7. Hukuk Dairesi 2023/1183 E. , 2024/846 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1036 E., 2022/1951 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hayrabolu Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/415 E., 2021/422 K.
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, 258 ada 19 parselde bulunan 3 No.lu bağımsız bölümün müşterek maliki olduğunu, davalının dava konusu taşınmazda bulunan hissesini 28.06.2019 tarihinde mirasçılardan İlknur Meriç'e sattığını ancak meskeni boşaltmayarak işgale devam ettiğini ileri sürerek, davalının 3 No.lu bağımsız bölüme yaptığı haksız müdahalenin men'ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerinde başka hissedarlar da bulunduğundan davacının tek başına dava açma yetkisinin bulunmadığını, diğer hissedarların da muvafakatini alması veya temsilci tayin ettirerek davasını devam ettirmesi gerektiğini, muristen intikal eden hissesini satarken davacı ve diğer maliklerin taşınmazda dilediği kadar oturabileceğine razı olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın elbirliği mülkiyetine tabi olduğu, 4271 sayılı Türk Medeni Kanun'un 702 nci maddenin dördüncü fıkrası uyarınca ortaklardan her birinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve korumadan bütün ortakların yararlanacağı, elbirliği mülkiyetine tabi olan taşınmaz bakımından açılan el atmanın önlenmesi talepli davalarda bir ortağın tek başına dava açmasının mümkün olduğu, keşif ve bilirkişi raporundan, davalı tarafından taşınmaza müdahalede bulunulduğunun anlaşıldığı ve bu hususun davalının da kabulünde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı istinaf dilekçesinde, dava konusu taşınmazdaki hissesini satın alan ablasının ve diğer kardeşlerinin taşınmazda dilediği kadar oturabileceğine rıza gösterdiklerini ve mahkemece diğer maliklerin beyanları alınmadan karar verildiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılması talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun elbirliği (iştirak) mülkiyeti ile ilgili 702/son maddesi uyarınca, el atmanın önlenmesi davalarında tüm paydaşların davada yer almalarının zorunlu olmadığı ve paydaşlardan biri tarafından dava açılabileceği, el atma olgusunun sabit görülmesi halinde yalnızca davacı paydaşın payı oranında değil mutlak (tam) olarak el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerekeceği, dava konusu taşınmaza davacı ile dava dışı diğer kişilerin elbirliği halinde malik olduğu ve paydaşlardan davacı ... tarafından açılan el atmanın önlenmesi davasının dinlenmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, çaplı tazınmaza yönelik el atmanın önlenmesine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 683 üncü madde ve 702 nci maddenin dördüncü fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!