7. Hukuk Dairesi 2023/1333 E. , 2024/1545 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1761 E., 2022/1584 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/28 E., 2022/336 K.
Taraflar arasındaki müdahale ve muarazanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İstanbul ili, Kağıthane ilçesi, ... Mahallesi, 4 pafta, 11887 parsel sayılı kargir işyeri vasıflı taşınmazda hissedar olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerinde fiili paylaşım yapıldığını, müvekkilinin hissesine düşen kısmındaki binayı kiraya vererek kira geliri elde ettiğini, davalı idarenin binanın kaçak olduğu tespitinde bulunduğu ve yıkım kararı çıkardığını, dava konusu taşınmazın önceki maliki tarafından 2981 sayılı Kanuna göre belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalan yapılara ait yasal düzenlemeden faydalanmak üzere 18.11.1986 tarihinde müracaat ettiğini, taşınmazın üzerinde yer alan kargir eski binanın betonarme yapı olarak yeniden tadil edildiğini, 1975 yılında 06.01.1975 tarih ve 19/26 numaralı yapı kullanma izin belgesi verildiğini beyanla dava konusu taşınmaz üzerinde yer alan müvekkiline ait binanın yapım yılının tespitine, mülkiyet hakkına müdahale niteliğindeki muarazanın giderilmesine, el atma niteliğindeki idari sataşmanın sonlandırılmasına, yapı kullanma izni bulunan binanın ruhsatlı yapı olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya bakmakla görevli mahkemenin idare mahkemesi olduğunu, görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, Şişli 2. Bölge Tapu Sicil Müdürlüğünün 20.08.1985 tarihli yazısında, dava konusu parsel için iskan müsadesi ve projesi olmadığının bildirildiğini, davacının dosyaya sunduğu yapı kullanma izin kağıdı başlıklı yazının gerçek olmadığını, yapının ruhsatı olmadığını ruhsatı olmayan binanın kullanma izin belgesi de olamayacağını, davacının adına yapılmış herhangi bir imar affı başvurusu bulunmadığını, taşınmazın önceki malikinin yaptığı imar affı başvurusundan davacının yararlanmasının mümkün olmadığını; çünkü başvuru sonucu verilen tapu tahsis belgesinin başvuran için şahsi hak ifade edeceğini, önceki malikin yaptığı müracaat formunda talep konusu yer için iki kat işyeri olduğunun belirtildiği, tümü işyeri olan bir yapının imar affından yararlanamayacağını beyanla haksız davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 07.03.2022 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu taşınmaz üzerinde 2 katlı yapı bulunduğu, sadece zemin kat için yapı izin belgesi alındığı, normal katın sonradan ilave edilerek yapı kullanım izin belgesinin bulunmadığı, ruhsatsız kaçak yapı olarak yapıldığı, davacı müracatı ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun geçici 16 ncı maddesi doğrultusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığına başvuru yapıldığı, Bakanlıkça 30.12.2018 tarih ile yapının tamamı için yapı kayıt belgesi alındığı, buna göre dava açılış tarihi itibari ile zemin katın ruhsatlı 1 inci normal katın kaçak yapı olduğu anlaşılmakla bu husus nazara alınarak yargılama ve vekalet ücreti takdiri yoluna gidilerek davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri ve İstinaf Aşamasındaki Süreç
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava açıldığı tarihte taşınmaz üzerinde bulunan yapının yeni ve birinci katının kaçak ve ruhsatsız olup, dava açmakta haklı olmadığından davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava devam ederken yürürlüğe giren 3194 sayılı Yasa'nın geçici 16 ncı maddesi uyarınca davacı tarafından yapılan başvuru üzerine yapı hakkında 30.12.2018 tarihli yapı kayıt belgesi düzenlenmiş olduğu, davalı idare tarafından 18.07.2019 tarih ve 2362369 sayılı işlemle davacı aleyhine uygulanan idari para cezası ve yıkım kararının iptal edildiği, 3194 sayılı Yasa'nın geçici 16 ncı maddesi uyarınca yapı kayıt belgesi düzenlenmiş olmakla yapının yapıldığı andan itibaren yasal mevzuata uygun hale geleceği, bu halde muarazanın dava derdest iken giderilmiş olduğu anlaşılmakla Mahkemece konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesinde ve Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği şekilde davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre iki taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde bildirdiği sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın konusuz kalması nedeniyle yargılama giderlerinden tarafların hangi oranda sorumlu olduğuna ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı HMK’nın 331 inci maddesi; “(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. (2) Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik veya yetkisizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.
(3) Davanın açılmamış sayılmasına karar verilen hâllerde yargılama giderleri davacıya yükletilir.” düzenlemesini ihtiva etmektedir.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!