7. Hukuk Dairesi 2023/1311 E. , 2024/1581 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/866 E., 2022/1723 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/1000 E., 2020/185 K.
Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin dava konusu 1233 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde haricen pay satın aldığını ve bir kısım muhdesat oluşturduğunu, müvekkilinin haricen satın aldığı payın sonradan tapuda davadışı şahıs adına devredildiğini ve bir kısım davalının bu paya ilişkin ön alım davası açtığını belirterek, taşınmaz üzerinde bulunan iki katlı betonarme evin, deponun, bahçenin etrafındaki betonarme duvarın, demir korkulukların, evin müştemilatları ile 11.181,38 metrekare üzerinde bulunan kapama meyve bahçesinin ve ağaçların müvekkiline ait olduğunun tespiti ile tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar Sibel ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekili ile davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekili cevap dilekçelerinde özetle davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davası veya taşınmazın kamulaştırılmasına ilişkin bir işlem bulunmadığı, müdahalenin önlenmesi, ecrimisil davalarında yargılamanın devam ettiği anlaşılmakla davacının muhdesatın kendisi tarafından oluşturulduğunun tespitini istemekte güncel ve hukuki bir yararının bu aşamada bulunmadığı dikkate alınarak, hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvurusunda; müvekkilinin dava konusu taşınmaz üzerinde haricen pay satın aldığını ve kayden malik olmadığı için ortaklığın giderilmesi davası açma hakkı bulunmadığını, müvekkilinin haricen satın aldığı payın sonradan tapuda dava dışı şahıs adına devredildiğini ve bir kısım davalının bu paya ilişkin ön alım davası açtığını, bu nedenle müvekkilinin eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında derdest ortaklığın giderilmesi davası, kentsel dönüşüm uygulaması ya da kamulaştırma işlemi bulunmadığından davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi tarafından yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyizinde, istinaf başvurusunda ileri sürmüş olduğu sebepleri tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!