7. Hukuk Dairesi 2023/1194 E. , 2024/977 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2054 E., 2022/2570 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/234 E., 2022/225 K.
Taraflar arasındaki asıl davada tapu iptali ve tescil ile ikinci kademede tazminat, birleştirilen davada tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince tapu iptali ve tescil davasının reddine, tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl ve birleştirilen davada davacı vekili ile asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 20.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı-birleştirilen davada davacı vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalılar-birleştirilen davada davalılar vekili Avukat ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalılar arasında 25.09.1998 tarihinde akdedilen sözleşme ile İstanbul ilinde inşa edilmekte olan binada bulunan dairelerin satışı hususunda anlaşma sağlandığını, sözleşme gereğince müvekkiline 18.000,00 TL ödeme yapıldığını, 1999 yılında meydana gelen deprem sonrası ilgili inşaatının tamamlanamadığını, bunun üzerine ilgili sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğini, davalılarca yapılan ödeme karşılığı dava konusu 3162 ada 1 ve 237 parsel sayılı taşınmazların davalılardan ...'a devredildiğini, müvekkilinin borçları nedeniyle ilgili gayrimenkuller hakkında tasarrufun iptali davaları açıldığını, açılan davaların aleyhe sonuçlandığını, bu davalar nedeniyle tarafların tekrar bir araya gelerek 13.06.2005 tarihli sözleşmeyi akdettiğini, sözleşme gereği dava konusu taşınmazların satışına yönelik toplam 87.000,00 TL bedel belirlendiğini, tespit edilen bedelin 3.700,00 TL’sinin peşin olmak üzere bakiye miktar yönünden 41 adet bono düzenlendiğini, davalılara ödeme yapılmasına rağmen ilgili taşınmazların müvekkiline devredilmediğini belirterek davalılardan ... adına kayıtlı tapu kayıtlarının payın iptali ile müvekkili adına tesciline olmaz ise toplam 87.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Dava konusu 237 parsel sayılı taşınmaza yönelik tapu iptali ve tescil istemi tefrik edilerek Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.12.2014 tarihli ve 2013/578 Esas, 2014/109 Karar sayılı yetkisizlik kararı verilmiş, dosyanın gönderildiği Çarşamba 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.11.2014 tarihli ve 2014/215 Esas ve 2014/589 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının mevcut dava dosyası ile birleştirilmesine ve yargılamaya Samsun 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/210 Esası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalılar arasında 25.09.1998 tarihinde akdedilen sözleşme ile İstanbul ilinde inşa edilmekte olan binada bulunan dört adet bağımsız bölüm ve bir adet dubleks dairenin satışı hususunda anlaşma sağlandığını, anlaşma gereği davacıya 18.000,00 TL ödeme yapıldığını, davacının edimlerini yerine getirmediği gibi ödenen bedeli kendi borçlarını ödemekte kullandığını, 13.06.2005 tarihli protokolün geçerli olmadığını, davalılardan ...’nın okur yazar olmayıp protokol altındaki imzanın ona ait olmadığını, dava konusu 3162 ada 1 parselin bedeli ödenerek satın alındığını ve söz edilen senetlerin karşılığı olarak herhangi bir para alınmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı kararıyla özetle;
1. Tazminat istemi yönünden; 25.09.1998 tarihli protokol uyarınca, davacı tarafından dava dışı 15500 parsel sayılı arsa üzerine inşaa edilen binadaki 5, 6, 7 ve 8 numaralı bağımsız bölümler ve 1 numaralı dubleks dairenin davalılara 18.000,00 TL bedel karşılığı satılmasına karar verildiği, meydana gelen deprem nedeni ile davacının edimini ifa edememesi üzerine tarafların sözleşmeyi feshettikleri, davacının almış olduğu 18.000,00 TL bedel karşılığında ilgili daireler yerine dava konusu taşınmazları davalı ...'ya devrettiği, bu taşınmazlar hakkında tasarrufun iptali davaları açıldığı, bunun üzerine tarafların bir araya gelerek 13.06.2005 tarihli "...Protokol..." başlıklı belgeyi akdettikleri, tasarrufun iptali davalarının aleyhe sonuçlanması nedeni ile davacı tarafça 3162 ada 1 parsel sayılı taşınmaz için 30.000,00 TL, 237 parsel sayılı taşınmaz için ise 57.000,00 TL bedelin davalılara ödeneceğinin belirtildiği, bedelin 3.700,00 TL’sinin peşin olmak üzere bakiye miktar yönünden 41 adet bono düzenlendiği, sözleşmede dava konusu taşınmazların davalı ...'ya devir sebebinin açıkça yazılı olduğu, protokol altındaki imzanın davalı ...’nın eli ürünü olduğunun belirlendiği, bu itibarla sözleşme içeriğinin doğruluğunun kanıtlandığı, her ne kadar ilgili sözleşmede dava konusu taşınmazlar için davacı tarafça davalılara bedel ödeneceği kararlaştırılmış ise de tasarrufun iptali kararları sonrasında davalı ...’ya devredilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptal edilmediğinin anlaşıldığı, dava konusu taşınmazların tapusunun iptali nedeni ile ödeneceği kararlaştırılan 87.000,00 TL bedelin ödenmesinin yasal dayanağının kalmadığı, ödenen bedel nispetinde davalıların sebepsiz zenginleştiği, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile davalılara 47.250,00 TL ödeme yapıldığının tespit edildiği, iş bu ödemeye sözleşmede kararlaştırılan 3.700,00 TL peşin ödemenin de eklenmesi ile toplam 49.950,00 TL ödeme yapıldığının anlaşıldığı ve bakiye kısım yönünden ödemenin ispat edilemediği,
