7. Hukuk Dairesi 2023/1502 E. , 2024/1969 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2007/290 E., 2010/504 K.
DAVA TARİHİ : 27.09.2007
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasında görülen yolsuz tescilin iptali ile taşınmaz üzerindeki satış vaadi şerhinin kaldırılması davasında yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...’nin murisi .......’nin vefat ettiğini mirasçı olarak tek çocuğu ...’yi bıraktığını, ...’nin de vefatı ile geriye mirasçı olarak eşi ... ile kardeşleri .............(...)'nin kaldığını ve bu hususun ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.10.2005 tarih 2005/795 Esas, 2005/734 Karar sayılı ilamıyla da tespit edildiğini; ancak ... Sulh Hukuk Mahkemesince hukuka aykırı olarak verilen 13.06.2006 tarih 2006/309 Esas, 2006/466 Karar sayılı veraset belgesi ile davalıların murisin mirasçısı olarak gösterildiğini; davalıların söz konusu veraset belgesini kullanarak Muğla ili, ... ilçesi, ... Köyü, 842 parselde kayıtlı 10.700,00 m2 miktarlı taşınmazı kendi adlarına tescil ettirdiğini; davalılardan ... lehine tapu kaydına 26.12.2006 tarih ve 18426 yevmiye numarası ile satış vaadi şerhi konulduğunu; söz konusu hatalı veraset belgesinin iptali için dava açtıklarını, bu nedenle dava konusu taşınmaza ilişkin yolsuz tescilin iptali ile ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/795 Esas, 2005/734 Karar sayılı veraset ilamında yazılı mirasçılar adına tescilini ve taşınmaz üzerindeki satış vaadi şerhinin kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar 26.12.2007 tarihli celsede davayı kabul etmediklerini; bir kısım davalılar vekili de davayı kabul etmediklerini Sulh Hukuk Mahkemesince verilen veraset ilamına göre işlem yaptıklarını, verasetin iptali davasının sonucunun beklenmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında dava konusu taşınmazın öncesinde kök muris ...'a ait iken ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/309 Esas ve 2006/466 Karar sayılı veraset belgesine istinaden davalılar adına intikal ettiği ancak Sulh Hukuk Mahkemesinin anılan kararı daha sonra Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/795 Esas ve 2005/734 karar sayılı verasetin iptali konulu kararı ile kaldırıldığı ve ...'ın yeni veraset belgesi oluşturulduğundan davalılara intikalin yolsuz tescil niteliği taşıdığı, ne var ki bu arada davalıların ... lehine gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapmış olması ve sözleşmenin tapunun beyanlar hanesine tescil edilmişse de dosya kapsamına göre davalıların muvazaalı ya da hileli şekilde taşınmazı ...'e satış vaadi yaptıkları yönünde bir delil elde edilememiş, ... 'ün davalıların akrabası da olmaması nedeniyle tapuya güven ilkesi gereğince ... yönünden tapu kütüklerinin beyanlar hanesindeki mirasçılardan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile edindiği hakların devamına, dava konusu taşınmazın tapu kaydındaki malik hanesinin iptali ile ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/1017 Esas, 2008/482 Karar sayılı kararı ile oluşturulan veraset ilamına göre miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların talebi üzerine ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/967 Esas, 2007/1019 Karar sayılı kararı ile elbirliği mülkiyetin paylı mülkiyete çevrilmesine karar verildiğini, davalılar ve taşınmazın bir kısım paylarını satış vaadi sözleşmesi ile satın alan ...'ün iyiniyetli olmadığını, hissedarlardan birinin vesayet altında olup mahkeme kararı olmadan taşınmazını satamayacağını bilerek taşınmazın bir kısım hisselerini satın aldığı için TMK'nın 3 üncü maddesinde anlamında özen borcunu yerine getirmediğini, Tapu Kanunu’nun 26 ncı maddesi uyarınca tapuya şerh verilen satış vaadi sözleşmelerinin şerh tarihinden itibaren beş yıl içinde taşınmazın satışı yapılmaz veya irtifak hakkı tesis ve tapuya tescil edilmez ise tapu sicil müdürü veya memuru tarafından resen terkin edileceğinden satış vaadi sözleşmesi şerhi ayni hak kuvvetini yitirerek tekrar şahsi hak sağlar duruma dönüştüğünden yolsuz tescil haline gelerek hükmünü kaybettiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yolsuz tescilin iptali ile taşınmaz üzerindeki satış vaadi şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası,
3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Kanunu'nun 26 ıncı maddesi hükmüne göre; mahkeme tarafların iddia, savunma ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Öğreti ve uygulamada taleple bağlılık olarak adlandırılan bu kural, sadece sonuç istem yönünden değil, sonuç istemi oluşturulan her bir alacak kalemi yönünden de uygulanır.
2. Somut uyuşmazlıkta; davacı taraf satış vaadi sözleşmesine ilişkin dava konusu taşınmazın tapu kaydına işlenen şerhin kaldırılmasını talep etmiş ve tapuya güven ilkesi gereğince şerhin kaldırılamayacağına karar verilmiş olmasına rağmen bu talebin reddine karar verilmesi gerekirken talep aşılarak davalı ...'ün haklarının devamına yönelik taleple bağlılık ilkesinin ihlalini doğuracak şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.
Bu husus bozma nedeni olmakla birlikte yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1086 sayılı HUMK'nun 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Mahkeme kararı hüküm sonucunun 2 numaralı bendindeki "reddi" ibaresinin kaldırılarak yerine "reddine" ibaresinin yazılmasına, yine aynı bentteki "ile, ...'ün tapu kütüklerinin beyanlar hanesindeki mirasçılardan gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile edindiği haklarının devamına," cümlesinin çıkarılmasına ve bu suretle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
HUMK'nun 440/III- 2 nci bendi gereğince ilama karşı kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolunun açık bulunduğuna,
04.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!