7. Hukuk Dairesi 2023/1458 E. , 2024/1487 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/848 E., 2023/246 K.
KARAR : Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : Salihli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/56 E., 2022/32 K.
Taraflar arasındaki tapu kaydındaki haciz şerhlerinin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerine ait Manisa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 109 ve 119 parsel sayılı taşınmazların kadastro tespiti sırasında tapulama tutanağının beyanlar ve şerhler hanesine "Haciz; 10.4.1946 No:230" ibaresinin; 17 parsel sayılı taşınmazda da tapulama tutanağının beyanlar ve şerhler hanesine "10.4.1946 tarih ve 230 numara ile bir hisse sahibi ... Oğlu ... hissesi hacizli" ibaresinin işlendiğini, bedele ve hak sahiplerine ilişkin bir kayıt bulunmadığını, 17 parsel sayılı taşınmazdaki şahsın kim olduğunun tapulama tutanaklarından anlaşılamadığını ileri sürerek, devamında hukuki yarar kalmayan bahse konu haciz şerhlerinin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, yargılama aşamasında; tapu kaydının düzeltilmesi davalarında detaylı inceleme yapılması gerektiğini, tanık dinlenmesi ve tarafları aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 109 ve 119 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydındaki haciz şerhlerinde hak sahibinin kimliğinin belirtilmemesinin, 17 parsel sayılı taşınmazdaki haciz şerhinde ise hak sahibi olan kişinin kimliğinin tespitinin mümkün olmamasının, haciz şerhlerinde bedel olmamasının, şerhlerin 1946 gibi çok eski bir tarihte konulmasının ve günümüze kadar şerhler ile ilgili herhangi bir hukuki işlemin başlatılmamasının dava konusu haciz şerhlerinin devamında hukuki yarar bulunmadığını gösterdiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacılar üzerine kayıtlı hisseler üzerindeki haciz şerhlerinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; tapu kaydındaki haciz şerhinin terkini davasında lehine haciz şerhi bulunan kişinin de davalı olarak davada yer alması gerekirken doğrudan kabul kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemece teferruatlı bir inceleme yapılarak düzeltilecek kayıttan etkilenecek tüm kişi ve kurumların nazara alınarak karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece yapılan araştırmada dava konusu haciz şerhlerine ait dayanak belgeler bulunamadığı, mahkemece devamında hukuki yararı kalmayan haciz şerhlerinin terkinine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haciz şerhlerinin terkini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!