7. Hukuk Dairesi 2023/1801 E. , 2023/2430 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Tire 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; dava konusu 589, 230 ve 231 parsel sayılı Hazine'ye ait taşınmazların davacıların murisi ... .... tarafından ölene kadar kullanılageldiğini, onun ölümünden sonra ise tüm mirasçıların beraber kullandıklarını, her yıl Hazineye yatması gereken paraları davalının davacılardan topladığını, kendisinin götürüp yatırdığını, makbuzları daha sonra davalının kendi lehine kullanıp Hazine'den taşınmazları satın aldığını açıklayarak davalı adına olan tapu kayıtlarının miras payları oranında iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; üç (3) adet taşınmazın evveliyatında bütün iken davalının 1972 yılında askerden gelince bunları kullanmaya başlayıp ecrimisil bedellerini ödediğini, 4070 sayılı Yasa'ya dayalı olarak taşınmazları Hazine'den satın aldığını, davacıların taşınmazlarda hiçbir haklarının olmadığını ve davalının zilyet olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2015/6 Esas, 2016/131 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 30.06.2020 tarihli ve 2017/10694 Esas, 2020/4190 Karar sayılı ilamında; “... dava konusu edilen 230 parsel, 231 parsel ve 589 parsel sayılı taşınmazlar 4070 sayılı kanun hükümlerine göre doğrudan satışı yapılarak davalı adına tescil edilmiştir. Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de dosya kapsamı incelendiğinde ret kararının yerinde olmadığı anlaşılmaktadır. İdare'nin, 4070 sayılı Yasa'ya göre satış için davalının taşınmazları 31.12.2002 öncesi beş yıl kullanımı olup olmadığı hususundaki tespiti ecrimisil ihbarnamalerinden kaynaklanmaktadır. Davacılar, ecrimisil paralarını davalının yatırdığını kabul etmekle birlikte ecrimisil yatırması için davalıya para gönderdiklerini ve kanunun aradığı şart olan kullanımın ise taraflarca ortak olduğunu sadece davalı tarafından taşınmazların kullanılmadığını iddia etmiştir.
Dosya kapsamında bilgi, belge, tarafların ortak murisi ....'nın 27.01.1973 tarihinde vefatı, 230 parsel sayılı taşınmaz için ... ... mirasçıları olan iş bu eldeki dosyanın davacıları ve davalısı tarafından açılan tesbite itiraz davası hakkında verilen Tire Tapulama Mahkemesinin 1983/3 Esas ve 1985/5 Karar sayılı ilam içeriği, 231 parsel sayılı taşınmazla ilgili Tire Asliye Hukuk Mahkemesinin 1974/134 Esas ve 1974/179 Karar sayılı ilam içeriği, 230 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı beyanlar hanesinde davacılar ve davalıya ait ağaçlara dair şerh, 589 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı beyanlar hanesindeki tarafların ortak murisi ...'ya ait zeytin ağaçlarında dair şerh ve davacılarında taşınmazları kullandıklarını belirtir her iki taraf tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davalının köyde ikamet ettiği ve taşınmazları kullandığı sabit ise de bu kullanıma konu taşınmazların tarafların ortak murisinden kaynaklandığı ve davalının taşınmazları tek başına değil diğer mirasçı davacılarla birlikte kullandığının kabulü gerekir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken delillerin yanılgılı değerlendirilmesiyle davanın reddi hatalı olmuştur. Davacı tarafa, üç parça taşınmazın satın alımı için İdare'ye davalı tarafından ödenmek zorunda kalınan bedelden miras payı oranlarına göre hisselerine düşen meblağı mahkeme veznesine depo etmeleri için süre ve imkan tanınmalı, sonucuna miras paylarına oranında davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tescile karar verilmelidir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Karar Düzeltme Kararı
1. Yargıtay Dairesinin yukarıda belirtilen ilamına karşı süresi içinde davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 01.04.2021 tarihli ve 2020/3680 Esas, 2021/3043 Karar sayılı ilamında; davalı vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin reddine, “...30.06.2020 tarihli bozma ilamında davalı tarafından İdare'ye ödenen bedelden miras payı oranlarında davacıların mahkeme veznesine depo etmesi gerektiği belirtilmiş ise de, idareye ödenen bedelinin aynen dikkate alınması, ülkemizde yaşanan ve uzun yıllar boyu yüksek oranlarda seyreden enflasyon nedeni ile belli bir miktar paranın verildiği tarihteki alım gücü ile aynı