WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/1878 E.  ,  2024/2030 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2376 E., 2022/1701 K.
DAVA TARİHİ : 26.08.2020
KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve duruşma isteminin davanın niteliği gereği reddi ile Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar murisi ...'ın 01.08.2020 tarihinde vefat ettiğini, müvekkillerinin murisin ilk eşinden çocukları, davalının ise murisin ikinci eşi olduğunu, muris ile davalının evlenmeden önce Almanya ... Konsolosluğu aracılığı ile düzenledikleri 13.03.2018 tarih ve 575 yevmiye numaralı evlilik protokolü mal ayrılığı sözleşmesi ile ölüm sonrası birbirlerine mirasçı olmayacaklarını kabul ettiklerini, davalının bu sözleşme ile miras hakkından feragat etmiş sayılması gerektiğini ancak Yıldızeli Sulh Hukuk Mahkemesinin 11.08.2020 tarihli ve 2020/155 Esas 2020/135 Karar sayılı mirasçılık belgesinde mirasçı olarak yer aldığını, yapılan protokol gereği bunun mümkün olamayacağını belirterek, davalının mirasçı sıfatıyla yer aldığı dava konusu mirasçılık belgesinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.04.2021 tarihli ve 2020/300 Esas, 2021/255 Karar sayılı kararı ile "...miras sözleşmesinin geçerli olması için Türk Medeni Kanununun 545/I maddesi uyarınca resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerektiğini, dava konusu sözleşmenin bu şekil şartına uyularak düzenlenmediğini... sözleşmenin mirastan feragat sözleşmesi olduğu iddiasıyla dava açılmış ise de sözleşmedeki iradenin mirastan feragata yönelik olmadığı, TMK'nın 203 vd. maddelerinde düzenlenen mal rejimi sözleşmesi olduğu, mal rejminin tasfiye usulünün ilgili maddenin devamında düzenlendiği, mal rejimi sözleşmesine dayanılarak davalının murisin mirasçısı olmadığının tespitinin mümkün bulunmadığı..." gerekçeleriyle "... davanın reddine..." karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddine yönelik hükmün ve gerekçenin yerinde olmadığını, müvekkillerinin murisi ile davalı arasında yapılan sözleşmenin evlilik süreci içinde ve ölümden sonrası mevcut haliyle geçerli olduğunu, protokolde eşlerden birinin ölümü halinde diğer eşin evlilik öncesi sahip olduğu menkul, gayrimenkul, mal ve alacaklarından ölüm sonrası miras talebinde bulunulmayacağının taahhüt ve kabul edildiğini, sözleşmenin resmi vasiyetname şeklinde yapılmasının zorunlu olduğu hallerde, edimlerin ifasından sonra şekil eksikliğine dayanarak geçersizliğin ileri sürülemesinin TMK'nın 2 inci maddesinde yer alan dürüstlük kuralına uygun olmayacağını, sözleşmenin kanunun aradığı mahiyette mirastan feragat sözleşmesi niteliği taşımadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olmasının davacıların haklarını elde etmelerini açık bir şekilde engellediğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2022 tarihli ve 2021/2376 Esas, 2022/1701 Karar sayılı kararı ile "... davalının muris ile yapmış olduğu evlilik protokolü gereğince evlilik sonrası edinilecek taşınır ve taşınmaz mallardan feragat etmediğinin anlaşıldığı... sözleşmenin 13.03.2018 tarihinde, evliliğin ise 06.07.2018 tarihinde gerçekleşmiş olduğu... sözleşme tarihi itibarı ile de davalının mirasçı sıfatının olmadığı .... sözleşmenin şekil açısından da TMK'nın 528. maddesi anlamında bir feragat sözleşmesi olmadığı, öte yandan doğmamış haktan feragat edilemeyeceği (evlilik olmadan miras hakkından feragat edilemeyeceği), bu beyana hukuki sonuç bağlanamayacağı... davanın reddine yönelik verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu..." gerekçeleriyle "... istinaf başvurusunun esastan reddine..." karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV.C) bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlere dayalı olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 203, 528, 545 inci maddeleri

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.