WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 26 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/1652 E.  ,  2024/1519 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2411 E., 2022/2694 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İpsala Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/307 E., 2022/162 K.

Taraflar arasındaki harici satım sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile ... arasında 15.12.2005 tarihli harici satım sözleşmesinin bulunduğunu, sözleşme uyarınca İpsala ilçesi, ... Köyü, 1761, 2751, 149, 785, 1056, 1137, 1287, 1314, 1728, 968, 2181, 2218, 3135, 3136 ve 3140 parsellerde kayıtlı taşınmazların davacıya satıldığını, davacı tarafından murisi olan ...'a 300.000,00 TL'nin ödendiğini, murisin ölümü üzerine davalı mirasçıları tarafından sözleşmenin uygulamadığını belirterek öncelikle taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, bu talebin kabul edilmemesi halinde ödenen 300.000,00 TL'nin günümüze uyarlanarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 30.000,00 TL belirsiz alacağın dava tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin şekil kurallarına uyulmadan yapıldığından geçersiz sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunulamayacağını, davacının ve ... 'nin baba oğul olduğunu, davacı tarafından kız kardeşlerinden mal kaçırmak amacıyla bu yola başvurulduğunu, sözleşmenin altındaki imzanın murise ait olmadığını, murisin taşınmazların satışından bir yararının bulunmadığını, murisin banka hesaplarında 300.000,00TL'lik bir para hareketliliğinin olmadığını, davacının murisin tek erkek evladı olduğunu, görünürdeki işlemin asıl iradeyi yansıtmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflarının ekonomik ve sosyal durumlarına göre murisin Vakıfbank dışında başka bir hesabının olmadığı, murisin peşin aldığı beyan edilen sözleşme bedeli üzerinde ne şekilde tasarruf ettiğinin tespit edilemediği, sözleşmeye göre aktif malvarlığında 300.000,00 TL olması gereken murisin belirtilen bankaya borçlu olduğu, muris tarafından adına kayıtlı tüm taşınmazların tek erkek evladı olan davacıya satışının vaat edildiği, mirasçılar arasında denkleştirme yapılmadığının anlaşıldığı, sözleşme tarihinde 82 yaşında olan murisin sözleşme tarihinden 5 ay sonra vefat ettiği, yöre geleneklerine göre erkek evlatlara yönelik kazandırmaların yoğunluk arz ettiği, yapılan sözleşmenin muvazaalı olduğu, aksi durumun hayatın olağan akışına uymadığı gerekçesiyle davacının asıl ve terditli talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; murise ait imza incelemesinin yapıldığını, imzanın murise ait olduğunun belirlendiğini, davalılarca sözleşmenin muvazaalı yapıldığı hususunu ispat edecek delil sunulamadığını, davacı tanık beyanlarına neden itibar edilmediğinin belirtilmediğini, davanın ispatlandığını, her ne kadar paranın bankaya yatırılmaması muvazaaya delil olarak düşünülmüşse de murisin başkaca bankalara borçlu olduğunu, icra takipleri olduğunu, bu nedenle paranın bankaya yatırılmadığını, taşınmazların değeri üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesi doğrultusunda herkesin iddiasını ispat ile yükümlü olduğu fakat kanuni bir karineye dayanan tarafın sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altında olduğu, karine söz konusu olduğunda aksinin ispatının karşı tarafa düşeceği, mirasçılardan birine yapılan tasarrufun karine olarak bağışlama niteliğinde bulunduğu, davacının da aksini ispatlayamadığı gibi davalıların iddiaları ve delileri doğrultusunda murisin terekesinde taşınmaz bedeline rastlanmadığı, değerin rayiç değerden düşük olduğunun belirlenerek ispatlandığı gerekçeleriyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; harici satış sözleşmesinin muvazaalı olduğunun davalılar tarafından ispat edilmesi gerektiğini, muris muvazaasının geçersiz olan harici satım sözleşmesinde uygulanamayacağını, davalıların ispata elverişli delil ibraz edemediklerini, tanık ...'un beyanlarıyla iddialarının doğrulandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, harici satım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706 ve 716 ncı maddeleri.

3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 29, 77 ve 237 nci maddeleri.

4. 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi.

5. 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.