miktar paranın aradan geçen zamana bağlı olarak iade günündeki alım gücünün farklı ve çok daha az olduğundan denkleştirici adalet düşüncesine aykırı olur. O halde, Mahkemece, üç parça taşınmazın satın alımı için İdare ye davalı tarafından ödenmek zorunda kalınan bedel, uyarlama ve denkleştirici adalet kuralları gözönünde bulundurularak belirlenmeli, bu bedelden davacıların miras payı oranlarına göre hisselerine düşen meblağın mahkeme veznesine depo etmeleri için süre ve imkan tanınmalı, sonucuna miras payları oranında davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tescile karar verilmelidir...” gerekçesiyle davalı vekilinin karar düzeltme itirazlarının kısmen kabulüne, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 30.06.2020 tarihli ve 2017/10694 Esas, 2020/4190 Karar sayılı bozma ilamında yer alan ''...bedelden...'' yönünden kaldırılmasına, yerine ''...bedelin uyarlama ve denkleştirici adalet kuralları göz önünde bulundurularak belirlenerek...'' ibaresinin yazılmasına, ilgili ilamının bu şekilde düzeltilmesine ve Yerel Mahkeme hükmünün ilaveli değişik gerekçeyle bozulmasına karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında (özetle);
1. Tarafların ortak murisi ... ...'nın 27.01.1973 tarihinde vefatı, 230 parsel sayılı taşınmaz için ... ... mirasçıları olan iş bu eldeki dosyanın davacıları ve davalısı tarafından açılan tespite itiraz davası hakkında verilen Tire Tapulama Mahkemesinin 1983/3 Esas ve 1985/5 Karar sayılı ilam içeriği, 231 parsel sayılı taşınmazla ilgili Tire Asliye Hukuk Mahkemesinin 1974/134 Esas ve 1974/179 Karar sayılı ilam içeriği, 230 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı beyanlar hanesinde davacılar ve davalıya ait ağaçlara dair şerh, 589 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı beyanlar hanesindeki tarafların ortak murisi ...'ya ait zeytin ağaçlarında dair şerh ve davacıların da taşınmazları kullandıklarını belirtir her iki taraf tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davalının köyde ikamet ettiği ve taşınmazları kullandığı sabit ise de bu kullanıma konu taşınmazların tarafların ortak murisinden kaynaklandığı ve davalının taşınmazları tek başına değil diğer mirasçı davacılarla birlikte kullandığının kabulü gerektiği,
2. Üç parça taşınmazın satın alımı için İdareye davalı tarafından ödenmek zorunda kalınan bedelin, uyarlama ve denkleştirici adalet kuralları gözönünde bulundurularak ek bilirkişi raporu ile belirlendiği,
3. Davacıların miras paylarına düşen kısmını mahkeme veznesine depo ettirdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 589, 230 ve 231 parsel sayılı taşınmazların davalı adına olan kaydının davacıların miras payı oranında iptali ile davacılar adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline, karar kesinleştiğinde depo edilen miktarın nemasıyla birlikte davalıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde (özetle),
1. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamı yerinde olmadığı gibi karar düzeltme kararının da yerinde olmadığını,
2. Dava konusu taşınmazların bedelleri Maliye Hazine'sine ödenerek satın alındığını,
3. Satın almadan çok sonra açılan bu davanın usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini,
4. Bozma ilamında çelişki yaratıldığını,
5. Maliye Hazinesi tarafından yapılan tebligatlara rağmen davacıların taşınmazları satın almak için süresinde başvuru yapmadıklarını, buna karşın hatalı şekilde hak sahibi yapıldıklarını,
6.Güncel değerinin belirlendiği 2022 yılı bahar aylarında bu üç taşınmazın piyasa değerinin yaklaşık 1.800.000,00 TL olduğunu,
7. Taşınmaların değerleri ve değer artışlarının hesaplamada nazara alınmadığını,
8. Bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın yanlış ve yetersiz olup itirazlarının gözönünde bulundurulmadığını ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 4070 sayılı Yasa gereği yapılan satış ile davalı adına kaydedilen taşınmazların tapu kayıtlarının davacıların payına düşen oranda iptali ile adlarına tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
2. 4070 sayılı Hazineye Ait Arazilerin Satışı Hakkında Kanun’nun 1 nci maddesi, 2 inci maddesi, 7 inci maddesi, 8 inci maddesi ve 10 uncu maddesi,
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!