7. Hukuk Dairesi 2023/1760 E. , 2024/2162 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/824 E., 2023/212 K.
DAVA TARİHİ : 01.07.2019
KARAR : Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/332 E., 2022/21 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalıların, müvekkilinin çocukları olduğunu, 2348 numaralı parselin davacının muris babasından tüm mirasçılarına intikal ettiğini, muris ... ... mirasçıları arasında anlaşma yapıldığını ve muristen kalan davaya konu bu taşınmazın davacıya ait olmasının kararlaştırıldığını, taşınmazın müvekkiline verilmesinin kararlaştırılmasına rağmen borçları nedeni ile elden çıkmamasını temin amacı ile taşınmazdaki miras nedeni ile oluşan hisselerin müvekkilinin davalı oğullarına devrinin sağlandığını, anlaşmaya göre borçlar bittikten sonra taşınmazın sonradan müvekkiline tapuda tekrar devrinin kararlaştırıldığını, ancak davalıların taşınmazı devretmekten kaçındıklarını, taşınmazın devrinin muvazaalı olduğunu, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılara velayeten anneleri ... ... cevap dilekçesinde özetle; davacı ile aralarında derdest boşanma davası olduğunu, mahkemece davalı çocuklarının velayetinin kendisine verildiğini, davacı tarafından davalılara yapılan bir devir bulunmadığını, davacının kendisinin boşanmadan vazgeçmesi amacı ile ve maddi yönden kendisi ile çocuklarını zarara uğratmak kastı ile bu davayı açtığını, davacının kendi muvazaasına dayanamayacağını belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, davaya konu devir işleminin inançlı işlem hükmünde olmadığını, inançlı işlemden söz edebilmek için devir işleminin müvekkili tarafından yapılması gerektiğini, devir işleminin muvazaalı olarak yapıldığını, işlemin tarafları açısından müvekkilinin üçüncü kişi konumunda olduğu bu nedenle muvazaa iddiasının tanıkla ispatının mümkün olduğunu, dosya sundukları 08/10/2018 tarihli mirasçılar arasındaki miras taksim sözleşmesi dikkate alındığında muvazaa olgusunun yazılı delil ile de ispatlandığını, müvekkilinin davalıların babası olduğundan muvazaa iddiasının tanık dahil her türlü delil ile ispatının mümkün olduğunu, tapudaki devir tarihi itibari ile davalıların henüz reşit olmadıklarını, müvekkilinin reşit olmayan çocukları ile bir sözleşme yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesindeki başvuru nedenleriyle hükmü temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 202, 225 vd. maddeleri ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 26 ncı maddesi 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2015 tarihli ve 2014/14-516 Esas, 2015/2838 Karar.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Somut olayda; gerek İlk Derece Mahkemesinin, gerekse Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçesinde belirtildiği üzere davacının, davalılar ile arasındaki inanç ilişkisini kanıtlayabilecek delilleri yargılamada sunamadığı anlaşılmaktadır.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!