7. Hukuk Dairesi 2023/1187 E. , 2024/1038 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/836 E., 2022/1241 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Van 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/580 E., 2022/38 K.
Taraflar arasındaki harici satın almadan kaynaklanan şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince tapu iptali ve tescil isteminin reddi ile terdiden alacak talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 09.02.2016 tarihinde davalı ile yaptığı harici satış vaadi sözleşmesiyle dava konusu taşınmazı ücreti nakden elden ödenmek süretiyle satın aldığını, sözleşmenin yapıldığı tarihten bu güne dek inşaatın devam ettiğini; taşınmazın müvekkili adına tapuya kayıt ve tescilini, olmadığı takdirde dava konusu dairenin rayiç bedeli tespit edilerek dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte, rayiç bedel belli olmadığı taktirde satış bedelinin tutanak-sözleşmenin düzenlenme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tapuya kayıtlı taşınmazın harici sözleşmeyle satılmasının mümkün olmadığını, taşınmazın zilliyetliğinin hiç bir zaman davalı yana devredilmediğini, dosyaya sunulan sözleşmede satış fiyatı belirtilmemesine rağmen davacı tarafın herhangi bir yazılı delil sunmadan satış fiyatının 220.000,00 TL olduğunu ifade ettiğini; davalının 01.01.1948 doğumlu olup sözleşmenin tarihinde 70 yaşlarında olduğunu, böylesine yüksek miktardaki bir taşınmazı satması ve yüksek miktardaki parayı elden peşin olarak almasının hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, davacının taraflar arasındaki alacak verecek meselesinden dolayı icra takibinde bulunarak alacağını tahsil ettiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının mükerrer tahsil amaçladığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tapuda kayıtlı taşınmazın mülkiyetinin başkasına devri resmi şekilde düzenlenmediğinden, davalı yüklenici konumunda olmadığından hukuken geçerli olmadığı gerekçesiyle davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine,
2. Haricen satın alma sebebiyle ancak sözleşmenin tarafları lehine kişisel hak doğduğu, davacının davalıdan satış bedelini isteme hakkı bulunduğu, satış bedelinin ne olduğuna ilişkin bir ibareye sözleşmede yer verilmediği, satış bedeline ilişkin yazılı bir belge bulunmadığı, davacının ödendiğini iddia ettiği bedelin, tanık beyanıyla doğrulanması ve bilirkişilerce piyasa rayiçlerine uygun olduğunun belirlenmesi nazara alındığında 220.000,00 TL bedelle satışın gerçekleştiği ve ispatlandığı,
3. Davalı taraf sözleşmeyi okumadan imzaladığını ve para almadığını beyan etmişse de imza atacağı belgeyi önceden incelemesi gereken davalının bu savunmasının hukuken bir önemi ve dinlenme olanağı bulunmadığı,
4. Davalı tarafça her ne kadar sözleşmede bedel yazmadığından iddia edilen bedelin kabulünün mümkün olmayacağı savunulmuş ise de harici satış sözleşmesinde sözleşme bedeli bildirilmemiş olsa da davacının iddia ettiği bedel yahut bilirkişilerce belirlenen bedelden hangisi az ise o miktar üzerinden denkleştirici ... ilkesine göre karar verileceği gerekçesiyle savunmasına itibar edilmediği,
5. Davacı davasını 350.000,00 TL üzerinden ıslah etmişse de; davacının ödediği 220.000,00 TL bedelin dava tarihinde ulaştığı miktar denkleştirici ... ilkesi gereği 272.536,00 TL olduğu gerekçesiyle alacak talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili;
1. 09.02.2016 tarihli sözleşmenin hukuken geçersiz olduğunu, davalının satış iradesi olmadığını, satışa konu bedeli almadığını, sözleşme imza aşamasında 68 yaşında olduğunu, sözleşmenin hukuka aykırı bir şekilde imzalattırıldığını, davacının da bu işlemin adi yazılı sözleşmeyle olmayacağını bildiğini, kötüniyetli olduğunu,
2. Sözleşmenin yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilemeyeceğini, sözleşme tanığı ...'ın sözleşme sonrasında para alış verişi ve tapuda devir olduğunu bilmediğini, tanık Mehmet Sevinç'in ise sözleşmeye dahil olmadığından para alış verişine dair beyanlarının kabul olmayacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflarca ileri sürülen delillerin usulüne uygun olarak toplandığı ve delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil, terditli olarak alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706 ve 716 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 29 ve 237 inci maddeleri, 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!