7. Hukuk Dairesi 2023/1399 E. , 2024/2469 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/317 E., 2022/2308 K.
DAVA TARİHİ : 24.05.2018
KARAR : Davalılar veklinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf bavurusunun kabulüyle kararın kaldırılmasına, el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/292 E., 2021/420 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf bavurusunun kabulüyle kararın kaldırılmasına, el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin maliki olduğu dava konusu 9 numaralı bağımsız bölümü kullanmış olduğu konut kredisi ile 30.12.2016 tarihinde dava dışı yüklenici olan ... Müh. Ltd. Şti'den satın aldığını, konut kredisi taksitleri devam ederken taşınmazın davalılar tarafından kullanıldığını öğrendiğini, konuyla ilgili olarak gönderilen ihtara verilen yanıtta taşınmazın dava dışı yüklenici şirket yetkilisinden 14.04.2017 tarihinde harici satış sözleşmesi ile satın alındığının bildirildiğini ileri sürerek el atmanın önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL ecrimisilin ödenmesine karar verilmesini istemiştir, ecrimisil talebini 24.034,77 TL’ye arttırmıştır.
II. CEVAP
Davalılar; arsa sahipleri ile yüklenici arasında düzenlenme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, 9 numaralı bağımsız bölümün yükleniciye isabet ettiğini, emlakçı vasıtası ile yüklenici olan şirketin yetkilisi ... ile irtibat kurduklarını, 840.000,00 TL bedel üzerinde anlaşarak haricen satın aldıklarını, inşaatın tamamlanmasına yakın bir zamanda binanın işlerinin bitirilebilmesi için gereken paranın temin edilmesi amacıyla 9 numaralı bağımsız bölümün muvazaalı bir şekilde bankadan kredi çekilerek davacı ...’ye satıldığını, satışın gerçek bir satış olmadığını, kendilerine yapılan satışın geçerli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların taşınmazı haricen satın almalarına mülkiyetin nakli için değer verilemeyeceği, tapu kaydına üstünlük tanınması gerektiği gerekçesiyle el atmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, davalıların haricen satın almaları nedeniyle kötüniyetli bulunmadıklarından ecrimisil isteğinin ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ecrimisil talepleri yönünden davanın bu yönüyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılar aleyhine keşide edilen 05.04.2018 tarihli ihtarname ile haksız işgale son verilmesi istenmesine rağmen davalıların haksız işgallerini sürdürdüklerini, ayrıca dava açılırken ve tamamlama harcı olarak toplam 15.274,64 TL harç ödendiği halde davalılar aleyhine sadece 12.148,64 TL harcın tahsiline karar verilmesinin de doğru olmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.
2. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müdahalenin men'i yönünden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müdahalenin men'ine karar verilebilmesi için birden fazla şartın bir arada gerçekleşmesinin gerektiğini, harici satış sözleşmesinin yapıldığı tarihte davacı ve ortaklarına ödediği 320.000,00 TL'nin denkleştirici adalet ilkesi uyarınca YHGK kararında belirtilen ilkelere göre dava tarihi itibariyle ulaşacağı alım gücü belirlenerek, güncellenmiş bu bedel üzerinden ve yine dava konusu taşınmaza yapmış olduğu masraflar üzerinden hapis (alı koyma) hakkı tanınarak el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazı harici satın almaya dayalı olarak kullandıklarını, harici satış bedeli kendilerine ödeninceye kadar taşınmazı alıkoyma hakkına haiz olduklarını, harici satıştan elde edilen bedel ödemedikçe taşınmazın kullanımlarına engel olunamayacağını, harici satış bedeli kendilerine ödenmek üzere bloke edilmediğine göre davanın açılmasına sebebiyet vermediklerinden yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacaklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kayıt maliki olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, 30/12/2016 tarihinde yükleniciye isabet eden 9 numaralı bağımsız bölümün davacıya satılmasından sonra davalıya yapılan harici satışa değer verilemeyeceği, kayda üstünlük tanınmak suretiyle el atmanın önlenmesine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı; davalının dayandığı harici satış sözleşmesinde davacının taraf olmadığı, dolayısıyla davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmayıp haksız işgali sabit olduğuna göre davacının mülkiyet hakkına üstünlük tanınarak ecrimisile de hükmedilmesi gerektiği, davacının çekişmeli taşınmazı edindiği 30.12.2016 tarihinden davalıya gönderdiği 05.04.2018 tarihli ihtarnamenin davalıya tebliğ edildiği 05.05.2018 tarihine kadarki dönem için davalının kullanımına ses çıkarmadığı dikkate alındığında davalının bu dönemdeki kullanıma muvafakat ettiğinin ve muvafakatin tebliğ edilen ihtarname ile sona erdiğinin kabulünün gerektiği, diğer taraftan davalıların dava dışı yüklenici aleyhine bedele yönelik davanın kabulle sonuçlandığı ve davacının harici satış sözleşmesine taraf olmadığı gözetildiğinde hapis hakkı tanımasına yer olmadığı, davalının ihtarnameden önceki dönem için haksız işgalci olarak nitelendirilemeyeceği, ihtarnamenin tebliğ tarihinden dava tarihi olan 24.05.2018 dönemi için ecrimisile hükmedilmesi gerektiğine değinilerek davalının istinaf talebinin reddine; davacının ecrimisile yönelik talebinin kabulüne, davacının sair istinaf nedenlerinin reddi ile ecrimisile yönelik istinaf başvurusunun kabulüne, ecrimisil hesabının mevcut bilirkişi raporu ile mümkün olduğu, yeniden yargılamayı gerektirmediği gözetilerek İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüyle 1.425,19 TL ecrimisile karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki, aşamalardaki ve istinaf başvurusundaki iddialarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aşamalardaki ve istinaf başvurusundaki savunmalarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.
2. Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.
3. Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!