaşanan ve uzun yıllar boyu yüksek oranlarda seyreden enflasyon nedeni ile belli bir miktar paranın verildiği tarihteki alım gücü ile aynı miktar paranın aradan geçen zamana bağlı olarak iade günündeki alım gücünün farklı ve çok daha az olduğu bir gerçektir. Hukuken geçersiz sözleşmeler tasfiye edilirken, denkleştirici adalet kuralı göz ardı edilmemelidir. Davacının harici satış nedeniyle davalı yana bedel ödediğinin kanıtlanması halinde harici satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre tazmini gerekir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!