7. Hukuk Dairesi 2023/1460 E. , 2024/1238 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/380 E., 2022/1460 K.
KARAR : Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı
vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 12. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2020/4 E., 2021/365 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil olmaz ise tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının başvurusunun esastan reddine, davacının başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 17.10.2014 tarihli konut satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkilinin 250.000,00 TL ödediğini, davalı şirketin edimini yerine getirmediğini, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline, olmadığı takdirde rayiç değerinin dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin yükümlülüklerini yerine getirerek konutu teslime ve kullanıma hazır hale getirmesine rağmen davacının süresi içinde anahtar teslimi talep etmediği gibi konutu teslim almaktan kaçındığını, davacının kötü niyetli olup sebepsiz zenginleşme çabası içinde bulunduğunu, davacının teslim aldığı ve kullanmaya başladığı daire için bedelin iadesini talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin herhangi bir aykırı hareketi mevcut olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı yüklenici şirket tarafından 17.10.2014 tarihli "... A.Ş Queen Park Konutları Alım-Satım Sözleşmesi" ile davaya konu taşınmazın davacıya satıldığı, TBK’nın 183 ve devamı maddesinde hüküm altına alınan alacağın temliki uyarınca davacı ile davalı arasında düzenlenen temlik sözleşmesinin geçerli bir sözleşme olduğu, davaya konu ana taşınmazların keşif tarihi itibariyle mimari projeye uygun yapıldığı, davacıya ait 66 numaralı bağımsız bölümün de mimari projeye uygun olduğu, taraflar arasında yapılan alım/satım sözleşmesinde belirtilen bedel olan 250.000,00 TL'nin davacı tarafından davalıya ödendiği anlaşıldığından davanın kabulüne, Ankara İli, Yenimahalle İlçesi, Macun-1 Mahallesi, 41745 ada 1 parsel, L8 Blok, Kat 10, 66 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili; İlk Derece Mahkemesinin harç ve vekalet ücretini yargılama esnasında tespit edilmiş olan 400.000,00 TL bedel üzerinden değil, sözleşme bedeli olan 250.000,00 TL bedel üzerinden hesaplamasının hatalı olduğunu, ayrıca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107/2 maddesi gereği taleplerini tam ve kesin olarak belirlemek üzere taraflarına verilmesi gereken iki haftalık kesin sürenin de verilmediğini belirterek kararı istinaf etmiştir.
2. Davalı vekili, yetkisizlik kararı verilmediğini, ipotek ve haciz alacaklılarının davada yer almadığını, davacının konutu teslim almak için süresinde başvurmadığını, davacının bedeli ödemediğini, davalının edimini yerine getirdiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın aynına ilişkin davaların HMK’nın 12 nci maddesi uyarınca kesin yetkili olan taşınmazın bulunduğu yer mahkemesinde görülmesi gerektiğinden yetki itirazının yerinde görülmediği, tapu kaydından 41745 ada 1 sayılı parselde, konut nitelikli (L-8) blok, 66 numaralı bağımsız bölümün kat irtifakı nedeniyle 04.06.2015 tarihinde davalı adına tescil edildiği, davacının temlik sözleşmesinde belirtilen taşınmaz bedelini 21.10.2014 ve 05.05.2015 tarihlerinde ödendiğine ilişkin banka makbuzları sunduğu, İlk Derece Mahkemesince taşınmazda yapılan keşif sonucu alınan 12.10.2020 günlü bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın bulunduğu bloğun %97,50 oranında tamamlandığı, taşınmazın rayiç değerinin 400.000,00 TL olduğunun tespit edildiği, taraflar arasındaki teslim tutanağından davacının çekince koymak suretiyle taşınmazı 29.07.2017 tarihinde teslim aldığı anlaşılmışsa da davacı sözleşmeden ... ediminin tamamını yerine getirdiği halde davalı taşınmaz mülkiyetini sınırlandırma olmaksızın devir edimini yerine getirmemiş olduğundan davacının davasında haklı olduğu kanıtlandığından İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesi yerinde olmuş, davacı dava değerini göstermediği dava dilekçesinde taşınmazın adına tescili olmadığı takdirde rayiç değerinin tahsilini talep ettiğinden bilirkişi raporunda taşınmazın rayiç değeri 400.000,00 TL olarak belirlenmiş olması nedeniyle bu değer üzerinden harç ve vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken temlik sözleşmesinde belirtilen değer üzerinden değerlendirilme yapılması doğru bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin reddine; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Ankara 12. Tüketici Mahkemesinin 06.12.2021 günlü ve 2020/4 Esas, 2021/365 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne; Ankara İli, Yenimahalle İlçesi, Macun-1 Mahallesi, 41745 ada 1 parsel, (L-8) Blok, 10 uncu Kat, 66 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili istinaf talep dilekçesinde belirtilen nedenlerle hükmü temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aynı zamanda arsa sahibi konumundaki yükleniciden temlik alınan kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil olmaz ise tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Eser sözleşmelerinin bir türü olan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi, taraflara karşılıklı hak ve borçlar yüklemekte; yüklenici, finansman sağlayarak arsa malikinin taşınmazı üzerine bina yapma işini üstlenmekte, arsa maliki ise inşa edilecek binadaki bir kısım bağımsız bölümlerin mülkiyetini yükleniciye devretmeyi vaat etmektedir.
2. Arsa maliki ile yüklenici arasında düzenlenen inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciden bağımsız bölüm temlik alınmasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davaları ile ilgili olarak kanunlarımızda bir düzenleme mevcut olmadığından bu konulardaki uyuşmazlıkların çözümünde uygulanan 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 Esas, 1988/2 Karar sayılı Yargıtay İBBGK Kararı ile “Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davasının kural olarak kabul edilemeyeceği, bununla beraber Kat Mülkiyeti Kanunu'na tâbi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşarak alıcının tüm borçlarını eda etmesi ve satıcının da bağımsız bölümü teslim ederek alıcının onu malik gibi kullanmasına rağmen satıcının tapuda mülkiyetin devrine yanaşmaması hallerinde; olayın özelliğine göre Medeni Kanun'un 2 nci maddesi gözetilerek açılan tescil davasını kabul edilebileceği” benimsenmiştir.
3. Yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat yapmakta olduğu veya arsa sahibinin aynı zamanda yüklenici sıfatıyla hareket ederek (yapsatçı konumunda) inşa etmekte olduğu binalardan bağımsız bölüm satın alınması halinde Borçlar Kanunu'nun 163 üncü maddesi (TBK m. 184) gereğince üçüncü kişiye yapılacak temlikin yazılı olması yeterlidir.
4. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 97 nci maddesinde; "Karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın, sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir" hükmü yer almaktadır. Karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde, borçlu ve alacaklı taraflarından birisinin önceden ifada bulunma yükümlülüğü mevcut değilse taraflar, edim ifalarını aynı anda yapmak zorundadır. Bu kanun maddesi doğrultusunda ayın anda ifa kavramı ortaya çıkmaktadır.
5. Davacı akidi olan yükleniciden Borçlar Kanunu'nun 96 ncı maddesine dayanarak ademi ifa sebebiyle tazminat isteyebilir. Buradaki borcun nedeni, borçlunun (yüklenicinin) taahhüdünü ihlal etmesidir. Borçlunun taahhüdü, genellikle bir akte dayandığından buna “akdi tazminat”, borçlunun sorumluluğuna da “akdi sorumluluk” denilmektedir. Borçlar Kanunu'nun 96 ncı maddesi gereğince ödenmesi gereken tazminat ise alacaklının müspet zararıdır. Müspet zarardan da borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne vaziyette bulunacak idi ise bu vaziyetle mamelekin hali hazır vaziyeti arasındaki fark anlaşılmalıdır.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!