WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 7. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

7. Hukuk Dairesi         2023/1209 E.  ,  2024/1641 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/891 E., 2023/23 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Göynük Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/38 E., 2022/21 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve eski hale getirme bedeli davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme bedeline yönelik taleplerin konusuz kalması nedeniyle bu hususlarda karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkillerine ait 147 ada 220 parsel sayılı taşınmazın bilgileri ve izinleri olmadan davalı tarafından 2014 yılında işgal edildiğini, tarladaki ekili ürünlerin zarara uğradığını, toprağın işlenemez, ürünlerin de kullanılamaz hale geldiğini ileri sürerek davalının haksız müdahalesinin önlenmesine, şimdilik 100,00 TL ecrimisil ve 100,00 TL eski hale getirme bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; müvekkilinin kamulaştırma yetkisi olmadığını, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, tapu kaydında düzeltme yapıldığı tarihten itibaren mülkiyet hakkından bahsedilebileceğini, ecrimisil talebinin zamanaşımına uğradığını ve mevzuatta aranan şartlarının gerçekleşmediğini, dava konusu taşınmazın kamulaştırma kapsamına alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların müdahalenin men’i ve eski hale getirme masraflarına yönelik taleplerinin konusu kalmadığından bu talepler hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 1.760,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak hisseleri oranında davacılara verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece müvekkilinin eski hale getirme bedelinden de sorumlu olduğu değerlendirmesi ile eski hale getirme bedeli üzerinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmuş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davacının kötü niyetle davayı müvekkiline yönelttiğini, ecrimisile hükmedilemeyeceğini belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin 23.10.2019 tarihinden önceki kullanımının kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin haksız müdahalesi tespit edilmesine ve dava tarihi itibarıyla dava konusu taşınmazın eski hale getirme bedeline muhtaç durumda olduğu aşikar olmasına rağmen eski hale getirme bedeli konusunda herhangi bir tespite yer verilmediğini, dava konusu taşınmazın kamulaştırılması üzerine eski hale getirme bedelinin konusuz kaldığı, bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olduğu, yargılama giderlerine hükmedildiği; ancak İlk Derece Mahkemesince eski hale getirme bedeli konusunda bir tespit yapılmadığı ve sadece müdahalenin men’i bedeli üzerinden yargılama giderine hükmedildiğini, ecrimisilin haksız müdahale tarihinden değil de 23.10.2019 - 06.05.2020 tarihleri aralığı için eksik şekilde hükmedildiğini, dava açıldığı tarih itibarıyla belirlenen eski hale getirme bedeline ilişkin yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin lehlerine değil aleyhlerine yüklenildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın açıldığı tarih itibarıyla dava konusu taşınmaza davalının haksız şekilde müdahale ettiğinde duraksama olmadığı; ancak yargılama sırasında dava konusu taşınmazın dava dışı kurum tarafından kamulaştırılması nedeniyle el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme talepli davalarının konularının kalmadığı, Mahkemece esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinde ve davanın açıldığı tarih itibarıyla davanın açılmasına neden olan davalı aleyhinde el atmanın önlenmesi davası yönünden belirlenen değer üzerinden davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; eldeki davada dava konusu taşınmaza 2017 yılından itibaren davalı yanca el atıldığı anlaşılmakta ise de davacılar tarafından açılan tescile itiraz davasının 22.03.2019 tarihinde kesinleştiği, buna ilişkin açıklayıcı şerhin 23.10.2019 tarih ve 2406 yevmiye numarası ile tapu kütüğünün beyanlar hanesine işlendiği dikkate alınarak, açıklayıcı şerhin tapuya işlendiği 23.10.2019 tarihinden evvelki davalı kullanımının kötü niyetli olduğundan bahsedilemeyeceği, 23.10.2019 tarihinden dava tarihine kadar geçen dönem için davalıdan ecrimisil tahsiline dair karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmediği; İcra İflas Kanunu'nun 30 uncu maddesi dikkate alındığında eski hale getirme bedelinin infaz aşamasında gözetilecek bir husus olduğu, her ne kadar davacı dava dilekçesinde eski hale getirme bedeli tahsilini istemiş ise de davacının asıl talebinin dava dilekçesinde de belirtildiği üzere, el atılmak sureti ile yapısı bozulmuş olan taşınmazın eski hale getirilmesi olduğu gözönüne alındığında infaz aşamasında belli olacak eski hâle getirme bedelinin hüküm altına alınması mümkün bulunmayıp eldeki davada da zaten davacının iş bu talebinin de konusunun kalmadığı anlaşıldığından, bu talebin esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı ve davalı vekillerinin istinaf taleplerinin HMK'nın 353/1-b.1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aşamalardaki ve istinaf başvurusundaki savunmalarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; el atmanın önlenmesi, eski hale getirme bedeli, ecrimisil istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.

Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.

Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

20.03.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.