WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/1713 E.  ,  2024/1852 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2007/643 E., 2010/932 K.
KARAR : Usulden ret

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.08.2016 gününde verilen dilekçe ile yargılamanın iadesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın usulden reddine dair verilen 13.02.2018 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş, Dairemizce kararın istinaf incelemesinin Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından yapılması zorunlu olduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 343. maddesi uyarınca gereği yapılmak üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince, dava dilekçesi Mahkemenin 2007/643 E. ve 2010/932 K. sayılı ilamı bakımından temyiz dilekçesi olarak kabul edilerek, değerlendirilmek üzere kül halinde dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.

Süresinde olduğu anlaşılan dilekçenin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR
Dava, ortaklığın giderilmesi davasında davanın kabulüne dair verilen karara karşı yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.

Davacı vekili; Kırıkkale 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 13.10.2010 günlü ve 2007/643 E., 2010/932 K. sayılı ilamı ile davaya konu 178 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verildiğini, kararın taraflarca temyiz edilmemesi üzerine 18.01.2011 tarihinde kesinleştiğini, davacının murisi ...'in isminin tapu kaydında "...:oğlu" olarak geçtiğini, davacının murisine usule uygun tebligat yapılamadığından, kimlik bilgileri ve adresinin tespit edilemediğinden bahisle Kırıkkale Defterdarının davacının murisine kayyım olarak atanmasının hukuka aykırı olduğunu, taşınmazın satışının da yapıldığını ileri sürerek; yargılamanın iadesi taleplerinin kabulü ile Kırıkkale 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 13.10.2010 tarih 2007/643 E. - 2010/932 K. sayılı ilamı ile verilen hükmün iptaline karar verilmesi talep etmiştir.

İlk Derece mahkemesi 13.02.2018 tarih, 2016/1316 E. - 2018/185 K. sayılı kararıyla; yargılamanın iadesi isteminin aktif husumet yokluğundan reddine, esas mahkeme kararının mahiyeti gereği yargılamanın iadesi talebinin dava dilekçesinin temyiz dilekçesi olarak kabulü ile 2007/643 E. - 2010/932 K. sayılı ilamının ilgili Yargıtay Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Davacı vekili, istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesince verilen 30/05/2019 tarih, 2019/1497 E. - 2019/1209 Karar sayılı kararla; "..İncelenen mahkeme kararının esasına ilişkin karar 13.10.2010 tarihinde verildiğinden başvurulan kanun yolu incelemesinin Yargıtay tarafından yapılması gerektiği, bu nedenle usulüne uygun temyiz dosya gönderme formu düzenlenmesi temyiz ve başvurma harcı da ikmal edildikten sonra 5236 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda düzenlenen temyiz hükümlerine göre temyiz incelemesi yapacak olan Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine gönderilmesi hususunda gereği yapılmak üzere, dosyanın Kırıkkale 1. Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine..." oy birliği ile karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi Dairesince verilen 30/05/2019 tarihli karar üzerine, İlk Derece Mahkemesince eksik hususlar ikmal edildikten sonra dosya, temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize göndermiştir.

Dairemizce yapılan inceleme neticesinde 25.10.2021 tarih, 2021/388E - 2021/2244 K sayılı ilamla;

"...Yargılamanın yenilenmesi, yargılama hataları ve noksanlarından dolayı, maddi anlamda kesin hükmün bertaraf edilmesini ve daha önce kesin hükme bağlanmış olan bir dava hakkında yeniden yargılama ve inceleme yapılmasını sağlayan olağanüstü bir kanun yoludur.

Gerek Yargıtay kararlarında gerekse doktrinde yargılamanın yenilenmesi daha çok yeni bir dava olarak kabul edilmektedir. Yargılamanın yenilenmesi sonucu verilen karar eski hükmü kaldırdığından geçmişe etkili yenilik doğuran bir karardır. Kural olarak yargılamanın yenilenmesine kararın tarafları başvurabilir. Yargılamanın yenilenmesi olağanüstü bir kanun yolu olsa da, bir üst yargı organından değil aynı mahkemeden talep edilmektedir.

Yargılamanın yenilenmesi talebi bir dava olarak açılıp görüldüğünden, dava hakkında mahkemenin verdiği karara karşı süresi içinde diğer koşulların da bulunması halinde olağan kanun yollarına başvurulabilir.

Yapılan tüm bu açıklamalar doğrultusunda yargılamanın yenilenmesinin bir dava olduğu ve davanın açıldığı tarihte geçerli olan usul hükümlerinin uygulanacağı sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu durumda bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başladığı tarihten sonra verilen, yargılamanın yenilenmesine ilişkin kararlara karşı ilk kanun yolu denetimi istinaf olup incelemekle görevli mahkeme bölge adliye mahkemesidir.

