7. Hukuk Dairesi 2023/1466 E. , 2024/1952 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1337 E., 2022/2906 K.
DAVA TARİHİ : 21.03.2017
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/118 E., 2019/344 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, kız kardeşinin eşi olan davalı ile 02.12.1995 tarihinde adi yazılı satış senedi tanzim ettiğini, davalının tapu tahsis belgesiyle hak sahibi olduğu taşınmaz üzerine 2 kat daha inşa ettikten sonra 2 adet daireyi davacıya teslim edeceğini vaat ettiğini, gayrimenkul satış senedinin şahitler huzurunda ve muhtar onayıyla imzalandığını, satış tarihi itibari ile 800.000.000 ETL'yi peşin, 200.000.000 ETL'yi de iki adet dairenin teslim tarihi olan 1996 yılı mart ayında olmak üzere satış bedelinin tamamını davalıya ödediğini, kapı numarası 3 ve 5 olan dava konusu 2 adet daireyi 1996 yılı mart ayında müvekkiline teslim ettiğini fakat dava konusu taşınmazların yer aldığı bina için davalının müteahhit firma ile arsa payı karşılığı satış vaadi ve inşaat sözleşmesi imzaladığını, taşınmazda kat irtifakı/kat mülkiyeti kurulduysa bağımsız bölümlerin tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini; aksi halde davacının zilyetliğinde bulunan dairelerden davacıya düşen ancak davalı adına kayıtlı olan hisselerin iptali ile davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın 10 yıllık zamanaşımına uğradığını, zilyetliğin devredilmediğini, davacı tarafın edimlerini yerine getirdiğine dair delil sunamadığını beyanla, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "....davacının sözleşme ile üzerine düşen edimleri yerine getirdiği, tapusuz menkul mal niteliğindeki taşınmazda davalının zilyetliğinin belirlenen kısmını (2 adet daireyi) davacıya devrettiği, davacının zilyetliğinin bina yıkılana kadar devam ettiği ancak tapu alındıktan sonra davalının sözleşme gereği davacıya devretmesi gereken hisseyi devretmediği, davalıya ait 249/800'lük kısımdan 87/800'lük kısmı davacının almaya hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne; 15560 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalı Şükrü oğlu ... adına olan 249/800'lük hissenin 87/800'lik kısmının iptaline ... adına tapuya kayıt ve tesciline, kalan 162/800'lük hissenin davalı Şükrü oğlu ... üzerinde bırakılmasına" karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafın eksik harç yatırdığını, davanın dayanağının 02.12.1995 tarihli "sözleşme ve satış senedi" olduğunu, taşınmaz satışlarının münhasıran tapuda yapılması gerektiğini, satış senedinin değerlendirilmesi için hukukçu bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini, teknik bilirkişinin raporda belirttiği değerlendirme ve yorumların yanlış olduğunu, taşınmazın vasfında ve hisselerde esaslı değişiklikler olduğunu, bu husustaki değerlendirmeleri bilirkişinin yanlış, eksik ve yanıltıcı yaptığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davacı tarafın talepleri ile kararın çelişkili olduğunu, sadece hisse yönünün belirtildiğini, taşınmaz satışlarının münhasıran tapudan yapılması gerektiğini, teknik vasıflı bilirkişinin raporda belirttiği değerlendirme ve yorumların yanlış olduğunu, hukukçu bilirkişinin de raporda yer alması gerektiğini, satış sözleşmesinden sonra taşınmazın vasıf ve hisselerinde çok fazla ve çok esaslı değişiklikler olduğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapu iptal ve tescil istemli istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. Tapulu taşınmazların satışı resmi şekil koşuluna tabi olup, haricen satışı TMK’nın 706, BK’nın 213 (6098 sayılı BK’nın 237 nci), 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89 uncu maddeleri gereğince geçersizdir.
3. Değerlendirme
Somut olaya gelince; davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşme ve satış senedi başlıklı belge uyarınca satıcı ..., "tapu tahsis belgesi ile kendi adına kayıtlı gecekondu evin halen zemin kat bir kısmı ev, bir kısmı kahvehane bulunmakta iken 02.12.1995 tarihinde ...'a bu mevcut binanın üzerine kat inşaatı başlayıp iki kat yapıp ve her kat iki daire üreterek üretilen dairelerden birer daire yani iki daireyi aşağıdaki şahitler huzurunda ...'a 1 milyar liraya sattığını ve kaba inşaatı yapıp mart 1996 tarihinde de kaba inşaatı biten iki daireyi teslim edeceğini" taahhüt etmiştir. Bu yazılı belge akdedilmeden önce 12.08.1986 tarihinde ... Belediyesi tarafından 1 katlı mesken için davalıya tapu tahsis belgesi verilmiştir. Davalı ise 02.12.1995 tarihli belge ile henüz hak sahibi olmadığı, yapacağı inşaat sonucu oluşacak dairelerden iki tanesini davacıya vermeyi taahüt etmiştir. Yapılacak bu daireler için davalıya verilmiş bir tapu tahsis belgesi olmadığından davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşmenin tapu tahsis belgesindeki şahsi hakkın devri şeklinde yorumlanması mümkün değildir.
Diğer yandan üzerine iki kat daha yapılması planlanarak devri taahhüt edilen taşınmaz, tapulu bir taşınmaz olduğundan devri ancak resmi şekilde mümkündür. Muhtar onayı ve şahitler huzurunda akdedilen adi yazılı sözleşmenin belirtilen şekil şartını da taşımadığı anlaşılmaktadır.
Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!