WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/1703 E.  ,  2024/1342 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2112 E., 2022/2373 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/48 E., 2022/103 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşmalı olarak, davalı vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 05.03.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı vekili Av. ... ile diğer taraftan davalı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildi. İşin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 05.03.2024 Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya boşanma davasını açtığı 26.01.2016 tarihinden itibaren ayrı yaşama hakkı olduğunu, müvekkilinin tapuda kendi adına kayıtlı olan konutunu davalının haksız olarak işgal ettiğini, tahliye etmesi için ihtarname gönderildiğini belirterek davalının dava konusu konuttan tahliye edilerek konutun müvekkiline teslimiyle muarazanın giderilmesini ve boşanma davası tarihinden dava tarihine kadar olan ecrimisil talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir. Davalı vekili duruşmadaki beyanında; dava konusu taşınmazın evlilik birliğinde edinilen mal olup bu surette haksız işgalden söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kural olarak boşanmanın kesinleştiği 26.05.2021 itibariyle davalının kullanımının haksız kabul edilebileceği, Aile Mahkemelerince verilmiş bir ayrılık kararının da bulunmadığı, davacının boşanmadan evvel yazılı ihtarname ile tahliye talebinde bulunduğu, ihtarda verilen 30 günlük tahliye süresi de dikkate alındığında tebliğ tarihi olan 02.02.2021 tarihinden itibaren 30 gün sonraki 05.03.2021 tarihi itibariyle davalının işgalci olarak kabul edilebileceği, davanın 09.03.2021 tarihinde açıldığı, bilirkişi raporu doğrultusunda yapılan hesaplamaya göre (1.384,67/ 30 x 4) 184,62 TL talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, el atmanın önlenmesine, dava konusu konutun boş olarak teslimine, 184,62 TL ecrimisilin dava tarihi olan 09.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ile müşterek konutlarından zorla ve hayatını tehlikeye sokacak şekilde atıldığını, davalının aile konutu olduğuna ya da evlilik içinde edinildiğinden bahisle katkı payı davası açtığına dair yaptığı savunmaların hiçbir hukuki değerinin olmadığını, müvekkilinin kendi evinde yaşama hakkının zor kullanılarak engellendiğini, mahkemece konutun "boş olarak tahliyesine" şeklinde karar verilmesi nedeniyle davalının kötüniyetle müvekkilinin de şahsi eşyalarını alarak evi tahliye edebileceğini, davalının müvekkilini bıçak çekerek evden attığı 16.01.2016 tarihinde el atmanın başladığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili lehine aile konutu şerhi bulunduğunu, aile konut şerhinin ancak boşanma davasının kesinleşmesinden sonra hükümsüz olacağını, öte yandan müvekkilinin kötüniyetli zilyet olmadığını, haksız işgalin söz konusu bulunmaması nedeniyle müvekkilinin ecrimisilden sorumlu tutulamayacağını, bilirkişinin keşif yaptığı taşınmazın dava konusu taşınmaz olmayıp, bir üst kattaki taşınmazda keşif yapılmasının hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın tapuda davacı adına kayıtlı olduğu, mülkiyet hakkına üstünlük tanınmak suretiyle davalının müdahalesinin men'ine karar verilmiş olmasında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı, elatmanın önlenmesine karar verilmesinin yeterli olduğu diğer hususların infazda dikkate alınması gerektiği, eldeki dava açıldığı sırada tarafların halen evli olduğu ve boşanma kararının eldeki davada yargılama devam ederken 26.05.2021 tarihinde kesinleştiği, evlilik birliği devam ettiği sürece, aile konutu olarak kullanılan taşınmaz ile ilgili en erken boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren ecrimisil istenebileceği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmaza davalının el atmasının önlenmesine, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesinin 01/03/2023 tarihli ek kararı ile davalı vekilince kararın 15.02.2023 tarihinde hiç bir temyiz harcı ve temyiz posta masrafı yatırılmadan temyiz edildiği, temyiz harçlarının ve posta giderlerinin tamamlatılması konusunda 21.02.2023 tarihinde tebliğ olunan muhtıraya rağmen yasal süre içerisinde muhtıradaki harç miktarlarının tamamlanmadığı, maktu harç yatırılması gerektiğini belirtir dilekçe ile maktu harç yatırdığı, süresi içerisinde harç eksikliği tamamlanmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşmalı olarak, davalı vekili duruşmasız olarak temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf sebepleriyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz isteminin reddi kararının temyizi dilekçesinde özetle; istinaf başvurusunun esastan reddinde, aslında davanın esasına girilmediğini, İlk Derece Mahkemesi kararı doğru bulunarak dava hakkında ayrıca karar verilmediğinden maktu temyiz harcı alınması gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz isteminden vazgeçmiş sayılmasına dair verilen kararın hatalı olduğunu, dosyanın esasa ilişkin itirazlarına gelince; müvekkilinin aile konutu niteliğindeki taşınmazı işgal etmediğini, davacı tarafından gönderilen ihtarnamenin geçersiz olduğunu, her davanın açıldığı tarihteki koşulları içerisinde değerlendirileceğini, dava açıldığı tarihte tarafların henüz boşanmamış olduğunu, davacı her ne kadar şiddete uğradığını belirterek evden ayrılmak zorunda kaldığını ifade etse de dava konusu taşınmazın üst katındaki annesinin yanında kaldığını, bu nedenle davacının iddialarının doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1. Davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 344 üncü maddesi gereğince, temyiz dilekçesi verilirken ödenmeyen/eksik ödenen temyiz harç ve giderlerinin muhtıranın tebliğ tarihinden itibaren bir haftalık kesin süre içerisinde ödenmesi gerekir. 6100 sayılı Kanun’un anılan hükümleri gereğince, verilen kesin süre içinde harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde, temyiz başvurusu yapılmamış sayılır.

Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince ödenmeyen temyiz harç ve giderlerinin bir haftalık kesin sürede ödenmesi için usulüne uygun olarak düzenlenen muhtıraya rağmen yasal süre içerisinde davalı tarafça mahkeme veznesine eksik yatırılmıştır.

Temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.

2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının imcelenmesinde;

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Bölge Adliye Mahkemesinin esasa yönelik kararına karşı yapılan temyiz incelemesinde;

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ve 01.03.2023 tarihli ek kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

17.100 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05/03/2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.