WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/1418 E.  ,  2024/2269 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1002 E., 2023/158 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ferizli Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/216 E., 2021/267 K.

Taraflar arasındaki asıl davada mülkiyete dayalı el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil, birleştirilen davada tapu iptali ve tescil, ikinci kademede temliken tescil, olmaz ise tazminat davalarında İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; vekil edenin mülk sahibi olduğu dava konusu 2090 parsel sayılı taşınmaza davalı tarafından yapı yapılmak suretiyle müdahale edildiği belirtilerek el atmanın önlenmesine, taşkın yapıların kal’ine ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Davacının 177 ve 2091 parsel sayılı taşınmazların maliki olup komşu 2091 parsel sayılı taşınmazın ise davalı adına kayıtlı olduğunu, davacı şirketin 10.01.2008 tarihinde ... ... ve ... ... tarafından kurulduğunu, ...’in hissesini 26.11.2008 tarihinde devrettiğini ve davalı ...’ün ...’in eşi olduğunu, vekil eden şirketin 177 ve 2091 parsel sayılı gayrimenkulleri 2011 yılında satın aldığını, benzin istasyonunun 177, 2091 ve 2090 parsel sayılı taşınmazlar üzerine satış tarihinden önce kurulduğunu, dava konusu 2090 parsel sayılı taşınmazın dava dışı ...’den satın alınmasına rağmen devrin haciz ve ipotek şerhi nedeniyle sağlanamadığını, akabinde niza konusu yerin muvazaalı ve kötüniyetli şekilde davalıya satıldığını belirterek tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini, bu talep kabul olmaz ise tecavüz edilen kısmın TMK'nın 724 üncü maddesi hükümleri uyarınca davacı adına tescilini ve bu talebinde kabul görmemesi halinde yapı bedellerinin davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Asıl davada davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.

2. Birleştirilen davada davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı kararıyla;
1. Asıl dava yönünden; dava konusu 2090 parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, komşu 177 ve 2091 parsel sayılı taşınmaz maliki davalı şirket tarafından çekişme konusu yere araba parkı, yıkama yeri, mescit ve trafo yapılmak suretiyle müdahale edildiği gerekçesiyle asıl davanın kabulüne karar verilmiştir.

2. Birleştirilen dava yönünden; davacı şirketin dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarını ispat edemediği, şirketin tacir olup iş ve işlemlerinde basiretli davranması gerektiği ve yapıların sökülebildiği gerekçesiyle birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF SÜRECİ
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleştirilen davada davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri;
Davalı-birleştirilen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
1. İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı değerlendirmeye dayandığını,

2. İşgale konu alanın yıkılması halinde istasyonun tamamının etkilenip etkilenmeyeceğinin tespit edilmediğini,

3. Akaryakıt istasyonunun bütün elektrik bağlantılarının dava konusu 2090 parsel sayılı taşınmaz içerisinde kaldığını,

4. Jeneratör binası ve beton zeminin davacı-karşı davalının eşi (eski şirket yetkilisi ve şirketin kurucusu) ... ... tarafından yapıldığını,

4. Dava konusu kısmın yıkılması durumunda akaryakıt istasyonundan yola çıkış imkanı kalmayacağını,

5. Olası bir yıkım ve akaryakıt istasyonunun yeniden inşa edilmesinin müvekkili açısından fahiş bir zarar doğuracağını,

6. Dava konusu parselin bir bütün olarak değerlendirilerek değer tespiti yapılması gerektiğini,

7. Beton zeminin inşasına şirket kurucusu ... ve eşinin itiraz etmediğini,

8. Davacı-birleştirilen davada davalının iyi niyetli olmadığı gibi hisselerin satılırken yalnızca akaryakıt istasyonunun satıldığını ancak istasyonun bulunduğu arsanın satılmadığı yönündeki iddialarının da kötü niyetli olup hukuka, mantığa, örf ve adetlere aykırılık teşkil ettiğini,

9. Belediye tarafından gönderilen belgelere göre ifraz tarihinin tespit edilmediğini ve bu hususta gerekli incelemenin yapılmadığını,

10. Şirketin “... ili, Ferizli İlçesi, ... Mahallesi 11 pafta 191 parsel” adresinde kurulduğunu, kurucu olarak ... ... ve ... ...’ın gösterildiğini, şirket ve akaryakıt istasyonunun 191 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ... tarafından inşa edildiğini, ...’in daha sonra 191 parseli 05.03.2008 tarihinde ifraz ettirdiğini, yapılan ifraz neticesinde akaryakıt istasyonunun bir kısmının 2090 parselde diğer kısmının ise 2091 parselde bırakıldığını, her iki parselinde 05.03.2008 tarihinde ... üzerinde kayıt gördüğünü, 2091 parsel sayılı taşınmazın 01.04.2008 tarihinde diğer kurucu ortak ...’e satıldıktan sonra aynı tarihte davalı-birleştirilen şirkete devredildiğini, 2090 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 12.07.2007 kayıt tarihli banka ipoteği bulunduğunu ve bu yerin 19.04.2013 tarihinde ... tarafından eşi (davacı-birleştirilen davada davalıya) satıldığını,

11. Tanık beyanlarına göre beton zeminin kuruluş aşamasındaki haliyle aynen bulunduğu ve bunun ... tarafından inşa edildiğini,

12. Niza konusu yer üzerindeki yapıların inşaa edildiği tarihte dava dışı ...’in taşınmaz maliki ve vekil eden şirketin ortağı bulunduğunu, kendi bilgisi ve isteği doğrultusunda inşa edilen yapıyı şimdi haksız bir şekilde yıktırmak istediğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; İlk Derece Mahkemesine benzer gerekçeler ile davalı-birleştirilen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleştirilen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ve birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere benzer sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesinin karar ve gerekçesinin yerinde olmadığı belirtilerek hükmün bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava mülkiyete dayalı el atmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil, birleştirilen dava ise; tapu iptali ve tescil ikinci kademede temliken tescil olmaz ise tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 683 üncü ve 995 inci maddeleri

3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 724 üncü maddesi,

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-birleştirilen davada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.04.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.