2. Tapu iptali ve tescil istemi yönünden; dava konusu taşınmazların davalı ...'ya 25.09.1998 tarihli protokolde belirtilen edimlerin davacı tarafından ifa edilememesi nedeni ile devredildiği, davacının İstanbul ilinde inşaa edilen binadaki 5, 6, 7 ve 8 numaralı bağımsız bölümler ve 1 numaralı dubleks dairenin tapusunu davalılara devretmediği, bu nedenle davalılar tarafından açılan Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/569 Esas sayılı dava dosyasının derdest olduğu, davacının tapu iptali ve tescil isteminin tarafların iradi anlaşmaları ile örtüşmediği ve dolaysıyla yasal dayanağının da olmadığı gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine, tazminat talebin ise kısmen kabulüne, 49.950,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF SÜRECİ
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacı vekili ile asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olmadığını, müvekkilinin davalılara vermiş olduğu senetlerin büyük kısmını elden ödediğini ve aldığı senetlerin büyük bir kısmını imha ettiğini, imha işleminin ticari örfe uygun olduğunu, davalıların senetlerin ödenmediği yolunda bir iddiası olmadığı gibi ödenmeyen senetleri mahkemeye ibraz etmediklerini, ayrıca senetlerin tahsili noktasında herhangi bir işlemde başlatmadıklarını, bu durumun da davalılara verilen tüm senetlerin ödendiği anlamına geldiği, bilirkişi raporunda ödenmediği belirtilen bonoların ibrazının davalılardan istemesi gerekirken ispat yükünün taraflarına yıkılmasının doğru olmadığını, davalıların müvekkilinden almış olduğu bonoları ibraz edemediğini, bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi dosyaya sunulan en son bononun 25.03.2009 tarihli olduğunu, davalıların bu tarihteki bedeli ihtirazı kayıt sunmaksızın aldığını, mahkeme kararında dava konusu taşınmazların tarafların iradesi ile devredildiği belirtilmiş ise de tarafların 13.06.2005 tarihinde yeni bir sözleşme yaptıklarını ve gelişen durum karşısında yeni bir irade ortaya koyduklarını, sözleşmede belirtilen bedelin ödenmesini müteakip davalı ... adına devredilen yerlerin müvekkiline devredilmesinin kabul ve taahhüt edildiğini, tasarrufun iptali davası sonrası tarafların böyle bir sözleşme yapmış ise de tasarrufun iptali ilamının uygulanmayacağı öğrenildikten sonra da 2009 yılı Temmuz ayına kadar sözleşmede belirtilen bedellerin davalılar tarafından alınmaya devam edildiğini, bonoların ödenmesine müteakip tapuların devredileceğinin bilindiğini, sebepsiz zenginleşme yönünden davanın kabulüne karar verilse bile gelinen ekonomik ortamda müvekkilinin uğramış olduğu zararın faizle karşılanamayacak boyutta olduğunu, davanın reddi kararının nasıl gerekçelendirildiği, hangi vakıa ve delillere dayanılarak hüküm kurulduğunun anlaşılamadığını, dosya içeriği ile uyumlu olmayan delil ve taleplerin tam olarak irdelenip değerlendirilmediğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
2. Asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, davalılardan ...’nın okur-yazar olmayıp ilkokula dahi gitmediğini, bu sebeple senetlerin altına imza atmış olmasının da mümkün bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesince verilen ilk hükmün Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılmasına karar verildiğini, kaldırma kararının dışında kalan hususların müvekkilleri açısından müktesep hak teşkil ettiğini, kaldırma kararından evvel İlk Derece Mahkemesince davacı tarafa senet asıllarını sunması için kesin süre vermesine rağmen karşı yanca bu minvalde herhangi bir ifada bulunulmadığını, senet asıllarının mahkemeye sunulmadığını, bu sebeple dosyanın tekrar bilirkişiye göndermesinin kaldırma kararının dışına çıkılması anlamına geldiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle;
1. Taşınmaz satımını öngören 13.06.2005 tarihli protokolün taşınmaz temliki için resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olup geçersiz sözleşmeye ilişkin tarafların birbirlerine verdikleri şeyi iade etmekle yükümlü olduğunu,
2. Tapu iptali ve tescil isteminin reddi gerektiği,
3. Ödenen senet bedelleri ile peşin ödenen miktar toplamının bilirkişi raporuna göre 49.950,00 TL olarak saptandığı,
4. Tespit edilen bedelin davacıya iade edilmesi gerekmekte olup bu yönde kurulan hükmün isabetli bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davada davacı vekili ile asıl ve birleştirilen davada davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesi, dosya kapsamındaki beyanlar ve istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere benzer sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesinin karar ve gerekçesinin yerinde olmadığı belirtilerek hükmün bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat, birleştirilen dava ise şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 706 ıncı maddesi,
3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 146 ıncı ve devamı maddeleri ile 237 inci maddesi,
4. Tapu Kanunu’nun 26 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleştirilen davada davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay duruşma vekâlet ücreti 17.100,00 TL'nin asıl ve birleştirilen dava davacısından alınarak asıl ve birleştirilen dava davalılarına verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!