WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/1854 E.  ,  2023/2552 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen el atmanın önlenmesi ve yıkım istemi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; kayden malik olduğu 198 ada 46 parsel sayılı taşınmaza davalıların ev yapmak suretiyle müdahale ettiklerini, Kars Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/27 D.iş sayılı dosyası ile müdahalenin tespit edildiğini ileri sürerek el atmanın önlenmesi ile yapıların yıkımına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar, şehir planlama ve kadastro çalışmalarında yapılan hata neticesinde yapıların tecavüzlü göründüğünü, taşınmazlarını kullandıklarını, haksız müdahalenin söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.05.2014 tarih ve 2011/520 Esas, 2014/288 Karar sayılı kararıyla; fen bilirkişilerinin 26.07.2011 ve 19.11.2012 havale tarihli raporlarına ekli krokilerde A1, A2 alanlarına davalı ...’in; C1, C2 alanlarına davalı Eyüp’ün; D1, D2 alanlarına davalı ...’ın müdahalelerinin men'ine; A2, C1, C2, D1 ile gösterilen yapıların yıkımına, B harfi ile gösterilen yol ile E harfi ile gösterilen cami bahçesi hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalılar temyiz isteminde bulunmuşlardır.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 29.11.2017 tarih ve 2017/4786 Esas, 2017/6889 Karar sayılı ilâmında; 198 ada 45 ve 46 parsel sayılı taşınmazların imar öncesi tapu kayıtlarının ve tüm tedavüllerinin getirtilerek taşkınlığın imar uygulaması ile oluşup oluşmadığının, davalıların imar uygulamasından önce korunmaya değer bir hakkının olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, taşkınlık imar uygulaması ile oluşmuşsa ve davalılar korunmaya değer bir hakka sahipse taşkın kısmın yıkılması hâlinde binanın tümü yıkılacaksa tümünün değeri, aksi hâlde taşkın kısmın değeri saptanarak, bu bedel mahkeme veznesine depo edildikten sonra el atmanın önlenmesi ve yıkım kararı verilmesi, taşkınlık imar uygulaması ile oluşmamışsa ya da davalılar imar öncesi korunmaya değer bir hakka sahip değilse, bedel depo edilmeksizin el atmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesi gerektiği belirtilerek eksik araştırma ve inceleme yapıldığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında hükme esas alınan bilirkişi raporuları doğrultusunda; zeminde mevcut taşkınlığın imar uygulaması ile oluşmadığı ve dolayısıyla davalıların imar öncesi korunmaya değer haklarının bulunmadığı anlaşılmakla, bozma ilâmı uyarınca yıkıma konu yapılar için bedel depo edilmeksizin el atmanın önlenmesi ve yıkım isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişi raporunda A1, A2 olarak gösterilen alanlara davalı ...’in; C1, C2 alanlarına davalı Eyüp’ün; D1, D2 alanlarına davalı ...’ın müdahalelerinin men'ine; A2, C1, C2, D1 ile gösterilen yapıların yıkımına, B ve E harfleriyle gösterilen alanlar yol ve cami bahçesi olduğundan bu alanlar yönünden davalıların pasif husumetlerinin (davalı sıfatlarının) bulunmadığı değerlendirilerek "B" ve "E" harfleriyle gösterilen bölümlere ilişkin açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazın müvekkili tarafından mevcut durumu ile satın alındığı ve iyi niyetli malik olarak 30 yılı aşkın bir süredir kullanıldığını, yargılama aşamasında müvekkilin kötü niyetli olduğunu ispata yarar herhangi bir delilin dosya içerisine girmediğini, müvekkiline ait yapının davacıya ait parsele tecavüzlü görünmesinin sebebinin Belediye Başkanlığı ve ilgili kamu kuruluşları tarafından yapılan imar ve parselasyon çalışmaları olduğunu, yapılan imar ve parselasyon çalışmaları neticesinde dava konusu parselin de içerisinde bulunduğu bölgenin tamamında kayma ve kağıt üzerinde parsellerin yer değiştirmesi şeklinde aksaklılıklar meydana geldiğini, müvekkilinin kendi kusuru olmaksızın meydana gelen bu durum nedeniyle müvekkiline ait yapının kâl'ine karar verilmesinin hukuka ve hakkaniyet aykırı bir durum oluşturduğunu, yargılama sırasında icra edilen keşif ve sonucunda alınan bilirkişi raporları ile yıkımın fahiş zarara neden olacağının saptandığını ve tecavüzlü alanın müvekkiline satış yoluyla hükmen tescili taleplerinin dikkate alınmadığını, gerekçeli kararda da fahiş zarar nedeniyle hükmen tescil taleplerinin kabul edilmeme nedenlerine değinilmediğini, ayrıca kendi kusuru ile meydana gelmemiş bu durum nedeniyle yıkım kararı verilecek olsa dahi müvekkiline ait muhdesatın bedelinin ödenmesi gerektiği ancak, bu hususun da Mahkeme tarafından dikkate alınmadığını ve müvekkilin mağduriyetine neden olunduğunu, müvekkilinin iyi niyetli olduğunu ve meydana gelen kaymadan kendi sorumluluğu bulunmayan müvekkili hakkındaki kararın temyizen incelenerek bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili; parselasyon planlarının yanlış düzenlenmesinden kaynaklı davacı taşınmazına müdahale oluştuğunu, Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini belirterek hükmün bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve yıkım istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılıTürk Medeni Kanunu'nun 683 üncü maddesi,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 684 üncü hükmü gereğince ise; taşınmazın üzerindeki yapılar zeminin mülkiyetine tâbi olup zeminde pay sahibi olan kişilerin anılan düzenleme gereği yapıda da hak sahibi bulundukları (diğer bir deyişle yıkım istekli davalarda husumetin, yıkılması istenilen ve mütemmimcüz niteliği taşıyan binanın yer aldığı taşınmaz maliklerine yöneltilmesi gerekeceği) tartışmasızdır.

3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun (13.6.1984 tarih ve 1982/358 Esas, 1984/710 Karar sayılı; yine 26.10.2005 tarih ve 2005/14-587 Esas, 2005/609 Karar sayılı, 2010/4-4 Esas, 2010/56 Karar sayılı) ilâmlarında açıklandığı üzere el atmanın yanı sıra yıkım ve temliken tescil isteminin de söz konusu olduğu hâllerde tüm maliklerin karşılıklı olarak davada yer almaları gereklidir.

3. Değerlendirme
1. Tapu kayıtlarına göre; dava konusu 198 ada 45 parselin 22/a uygulaması gördüğü ve parsel numarasının 198 ada 65 parsel olarak değiştiği, yıkım istekli davalarda, yıkılması istenen ve mütemmim cüz niteliği taşıyan binanın, ana nüvesinin yer aldığı taşınmaz maliklerinin tümünün davada yer alması zorunlu olduğu hâlde, 198 ada 65 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından Caner Artuk'un davada yer almadığı anlaşılmıştır. Bu kişiye usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma günü tebliği ile davada taraf olması sağlanmalıdır.

2. Taraf teşkili tam olarak yerine getirildikten sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik taraf teşkiliyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.