WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/1723 E.  ,  2024/1942 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1777 E., 2022/2475 K.
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/572 E., 2019/234 K.

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... mirasçıları ... ve diğerleri vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından davaya konu taşınmazın 09.05.2005 tarihli sözleşme ile ...'den 50.000,00 TL bedelle satın alındığını, ... tarafından dava konusu taşınmaz satılırken diğer davalı ... ile imzalanan 15.03.2002 tarihli sözleşmenin gösterildiğini, davacı tarafından sözleşmelere güvenerek dava konusu taşınmazın satın alındığını belirterek davalı ... adına kayıtlı bulunan taşınmaza denk gelecek arsa payının tapuda iptaline ve davacı adına kayıt ve

tesciline, tapu iptali ve tescil talebi kabul edilmediği takdirde, her iki davalının müşterek hareketi ile zarara uğrayan davacının uğradığı zararın dava konusu taşınmazın dava tarihindeki rayiç değer olarak
kabulü ile tespit edilecek bedelinin dava tarihinden itibaren ve davacının malik sıfatıyla hareket etmesi nedeniyle taşınmaz için yaptığı 2.840,00 TL harcamanın da ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalılardan ...'ye 09.05.2005 tarihinde dava konusu taşınmazın bedeli olarak davacı tarafından 50.000,00 TL ödenmesi nedeniyle davacının uğradığı zarara yönelik olarak 50.000,00 TL'nin öncelikle ödeme tarihi olan 09.05.2005 tarihinden bu mümkün değilse dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı tarafından sözleşme imzalanırken taşınmazın tapuda diğer davalı adına kayıtlı olduğu ve kooperatiften kaynaklı bazı sebeplerden dolayı taşınmazın adına tescil edilemediğinin bilindiğini, satım hususunda bir ihtilaf olmadığını, davacı tarafça 09.03.2005 tarihinden itibaren taşınmazın kullanıldığını, satıcı olarak hukuki sorumluluğunun olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı ... yargılama sırasında ölmüş, mirasçılarına usulüne uygun tebligat yapılmasına karşın davaya cevap vermemişlerdir.

3. Feri Müdahil ... feri müdahil dilekçesinde; davaya konu taşınmazın 03.06.2014 tarihinde davalı ...'den satın alındığını, davacının mülkiyet iddiası nedeni ile davalı yan lehine davaya müdahil olmayı talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalılar arasında 15.03.2002 tarihli adi yazılı sözleşme imzalandığı, akabinde ... tarafından taşınmazın davacı ...' e 09.05.2005 tarihli adi yazılı sözleşme ile satıldığı, resmi şekilde yapılmayan bu sözleşmelerin geçerli olmadığı, geçerli olmayan sözleşmeler uyarınca tarafların sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince verdiklerini karşılıklı olarak iade etmeleri gerektiği, bu amaçla davalı ve sözleşmenin tarafı olan ...'nin isticvabına başvurulduğu, isticvap gereğince sorulara cevap vermediği bu halde davacının 50.000,00 TL' lik ödemesini kabul etmiş sayıldığı, sözleşmenin resmi şekilde yapılmaması nedeni ile tapu iptali ve tescile ilişkin talebinin reddine, bu durumda sebepsiz zenginleşme hükümleri nazara alınarak denkleştirici adalet ilkesi gereği dava tarihi itibariyle belirlenen miktar olan 133.931,11 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... mirasçıları ... ve diğerleri vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... mirasçıları ... ve diğerleri vekili istinaf dilekçesinde özetle;
davacının dayandığı sözleşmenin 09.05.2005 tarihli sözleşme olup ... ile davacı arasında yapıldığını, davalı ...'nın sözleşmeye taraf olmadığını, bu nedenle sebepsiz zenginleşme uyarınca sorumlu tutulamayacağını, davacıdan ödeme alınmadığını, keza sözleşmede bedelin ne kadar olduğunun belirtilmediğini, sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tapu iptali ve tescil istemine konu A1 Blok, 11 numaralı dairenin 09.05.2005 tarihli satış devri başlıklı harici satış sözleşmesi ile davacıya davalılardan ... tarafından satıldığı, davalı ...'in davacı ile yapılan sözleşmenin tarafı olmadığı, davalı ... tarafından davaya konu dairenin 15.03.2002 tarihli sözleşme ile haricen diğer davalı ...'ye satılmış olmasının davacıya davalı ...'den satış bedelini isteme hakkı veremeyeceği, haricen satın alma sebebiyle ancak sözleşmenin tarafları lehine kişisel hak doğacağı ve bu kişisel hakkın sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişilere karşı ileri sürülme imkanının da bulunmadığı, davalı ... mirasçıları yönünden alacak davasının reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında tapu iptali ve tescil davasının reddine, davacı tarafından davalı ... mirasçıları aleyhine açılan alacak davasının reddine, davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan alacak davasının kabulüne, 133.931,11TL’nin 25.09.2014 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'den tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; öncelikle davalı ... adına olan tapunun iptali ile adına tescil kararı verilmesi gerektiğini, bedelin ödendiğini, taşınmazın fiilen devredildiğini, tescil işleminin uzun süre yapılmadığını, artık şekil eksikliğinin ileri sürülemeyeceğini, tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde haksız fiilden kaynaklı zararın tazmininin davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edildiğini, davalıların müşterek hareketleri ile zarara uğratıldığını belirterek kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 706 ncı maddesi.

3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 77 ve devamı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.