7. Hukuk Dairesi 2023/1639 E. , 2024/1766 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/607 E., 2022/2517 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/404 E., 2020/311 K.
Taraflar arasındaki zilyetliğin devri sözleşmesinin iptali, ecrimisil ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl ve birleştirilen davada davacı vekilinin itirazının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerinde bulunan dört katlı binanın davacıya ait olduğunu, yapının üç ve dört numaralı dairelerine yönelik Sarıyer Belediyesi işlem dosyasında bulunan 26.03.2014 tarihli zilyetliğin devri sözleşmelerinin tehdit sonucu yapıldığını, davalıların dava konusu edilen daireleri haksız şekilde kullandığını belirterek zilyetliğin devri sözleşmelerinin iptaline ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilinin zilyetliğinde olan daireyi dava dışı Semih’e 1999 yılından kiraya verdiğini, ilgili kişiye 25.09.2017 tarihinde kira bedellerinin ödenmesi noktasında ihtarname gönderildiğini, davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını ve kira bedellerinin davalı tarafından tahsil edilerek haksız şekilde kazanç sağlandığını belirterek tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; tehdit iddiasının doğru olmadığını, taşınmaz üzerindeki dört katlı binanın üçüncü ve dördüncü katlarının vekil edenleri, birinci ve ikinci katlarının ise davacı tarafından inşaa edildiğini, dava konusu dairelerin bu nedenle temlik alındığını, zamanaşımı def’i ile hak düşürücü süre itirazları bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yerin birinci kattaki daire olduğunu, taşınmazın davalıya emanet edildiğini, vekil edeni tarafından 2017 yılının Eylül ayında kiraya verildiğini, yapılan tadilatlar nedeniyle kira bedellerinin tahsil edilmediğini ve aynı konuda açılan dava nedeniyle derdestlik itirazında bulunduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı kararıyla özetle;
1. Asıl dava yönünden;
a. Zilyetliğin devri sözleşmelerinin cebir, şiddet ve tehdit ile yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı,
b. Zilyetliğin devri sözleşmelerinden sonraki dönem yönünden davacının haksız işgalci sayılamayacağı gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiştir.
2. Birleştirilen dava yönünden; dava konusu zemin kat bir numaralı dairenin davalı tarafından kiraya verildiği, kira başlangıç tarihinin 01.09.2017 olarak ifade edildiği, aksinin ispatlanamadığı ve bu tarihten tahakkuk tarihine kadar 1.020,00 TL ecrimisil alacağı tespit edildiği gerekçesiyle birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; imzası inkar edilmeyen 26.03.2014 tarihli sözleşmeyle dairelerin zilyetliğinin davacı tarafından davalılara devredildiği, devir tarihinden itibaren davalıların zilyet olduğu, davacı tarafından ileri sürülen sözleşmenin iptali sebeplerinin dinlenen tanık beyanları ve sunulan delillerle ispat edilemediğine göre İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde asıl davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Tanık beyanları alınırken duruşmaya ara verilmesinin usul hatası olup bu hata neticesinde davanın seyrinin değiştiğini,
2. Davacının tehdit altında dairelerin (bila bedelle) zilyetliklerini devrettiğini,
3. Tehdit hususunun dinlenen tanık anlatımları ile ispat edildiğini,
4. Davalıların bedel ödeyerek daireleri aldıklarını kanıtlayamadıklarını,
5. Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, zilyetliğin devri sözleşmesinin iptali ve ecrimisil, birleştirilen dava ise tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!