WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/1561 E.  ,  2024/2310 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/15 E., 2022/66 K.
DAVA TARİHİ : 07.04.2010
KARAR : Davanın reddi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin Alman vatandaşı olduğunu, Kuşadası’nda bulunan ... konutlarından 13 No.lu bağımsız bölümü 01.09.2003 tarihinde adi yazılı sözleşmeyle davalı ... İnş.Ltd Şti’den satın aldığını, bedelin ödemesine ve taşınmazın teslim edilmesine rağmen tapunun müvekkiline devredilmediğini ileri sürerek dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar ... ile ... davanın reddini savunmuş, diğer davalı cevap vermemiştir.

III. MAHKEME KARARI:
Mahkemenin 14.05.2019 tarihli ve 2015/700 Esas, 2019/486 Karar sayılı kararıyla; davacı ile davalı şirket arasındaki resmi şekilde yapılmayan sözleşmenin geçersiz olduğu, geçersiz sözleşmeye dayanılarak tescil talebinde bulunulamayacağı, kaldı ki davalılar ... ve ...’ın murislerinin bu sözleşmenin tarafı olmadığı gerekçesiyle bu davalılar yönünden davanın reddine; davacı tarafından açılan şirketin ihyası davasında davanın husumetten reddedildiği gerekçesiyle davalı şirket yönünden davanın HMK’nın 114/1-d maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 14.05.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 24.09.2020 tarih ve 2020/1808 Esas, 2020/5393 Karar sayılı ilamında; davacının 01.09.2003 tarihli adi yazılı satış sözleşmesiyle davalı yüklenici şirketten satın aldığı bağımsız bölümü 2004 yılından beri kullandığı, deprem sigortasını yaptırdığı, emlak vergilerini ödediği açıklanmıştır. Dosya arasında bulunmamakla birlikte, davalı şirket ile diğer davalıların murisi ... arasında düzenlendiği anlaşılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinde yükleniciye düşen edimler, yüklenici tarafından yerine getirilmişse, davacı, yüklenicinin yaptığı temlike dayanarak arsa sahibine karşı edimin yerine getirilmesini isteyebileceğinden sözleşme hükümlerinin yerine getirilip getirilmediğinin tespitinin önemli olduğu ifade edilmiştir. Mahkemece, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi getirtilmek suretiyle ilamda açıklanan ilkeler doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacı tüketici ile arsa sahipleri arasında sözleşme bulunmadığı belirtilerek yanılgılı gerekçeyle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında kat karşılığı inşaat sözleşmesinin bulunamadığı, yüklenicinin halefi olarak arsa sahiplerine karşı şahsi hakka dayanarak tapu iptal ve tescil davası açan davacı tarafın; yüklenicinin arsa sahiplerine karşı tüm yükümlülüklerini yerine getirip getiremediğini ispat edemediğinden, davanın davalılar ... ve ... yönünden esastan reddine; diğer dahili davalı yönünden ise davacıya davalı şirketin ihyası için kesin süre verildiği, 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan şirketin ihyası davasında davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, bu kararın 15.03.2017 tarihi itibariyle kesinleştiği gerekçesiyle taraf teşkili sağlanamadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Söke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/411 Esas sayılı dosyasında yargılanan Tapu Müdür Yardımcısı ... ...'in ifadesinde taşınmazın malikinin davacı olduğunu, ancak kendisinden kaynaklanan bir hata nedeniyle yevmiye defterine işlenmediğini belirttiğini, tarafların kendi aralarında ve ... İnşaat Ltd. Şti.'nin daha önce yaptıkları inşaat işlerinde müvekkili ve diğer müşterilerine ait tapuların tesliminde sözleşme yapılıp yapılmadığının araştırılmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptal tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

02.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.