WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/143 E.  ,  2024/456 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/856 E., 2022/1691 K.
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ: Gölbaşı (Ankara) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/470 E., 2020/138 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile hükmün kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili, katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; 123946 ada 4 parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazda iştirak halinde malik olduğunu, taşınmazın tasarrufunun kendisine bırakıldığını, davalının ise haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın arpa ekmek suretiyle ürünlerine zarar verdiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalının müdahalesinin men'i ile 8.000,00 TL maddi zararın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı, çekişme konusu taşınmaza müdahalesi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı vekili ise yargılama sırasında; davacının kardeşinin dava konusu yeri ekip biçtiğini, tanıklar dinlenilmeden bilirkişi raporu alındığını, davacının iştirak halinde malik olduğunu, intifadan men şartının yerine getirilmediğini dile getirmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "...davaya konu, davalının kullandığı iddia edilen kısmın toplulaştırma öncesi tapu kaydına göre davalıya ait olduğu, dava açıldığı tarihte ya da davalının ekim işini yaptığı tarihte taşınmazın davacıya teslim edildiğine ilişkin davalının da imzasını taşıyan bir belge olmadığı, toplulaştırma sonucu davacının mülkiyet hakkının tapuya tescil edildiğine ilişkin bir kaydın dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine" karar vermiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü'nden toplulaştırma işleminin ilgililere nasıl bildirildiğine dair bilgi istenmediğini, davalının çekişme konusu taşınmazda paydaş olmadığını, resmi makamlar tarafından yasal olarak kendisine teslim edilen yere davalının zarar verdiğini ileri sürerek hükmün kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...kadastral parsel sınırları içerisinde davalının kullandığı 6.500 m²'lik kısmın toplulaştırma sonucu davacı adına paylı olarak tescil edilen 123946 ada 4 parsel içerisinde kaldığı, toplulaştırma çalışmalarına 2016 yılında başlandığı, eldeki davanın 2018'de açıldığı, toplulaştırma işleminin 09.04.2019 tarihinde kesinleştiği, karar tarihi itibariyle çekişme konusu yerde davacının mülkiyetten kaynaklı üstün hakkı bulunduğundan davalının müdahalesinin men'ine karar verilmesi gerektiği; ecrimisil talebi yönünden ise, dava tarihi itibariyle davalının, kendi parsel sınırları içinde tasarrufta bulunduğu, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına ait toplulaştırma sonucu parselin sınırlarını gösterir krokinin yer aldığı 04/10/2016 tarihli tutanakta taşınmazın davalı tarafından teslim alındığına dair bir bilgiye yer verilmediğinden haksız ve kötüniyetli kullanımdan söz edilemeyeceği belirtilerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına; elatmanın önlenmesi yönünden davanın kabulüne, ecrimisil talebi yönünden davanın reddine" karar vermiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili, davalıya daha önce imzalatılan yer teslim tutanağı olmadığını, el atmanın önlenmesi talebi yönünden dava tarihi itibariyle değerlendirme yapılması gerektiğini, fiilen yer teslimi yapılmayan davalıya parsel kroki örneğinin tebliğ edilmediğini, Tarım Reformu Genel Müdürlüğü'nün krokili yer teslim tutanağında da davalının adı geçmesine rağmen imzasının yer almadığını, toplulaştırma öncesi rızai bir taksim olduğundan intifadan men şartının aranması gerektiğini, 123946 ada 4 parselin 6.500 m²'lik kısmının tapusunun iptaline ilişkin davalı tarafından Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesine açılan 2020/385 Esas sayılı davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini dile getirmiştir.
2. Katılma yolu ile davacı vekili temyiz dilekçesinde, davacının ecrimisil talebi olmadığını, asıl taleplerinin davacının buğday ektiği tarlaya davalının arpa ekmesi nedeniyle uğranılan zarar ve kazanç kaybının tazmini olduğunu, hükmün alacak talebi yönünden bozulmasını istediklerini dile getirmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, el atmanın önlenmesi ve tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 683 üncü maddesi, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 ve devamı maddeleri.

2. 28.11.1956 tarih ve 15/15 Sayılı Yargıtay içtihadı Birleştirme Kararında yer alan "... her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine..." ilkesi uyarınca davanın açılmasına kadar gerçekleşen hukuki ve maddi vakıalara göre davanın sonuçlandırılması gerekmektedir.

3. Değerlendirme
1. Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; dava tarihi itibariyle uyuşmazlık konusu yerin mülkiyeti davalıya ait olup davacının tazminat talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

2. Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; somut olaya gelince, her dava açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilecek olup eldeki dosyada dava tarihi itibariyle davalı kayden çekişmeli taşınmazın maliki olduğundan dava tarihi itibariyle davalının taşınmazı kullanımı haksız değildir. Yargılama sırasında taşınmazın davacı adına tescilinin dava tarihi itibariyle davacıyı haklı hale getirmeyeceği açıktır. Başka bir ifadeyle dava tarihi itibariyle davacının aktif husumet ehliyeti bulunmamaktadır. O halde yanılgılı değerlendirme ile el atmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
1.1. bentte katılma yoluyla hükmü temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.2. bentte davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,24.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.