WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/1472 E.  ,  2024/2029 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/408 E., 2022/2753 K.
DAVA TARİHİ : 26.12.2017

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların müşeterek murisi...'in 1984 yılında vefat ettiğini, müvekkilinin mirasçılara intikal eden taşınmazlardaki miras paylarını kardeşleri olan davalılar ve diğer mirasçılardan 1993 yılında her bir mirasçıya 40.000 Alman Markı ödemek suretiyle haricen satın aldığını, tapuda intikal yapılmadığı için davalıların Noterde düzenlenen satış vekaletnamesi ile taşınmazlardaki tüm tasarruf yetkisini müvekkili davacıya devrettiklerini, müvekkilinin 1993 yılından itibaren taşınmazların zilyedi olduğunu belirterek, Arnavutköy ilçesi, ... Mahallesi, 3152, 3154, 3161, 3166, 3168, 3171, 3173, 3189, 3228, 3229, 3230 ve 3233 parsel sayılı taşınmazlardaki davalıların tapuda kayıtlı olan paylarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde özetle; davacıya taşınmazlarda intikal işlemini yapması ve taşınmazları satması için vekaletname verdiklerini ancak davacının vekalet yetkisini kullanarak murise ait dava dışı yedi ayrı parseli rıza ve bilgileri dışında sattığını, bu durumu öğrenmeleri üzerine davacıyı vekillikten azlettiklerini, kendilerine intikal eden payların davacıya satılması için sözleşme yapmadıklarını ileri sürerek, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli ve 2018/183 Esas, 2020/127 Karar sayılı kararı ile; "...taşınmaz satışı, satış vaadi, geri alım ve alım sözleşmelerinin resmi şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmayacağı, harici taşınmaz satış sözleşmesinin kanunun aradığı resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz bulunduğu...taşınmaz satışının resmi şekilde yapılması geçerlilik şartı olduğundan, tanık beyanlarına değer verilmesinin mümkün bulunmadığı, öte yandan yemin deliline dayanılarak geçersiz sözleşmenin geçerli kılınamayacağı, bu sebeple davacının sonuç doğurmayacak yemin delilinin toplanmadığı..." gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yargıtay'ın müstakar içtihatlarına göre şekil eksikliğine rağmen tarafların edimlerini yerine getirmiş olması halinde, şekil eksikliğini ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralına aykırılık teşkil edeceğini, müvekkilinin 1993 yılından beri dava konusu taşınmazalrda malik sıfatıyla fiilen zilyet olduğunu ve taşınmazların tüm vergilerinin müvekkili tarafından ödendiğini, bu hususu yargılamada davalıların bile inkar etmediklerini, İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında taşınmaz satışının resmi şekilde yapılmasının geçerlilik şartı olduğunu ileri sürerek tanık beyanlarına değer verilmesinin mümkün olmadığının belirtilmesine karşın, usul ekonomisine aykırı bir şekilde tanık dinlenildiğini, tarafların birbirinin öz kardeşi olduğunu, bu nedenle HMK'nın 203. maddesinin uygulanması gerektiğini, kardeşler arasında yapılan işlemlerin senetle ispat kuralının istisnası olduğunu, bu hususunun mahkemece dikkate alınmadığını, isticvap ve yemin deliline de dayanmış olduklarını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.11.2022 tarihli ve 2021/408 Esas, 2022/2753 Karar sayılı kararı ile "...dosya kapsamı, mevcut delil durumu incelendiğinde kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebep ve gerekçelerinin yerinde olmadığı, davacı her ne kadar yemin deliline dayandığını beyan etmiş ise de, yemin deliline dayanılarak geçersiz sözleşmenin geçerli hale dönüştürmesinin mümkün olmadığı..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesin yukarıda (IV.C) bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere dayanarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326 ıncı maddesi birinci fıkrası, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri; 6098 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 179/1 inci ve 237 inci maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 677, 706 ıncı maddesi; Tapu Kanunu'nun 26 ıncı maddesi; Noterlik Kanunu'nun 60 ıncı maddesi.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.