7. Hukuk Dairesi 2023/1171 E. , 2024/2732 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/699 E., 2022/2610 K.
DAVA TARİHİ : 13.08.2015
KARAR : Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/337 E., 2019/394 K.
Taraflar arasındaki zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin murisi ...'in 22.06.2013 tarihinde vefat ettiğini, dava konusu 2070 ada 339 parsel sayılı taşınmazın davacılar murisleri ile davacılar tarafından müştereken, kesintisiz ve nizasız olarak 1960 yılından itibaren kullanıldığını, kullanımın taşınmaz üzerinde konut inşa edilmesi ve kalanının da bahçe olarak kullanılması suretiyle gerçekleştiğini, taşınmazın emlak vergilerinin ... Belediyesi'ne ödendiğini ve ödemeye devam edildiğini, dava konusu taşınmazın İstanbul ... ve Dokları ... ... İşçileri Sendikası Yapı Kooperatif Şirketi mülkiyetinde göründüğünü, ancak ticaret sicil kayıtlarında böyle bir şirket bulunmadığını açıklayarak, 2070 ada 339 parsel üzerinde bulunan konut ve taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Maliye Hazinesi vekili, dava konusu taşınmazın İstanbul ... ve Dokları ... ... İşçileri Sendikası Yapı Kooperatifi Şirketi adına kayıtlı olduğunu ve ... tarafından davaya müdahale dilekçesi verildiğini, TMK 713. maddeye göre olağanüstü zamanaşımı nedeniyle açılan tescil davalarının tapu malikine veya mirasçılarına karşı açılması gerektiğini, bu nedenle Hazine ile ilgisi bulunmayan taşınmaz hakkındaki açılan davanın Maliye Hazinesi açısından husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Dahili davalı ... vekili, yapılacak yargılama sırasında dava konusu edilen parsel üzerinde müvekkili idare ... Genel Müdürlüğüne ait bir hattın tespiti halinde idare lehine bedelsiz irtifak hakkı tesis edilmesini talep etmiştir.
3. Dahili davalı ... vekili, belediye arşivlerinde yapılan incelemede Tapu Tahsis Belgesi için başvuru yapıldığının anlaşılmış olup Tapu Tahsis Belgesi alınabilmesi için işgal edilen parselin kamu parseli olması gerektiğini, oysa ki söz konusu taşınmazın kamuya ait bir taşınmaz olmayıp İstanbul ... ve Dokları ... ... İşçileri Sendikası Yapı Kooperatifi adına kayıtlı olduğunu, bu nedenle imar affı başvurusu veya Tapu Tahsis Belgesinin tapuya dönüştürülmesinin yasa gereği olanaksız olduğunu, taşınmazın İstanbul ... ve Dokları ... ... İşçileri Sendikası Yapı Kooperatifi adına kayıtlı bulunmakta olup taşınmaz üzerinde belediyenin lehine ipotek bulunduğunu, ipoteğin kişisel bir alacağı teminat altına almak amacıyla düzenlenen bir taşınmaz rehin şekli olduğunu, ipotek hakkının alacaklıya borcun ödenmemesi halinde ipotek konusu taşınmazı sattırmak suretiyle alacağını taşınmaz bedelinden alma hakkı veren bir ayni hak olduğunu, ayni hak olması nedeniyle herkese karşı ileri sürülebileceğini ve zamanaşımına uğramayacağını, bu nedenlerle davanın davacılar adına tescil ve devrine karar verilmesi halinde taşınmazın belediye lehine olan ipotek ile birlikte devrini talep etmiştir.
4. Fer'i Müdahil ... ve ... ... İşçileri Sendikası vekili, dava konusu taşınmazın müvekkili sendika tarafından kurulan kooperatifin mülkiyetinde olduğunu, söz konusu davanın sahipsiz kalan taşınmazın olağanüstü zamanaşımı sebebiyle tescili talebine ilişkin olduğunu, davacı tarafından sahipsiz olduğundan bahisle dava konusu taşınmazın kendi adlarına tescilinin talep edildiğini, ancak gerek tapu kaydı gerekse fiiliyatta taşınmazın müvekkili sendika tarafından kurulan kooperatife ait olduğunun aşikar olduğunu beyan ederek, davada taraf gösterilmesi gerekirken taraf gösterilmeyen ve hak sahipliği aleni olan müvekkilinin davaya müdahale talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacılar vekili; şirkete ilişkin ticaret sicilinde herhangi bir kayıt bulunmadığını, dolayısıyla tapu kayıtlarından malikin kim olduğunun anlaşılamama şartının gerçekleştiğini, şirketin varlığının tartışmalı olduğunu, dolayısıyla tapu kayıtlarında malik olarak geçen şirketin herhangi bir mevcudiyeti bulunmadığından TMK.nın 713/2 maddesinde belirtilen malikinin tapu kütüğünden anlaşılamama şartının da gerçekleştiğini, kararın eksik incelemeye dayalı hatalı verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle hükmü temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 713’üncü maddesinin 2’nci fıkrası uyarınca, "maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan" tapulu taşınmazın tapusunun iptali ve davacılar adına tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanun'un açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK'nun 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan maddede, "aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya yirmi yıl önce (...) hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir" hükmüne yer verilmiştir. Bu açık hüküm dikkate alındığında, tapu sicilinden malikin kim olduğunun anlaşılamaması hali; taşınmaz malın sahibinin kim olduğunun bilinmesine yarayacak, kimliğini ortaya koyacak gerekli bilgi ve belgelerin tapu sicilinden (kütüğünden) çıkarılmasının imkansız olmasıdır. (Yargıtay HGK'nun 10/04/1991 tarih 1991/8-51 Esas, 194 Karar ve 15/04/2011 tarih 2011/8-111 Esas, 2011/180 Karar sayılı ilamları). Genel olarak, gerekli dikkati gösteren herkesin kayıtlarda malikin kim olduğunu anlayamayacağı hallerde tapu sicilinde yazılı olan malikin bilinmediğinin kabulü gerekir.
2. Ayrıca "tapu kütüğünde malik sütununun boş bırakılması, silinmesi ve yeniden yazılmaması, soyut ve nam-ı mevhum adına (mevcut olmayan hayali kişi) yazılması, hiç yaşamamış ve kaydının herhangi bir yerde bulunmamış olması, malik adının müphem, yetersiz ve soyut gösterilmiş olması gibi durumlarda malikin kim olduğunun anlaşılamadığı kabul edilir. Başka bir anlatımla, tapu kütüğünden kim olduğu anlaşılamayan malik, tanınmayan, hatırlanmayan, adresi tespit edilemeyen, kendilerine tebligat yapılamayan, ulaşılamayan, mirasçıları belirlenemeyen, uzun yıllar önce ölmüş ya da taşınmış bir şahıs değildir.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!