7. Hukuk Dairesi 2023/1768 E. , 2024/2138 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2345 E., 2023/225 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2012/624 E., 2022/205 K.
Taraflar arasındaki gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; Sapanca ...Köyü, Cilt:5, Sayfa:4, 36-37 kariyede ve aynı yerde Cil:8, Sıra:13, Sayfa:4, 13 kariyedeki taşınmazların mülkiyetinin davalıların mirasbırakanı olan ...'a ait olduğunu, müvekkilinin mirasbırakan Vasfiye'nin bir kısım mirasçılarından miras paylarını 09.08.1990, 14.06.1994, 02.10.1990, 22.10.1990 ve 13.06.1994 tarihli noterde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri ile satın aldığını, ancak bu zamana kadar intikal ve devir işlemlerinin yapılmadığını, bu nedenlerle tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline, bu talepleri kabul görmez ise; tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar vekili; zamanaşımı süresinin geçtiğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın tapu iptali ve tescil talebinin ifa imkansızlığı nedeniyle reddine, kademeli talep olan tazminat talebinin de taşınmazların belirsizliği ve zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, davanın dayanağı olan Osmanlıca tapu kayıtlarının tercümelerinin yaptırıldığını, yapılan bilirkişi araştırmasında; tapu kayıtlarının tedavül görmediğinin anlaşıldığını, dava konusu satış vaadi sözleşmelerinin yapıldıkları tarihte ifasının imkan dahilinde olduğunu, davalıların gelinen aşamada ifa imkansızlığından bahsetmelerinin haksız olduğunu, tedavül görmeyen ve kadastro tutanağı düzenlenmeyen dava konusu taşınmaz satış vaadi sözleşmelerine konu taşınmazlar için gerek ifa imkansızlığından gerekse zamanaşımından söz etmenin mümkün olmadığını, tercüme edilen tapu kayıtlarının keşif sırasında fiilen zemine uygulanmaya çalışıldığını, ancak mahalli bilirkişi temininde yaşanan sorun nedeniyle eski tapu kayıtlarının zemine uygulanamadığını, keşif sırasında davacı asilin el yordamı ile taşınmazları gösterdiğini, buna göre keşif yapılıp bilirkişi raporu alındığını, mahkemece yapılacak işin, Osmanlıca kök tapu kayıtlarının fiilen zemine uygulanması ve yerlerinin tam olarak tespitinden ibaret olduğunu, kök tapu kayıtları tedavül görmediği için kendilerinin kök taşınmaz sınırlarına ve parsel numaralarını bilmelerinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle mahkemece eksik araştırma sonucunda yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, kaldı ki; kademeli talep olan tazminat talepleri yönünden mahkemece inceleme yapılmadığını, bu nedenlerle mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın dayandığı eski tapu kayıtları kadastro sırasında revizyon görmediğinden ve davacı tarafça açıkça güncel durum itibariyle dava konusu parseller kadastro görmüş ise, hangi parseller olduğu bildirilmediğinden, davacının dayandığı satış vaadi sözleşmelerinin ifa olanağının en başından beri hiç bulunmadığı gerekçesiyle davacı tarafın asli talebi olan tapu iptali ve tescil yönünden davanın reddine yönelik verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı, davacı tarafın kademeli talebi olan tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise; tazminat talebinin 10 yıllık genel zamanaşımı hükümlerine bağlı olup zamanaşımı süresinin başlangıcı tapuda ferağ verilmeyeceğinin anlaşıldığı tarih olduğundan, taşınmaz satış vaadi sözleşme tarihlerinin 1990 ila 1994 yıllarına ait olduğundan, tesis kadastrosunun 1960 yılında kesinleşmesi ve eldeki davanın 2012 yılında açılması nazara alındığında; tazminat talebinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenleri tekrar ederek temyiz teminde bulunmuş, kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706 ve 716 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 29 ve 237 inci maddeleri, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!