WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/1293 E.  ,  2024/845 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki miras payının devri sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin babası muris ... Sarıgül ile davalı ...'ün kardeş olduklarını, aralarında kök muris ...'den intikal eden, 829 parsel ile 2492 parsel sayılı taşınmazlardaki miras payının devri hususunda harici satış/zilyetliğin devri sözleşmesi akdedildiğini, bahse konu sözleşmede geçen 150 parseldeki payın davalının da sözleşmeyi ikrar ettiği Kahramanmaraş Kadastro Mahkemesinin 1994/115 Esas ve 1997/13 Karar sayılı hüküm ile müvekkilinin babası muris ... adına tescil olduğunu, 829 No.lu parselde fiili taksim nedeniyle zilyetliğin davacı ve muris ...'in diğer mirasçılarında olduğunu ileri sürerek, taşınmazlarda kök muris ...'dan gelip davalıya intikal eden miras payının belirlenerek, davalıya ait tapu kaydının iptali ile müvekkili ve diğer mirasçılar adına payları oranında tesciline, mümkün olmaması halinde, dava konusu taşınmazların rayiç değerlerinin bu da olmazsa denkleştirici adalet ilkesi gereği şimdilik 1.000,00 TL tazminatın, davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, iddia edilen taşınmazlar müvekkilin payının tamamının mirastan gelmediğini, sözleşmenin varlığını kabul etmediklerini, ayrıca davacının hukuka aykırı olarak diğer mirasçılar adına da talepte bulunduğunu, davada zamanaşımının dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında mirasçıların terekeye elbirliği ile sahip oldukları ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler düzenlemesinin yer aldığı, mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığının olduğu ve ancak birlikte dava açabileceği veya aleyhlerine de birlikte dava açılabileceği, ... mirasçılarının davaya muvafakatlerinin sağlanması veya tüm mirasçılardan alınan vekaletname sunulması, mümkün olmaması halinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında terekeye temsilci tayin ettirmesi için davacı vekiline 01.06.2022 tarihli 1 numaralı celsenin 6 numaralı ara kararı ile bir ay kesin süre verildiği, verilen süre içerisinde muris ... mirasçılarından ..., ... ve ...’ün muvafakatlarının sağlanamadığı gibi, muris ... Sarıgül terekesine temsilci atanmasına dair herhangi bir usuli işlem yapıldığına yönelik bir belge de sunulmadığı gerekçesiyle, davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ... ve Mecit Sargül'ün muvafakat dilekçelerini sunduğunu, ...'ün de İstanbul'dan dilekçe gönderdiğini, şifaen belirttiğini, dosya numarasının vs. yanlış yazılmış olabileceğini, verilen sürenin kısa olduğunu, muris ...'e ait mirasçılık belgesinin dosyaya sunulduğunu ve Mahkemece diğer mirasçılara tebligat çıkarılıp muvafakatleri sorulabilecekken eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kesin süre içerisinde ve müteakip duruşma gününe kadar mirasçıların tamamının muvafakatını almadığı gibi terekeye temsilci atanması için dava da açmadığı, davacı her ne kadar verilen sürenin kısa olduğunu iddia etmişse de, davacının kesin süreden sonra duruşma tarihine kadar geçen toplam üç aylık süre boyunca kesin sürenin gereklerini yerine getirme imkanı bulunduğu halde, ihtarın gereklerini yerine getirmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, miras payının devri sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.