Somut uyuşmazlıkta, incelemeye konu yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin mahkeme kararı ise, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20/07/2016 tarihinden sonra olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341. maddesi gereğince kanun yolu olarak öncelikle istinaf yoluna tâbi bulunmaktadır.

Buna göre kararın istinaf incelemesinin bölge adliye mahkemeleri tarafından yapılması zorunlu olduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 343. maddesi uyarınca gereği yapılmak üzere dosyanın bölge adliye mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle; dosyanın görevli ve yetkili Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Dairesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmiş ve İlk Derece Mahkemesi tarafından dosya ikinci kez Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesince verilen 24/03/2022 tarih, 2022/91 E. - 2022/731 K. sayılı kararla; "...Mahkeme gerekçesinde ve hükümde "davacının taleplerinin taraf teşkilindeki eksikliklere yönelmiş olması ve taraf teşkilinin sağlanmamış olmasının yargılamanın mahiyeti itibarı ile kararın kesinleşmesini engelleyeceği, bu durumda yargılamanın iadesi değil kararın üst mahkemece bozulmasının talep edilebileceği, zira kesinleşmiş bir mahkeme kararından bahsedilemeyeceği, bu durumun hukuki dinlenilme hakkı ile daha uyumlu olduğu gerekçeleri ile dava dilekçesi Mahkemenin 2007/643 E. ve 2010/932 K. sayılı ilamı bakımından temyiz dilekçesi olarak kabul edilmiş ve değerlendirilmek üzere kül halinde dosyanın Yargıtay İlgili Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verildiği ve yargılamanın yenilenmesine konu Kırıkkale 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/643 E. 2010/932 K. sayılı kararın karar tarihinin 13.10.2010 olduğu anlaşıldığından, 2007/643 E. 2010/932 K. sayılı gerekçeli kararın davacıya tebliği ile temyiz harç ve masraflarının yatırılmasından sonra temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderilmesi gerektiği anlaşıldığından dava dosyasının yerel mahkemesine geri çevrilmesine..." dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verilmiştir.

İncelenen dosya kapsamına göre;

Öncelikle İlk Derece Mahkemesince yapılan incelemeyle ilgili olarak; dava şartlarından olan "aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine" karar verildikten sonra mahkemece, bu hükmü ile çelişki oluşturacak şekilde hükmün devamında "dava dilekçesinin temyiz dilekçesi olarak kabul edilmesi ve dosyanın Yargıtaya gönderilmesine" hükmedilmiş, bu suretle hem gerekçe ve hüküm fıkrası hem de hüküm fıkrasının kendi bentleri arasında çelişki oluşturacak şekilde istinaf yolu açık tutularak dosya Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi ise; İlk Derece Mahkemesi kararının "yargılamanın iadesi" yönüne ilişkin hiçbir değerlendirme yapmadan dosyanın Yargıtaya gönderilmek üzere mahalline geri çevrilmesine 30/05/2019 tarihli ilk kararıyla hükmetmiştir.

Usuli eksiklikler ikmal edildikten sonra dosya İlk Derece Mahkemesince, Dairemize gönderilmiştir

Dairemizce yapılan inceleme üzerine verilen 25.10.2021 tarih, 2021/388 E. - 2021/2244 K. sayılı mahalline iade kararında açıklanan gerekçelerle; dosyanın Bölge Adliye Mahkemesince incelenmesi gerektiğine karar verilmiş, ancak Dairemizin geri çevirme kararında belirtilen hususlar ve açıklamalar dikkate alınmadan ve geri çevirme kararımızın varlığından hiç söz edilmeden, yargılamanın iadesine ilişkin ilk derece mahkemesi kararı üzerinde istinaf incelemesi yapılmayarak, 30/05/2019 tarihli Yargıtay'a ilk gönderme kararındaki aynı gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesince; temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın tekraren Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.

Yargılamanın iadesi talebi bir dava olarak açılıp görüldüğünden, temyiz incelemesi yapılabilmesi için öncelikle Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir kararın bulunması gerektiği kuşkusuzdur.

O halde; kararın istinaf incelemesinin Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından yapılması zorunlu olduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 343. maddesi uyarınca Dairemizin 25.10.2021 tarih, 2021/388E. - 2021/2244 K. sayılı ilamı gereğince işlem yapılması için dosyanın, kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ:
Açıklanan sebeplerle,
1. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 24/03/2022 tarih, 2022/91 E. - 2022/731 K. sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dairemizin 25.10.2021 tarih, 2021/388 E. - 2021/2244 K. sayılı ilamı gereğince Bölge Adliye Mahkemesince işlem yapılması için; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesine gönderilmek üzere,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

28.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.