7. Hukuk Dairesi 2023/1468 E. , 2024/1503 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/698 E., 2022/2836 K.
DAVA TARİHİ : 24.05.2016
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Pamukova Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/333 E., 2020/328 K.
Taraflar arasındaki tapu kaydının iptali ile mera olarak sınırlandırılması istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili, katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmalarında kadimden beri mera olarak kullanılan 105 ada 1 parsel, 147 ada 156 parsel, 112 ada 2 parsel sayılı taşınmazların davalı adına arsa vasfında tescil edildiğini, taşınmazların mera vasfında olduklarını, davalı adına yapılan tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek dava konusu 105 ada 1 parsel, 147 ada 156 parsel ve 112 ada 2 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile mera özel siciline kaydedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;
1. Dava konusu 105 ada 1 parsel sayılı taşınmazın mera değil köyün cenaze namazlarının kılındığı namazgah olduğu,
2. Dava konusu 147 ada 156 ada No.lu parsel 1950 yıllarında gelen muhacirlere devlet tarafından verildiği, bu yerlerin eski tapuları da bulunduğu, muhacirler köyden ayrılırken, köy muhtarlığı tarafından bu taşınmazların köyün manevi şahsiyeti sıfatıyla satın alındığı, mera vasfında olmadığını,
3. Dava konusu 112 ada 2 parsel sayılı taşınmazın ise öncesinde sağlık ocağı ve ebe evi olarak kullanılan taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında ifrazı ile oluştuğunu, mera ile ilgisi olmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların mera vasfı taşıdığı ve özel mülkiyete konu edilemeyeceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, dava konusu taşınmazların mera vasfında olmadıklarını, kadimden beri mera olarak kullanıldıklarının ispatlanamadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek hükmün kaldırılmasının istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların kamu malı niteliğinde mera vasfında olduğu gerekçesi ile esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili, katılma yolu ile davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki nedenleri de belirterek eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
2. Katılma yolu ile davacı vekili temyiz dilekçesinde, davalı adına oluşturulan tapu kayıtlarının kadastro tespiti suretiyle değil 6292 sayılı Yasa uyarınca oluştuğunu bu nedenle lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu kaydının iptali ve mera özel siciline kaydedilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4342 sayılı Mera Kanunu.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili, katılma yoluyla davacı vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!