7. Hukuk Dairesi 2023/1272 E. , 2024/1508 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/745 E., 2022/211 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın şartı yokluğu nedeniyle reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaneli Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/165 E., 2020/115 K.
Taraflar arasındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... Yönetim Şirketi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; ortaklığın giderilmesine konu olan taşınmazda bulunan kargir evin müvekkilinin emeği ve sermayesi ile kendi adına inşa edildiğini ileri sürerek muhdesatın aidiyetinin tespiti talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ...; dava konusu olan taşınmaz üzerinde bulunan kargir evin davacıya ait olduğunu kabul ettiğini, aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiştir.
2. Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkillerine davanın haksız ve hukuka aykırı olarak ikame edildiğini, mülkiyet iddiasının ortaklığın giderilmesi davasında davacı tarafından ileri sürüldüğünü, mülkiyet iddiasını kabul ettiklerine dair beyan dilekçesini dosyaya 20.11.2018 tarihli dilekçeleri ile belirttiklerini ileri sürerek davanın müvekkilleri açısından reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanıklar, kadastro tutanağının beyanlar hanesinde belirtilen "üzerindeki kargir ev ... oğlu ... ye aittir" şeklindeki ibare ve tüm dosya kapsamından davaya konu taşınmazın inşaatının davacı ... tarafından yaptırıldığı ve bedelinin de davacı tarafından karşılandığı, yargılama sürecinde davalılar ..., ..., ... ve ...'nın ise ilgili Osmaneli Sulh Hukuk Mahkemesi dosyası kapsamında muhdesat iddiasını kabul ettiklerine dair beyanda bulundukları, bu davalılar yönünden muhdesat iddiasının tespitine ilişkin dava açmakta hukuki yarar şartının gerçekleşmediği, diğer davalı ...'nin sunduğu 13.12.2018 havale tarihli dilekçe ile davayı kabul ettiği anlaşılarak HMK’nın 312/2 maddesi gereği yargılama giderlerinin hesaplanması hususunda kabul beyanının dikkate alındığı gerekçeleriyle davanın davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden hukuki yarar yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden ise kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ... Yönetim A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; muhdesat değerinin 80.512,00 TL olarak hesaplanmış olup davacı yanca yatırılması gereken nispi harç yatırılmadan davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi ve ek raporunda taşınmaz üzerindeki 3 üncü sınıf yapının bir üst gruba taşınarak fazla değer biçildiğini, taşınmaz üzerinde sadece kargir ev olan kısım 3 üncü şahsa ait olduğu halde kargir evin hangi yapı olduğu araştırılmadan 3 üncü şahsın beyanına dayanılarak yapı tespit edildiğini belirterek kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu muhdesatın davacıya ait olduğuna dair taşınmazın beyanlar hanesinde muhdesat şerhi bulunduğu, kadastro tutanağı incelendiğinde; tapulamada ikinci katı natamam evin davacıya ait olduğunun belirlenmiş ve beyanlar hanesine şerh edilmiş olduğu, kesinleşen kadastro tespiti ile davacıya aidiyeti belirlenmiş muhdesatın yeniden dava konusu yapılmasında hukuki yarar bulunmadığı, Sulh Hukuk Mahkemesinin muhdesat şerhine rağmen hatalı olarak davacıya dava açmak için süre vermiş olduğu, davacının davasının hukuki yarar dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf istemlerinin kamu düzeni gereği kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b.2 nci maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince yapılan nitelendirmenin hatalı olduğunu, şerhin sadece şahsi hak tanıdığını, davanın görülmesinde hukuki yarar bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m).Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m).22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, birarazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklindedikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
2. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespitdavası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.)
3. Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!